Aylan bebeğin fotoğrafının çekilip yaygınlaştırılmasının "fayda"sından artık ciddi şüphe duyuyorum.
Elde olmadan oyuna geldik gibi..
Fotoğrafın yarattığı etki üzerinden bazı Avrupa ülkeleri merhamet vitrini oluşturdular, alkış toplama hesabı yapıyorlar.
Oysa mülteci teknelerine kucak açan tek ülke İtalya'ya geçen yıl para yardımını kesenler de, iki buçuk milyon Suriyeli'ye hiç duraksamadan sınırlarını açan Türkiye'den övgülerini esirgeyenler de onlardı.
Fatma Barbarosoğlu geçen gün "başkasının acısı seyredilir, paylaşılır hale gelince mi merhametiniz kabardı?" diye sorarken, yerden göğe haklıydı.
Haydi o ülkeler bir yana...
Ya içimizdeki ruhu sarışınlara ne demeli!
Esad'ın varil bombalarıyla ölen on binlerce çocuk umurlarında olmuyor, ayrı...
Ama kırmızı ışıkta arabalarının camını silmeye çalışan sokak çocuklarından nefret edip Aylan bebeğin fotoğrafıyla karşılaşınca dünyaya kahretmelerindeki tuhaflığı fark edecekler mi?
Ne gezer!
Zaten yakında unuturlar!
"İyi hayat" sarhoşluğu uykusuzluklarına son verir. "(Haşmet Babaoğlu)