![[Resim: 5937.jpg]](http://www.sizinti.com.tr/img/spotimg/423/5937.jpg)
Gönlünü yüksek ideallere kaptırmış muzdarip ruhlar, bütün bir hayat boyu buhurdanlık gibi tüter dururlar. Güneşler doğar-batar; haftalar, aylar birbirini takip eder; mevsimler peşi peşine geçer gider de, onlar idealize ettikleri düşünceleri istikametinde bir başka bahar ararlar... Hep hazan görür, hazan mevsimi yaşarlar, hazan türküleri dinlerler; ama ne hâllerinden şikâyet eder ne de kimseden dert yanarlar. And içip yoluna koyuldukları yüce davaları uğrunda her cefaya katlanır, fakat asla usanmazlar.
İdeallerinin aşkına kapılmış ve o yolda ümit verici müjdelerle coşmuş bu aydınlık ruhlar, önlerinde yığın yığın uçurumlar, yığın yığın zorluklar bulunabileceğini önceden hesap ederek gerilime geçtiklerinden, ne beklenmedik şeylerle karşılaşmaları, ne imkânsızlıklar, ne de yollarını kesen çeşit çeşit tehlikeler kat'iyen onları şaşırtamaz ve davaları hakkında şüpheye düşüremez. Her tehlikenin bir gün mutlaka ortadan kalkacağı, yolların açılıp imkânsızlıkları imkânların takip edeceği inancıyla hep azimli ve kararlıdırlar.
Onların dünyasında geceler hep hasretle gelir ve bir ömür kadar da uzar gider. Ne var ki bunu da sadece onlar duyar ve onlar yaşarlar.
"Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir,
Müptelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat?"
Öyleleri vardır ki, saçları adedince başları bulunsa, davası uğrunda her gün birini isteseler, tereddüt etmeden verir; verir de minnet bile eylemez... İnsanlığın İftihar Tablosu, bu hususta o kadar hızlı ve o denli ileri idi ki, Yüce Yaratıcı, hem senâ hem de tâdil makamında O'na şöyle diyordu: "Demek bu söze inanmıyorlar diye onların peşine düşüp kendini helâk edeceksin!"
Üstün bir inanç ve azimle, dökülüp yolda kalanların imdadına koşanlara.. maruz kaldıkları zorluklar karşısında isyan etmeden, ümitsizliğe düşmeden bir küheylan gibi yoluna devam edenlere.. yaşama arzusunu unutarak yaşatma zevkiyle şahlanan ERLERE SELAM OLSUN...!