Tarihteki en büyük korku özgür düşüncenin korkusudur.
Forumda özgür düşünceye ve akla tahammül gösteremeyen kimseler önce yazdığım konular kilitledi, sonra daha ileri giderek hesabımı kapattı.
gerekçeleri ise aslında itiraf edemeseler de: korku, yazdıklarımı okuyanların bunlardan etkilenebileceği ve dinden uzaklaşabileceği korkusu.
hem yazdıklarımı saçma bulup hem de bunlardan bazılarının etkileneceğini söylemek kendini ele vermektir. yazılanların insan aklına uygun ve tutarlı olduğunu itiraf etmektir. kendilerine dahi itiraf edemedikleri, çocukluklarından beni kafalarının bir köşesinde sakladıkları ortaya çıkmasından korktukları gerçeklerden korkmaktır. aklını kullanmaktan korkmaktır. temeli bozuk olan fikirlerinin yıkılmasından, atalarının, dedelerinin yıllardır saklandıkları o duvarın yıkılmasından, gözlerini açıp aydınlığa bakmaktan korkmaktır.
o küçük dünyalarında, onlara ne yapacaklarını söyleyen hocaları ile kafalarını kaldırmadan yaşamayı marifet sanarlar.
ama gerçek er geç gelip seni bulacak. bundan kaçamayacaksın.
nasıl ki tarihte binlerce dogmatik düşünce ve din ardı ardına gerçekle yüzleşip tarihe karıştı ve insanoğlu hakikatin peşinde yürümeye devam etti ise bu yürüyüş yine devam etmekte.
kafanızı kuma gömmeyin arabistan çöllerinde, ömrünüze yazık etmeyin.
gerçek:
tüm semavi dinler birer ortadoğu geleneğidir.
tüm semavi dinlerin temeli babil ve sümer yazıtlarına dayanır.
tüm semavi dinler bu gelenekleri birbirinden kopya etmiştir.
bunlar o zamanki tüccarlar ve kervanlar aracılığı ile ordan oraya taşınmış ve din haline gelmiştir. bu yüzden peybamber diye anılan insanlar hep ortadoğu coğrafyasından çıkmıştır.
bu dinler küçük kabile gelenekleridir.
çinde, uzakdoğuda, güney afrika da, güney amerikada, küzey amerikada peygamber yoktur.
bütün dinlerin doğuşu insanlığın yazıyı bulduğu yer olan mezopotamyadır.
2 çıkış noktası vardır biri ölüm korkusu, öbürü ise tabiatta ne olup bittiğini bilmemesidir. umut etmek istemiştir. bu temel bir insani duygudur. umut, cennet umudu. ölümden sonra yaşam umudu.
bunu neden gelip burada anlatıyorum. kendimi sorumlu hissediyorum. neden? tarihteki en büyük kıyımlar, felaketler, yasaklar din yüzünden gerçekleşmiştir. gelişimin önündeki en büyük engel dindir. hala dünya ve yaşadığımız coğrafya din yüzünden felaketten felakete sürükleniyor. bu olanlardan kendimi sorumlu hissettiğim için bunları burada sizlere yazıyorum.
artık yeter! bırakın bu hikayeleri ve açıp bir şeyler okumaya başlayın. insanlığınıza ve zekanıza güvenin.
benden size bir ip ucu gerisi size kalmış
ya böyle kör yaşmaya devam edin ya da hakikatin peşine düşün!
hakikat basittir.
jumper100

