İsra suresi ilk ayetlere bakalım:
4 - Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: "Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz."
5 - Birincisinin zamanı gelince,üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.
6 - Sonra sizi tekrar o istilacılar üzerine galip kıldık ve size mallarla ve oğullarla yardım ettik. Ve toplum olarak sizin sayınızı artırdık.
7 - Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık diğer fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Beyt-i Makdis'e girmeleri, ele geçirdikleri yerleri mahvetmeleri için onları tekrar göndereceğiz.
8 - Olur ki Rabbiniz size merhamet eder. Ama siz tekrar dönerseniz biz de döneriz. Cehennemi, kâfirler için kuşatıcı bir zindan yaptık.
Ayetlere göre İsrailoğulları ne zaman azmışsa başlarına güçlü kuvvetli kullar musallat edilmiş.
Tarihte Babil kralığı tarafından m.ö. 500 lü' yıllarda,
İslamın ilk yıllarında,
yakın zamanda Hitler tarafından,
bozguna uğratıldılar.
Bugün de "İsrail" olarak tekrar bozgunculuk yapıyorlar. İsrail, o toprakların sahibi olan Filistinlilere yıllardır katliam ve her türlü kötülüğü yapıyor.Artık zulümleri haddi aştı, mazlumların feryadı Arşı Alayı titretiyor...
Demek sonları yakın.
Ne diyordu İsra suresi 8. ayette:
'SİZ TEKRAR DÖNERSENİZ BİZ DE DÖNERİZ'
-Yüce Allah kesin olan vaadini doğrulamak ve değişmeyen yasasını yürürlüğe koymak için onlara azabın en acısını tattıracak bir milleti gönderecektir.
-Hiç şüphesiz yarın, bekleyen için çok yakındır. (Fî-Zılâli’l-Kur’ân. Seyyid Kutub.)
-Bediüzzaman ise yukarıdaki âyetleri açıklarken, çeşitli hile ve oyunlarla servetlerine servet katan, zulüm ve fesadı esas alan İsrail oğullarını, özellikle Yahudilerin zâlim kısmını ve zulmü onaylayanları, böyle bir yola sürükleyen düşüncenin temelini izah ederken şöyle der:
-“...mahrum kaldıkları ve daima zulmünü gördükleri hükümetlerden ve galiplerden intikamlarını almak için her çeşit fesat komitelerine karışan ve her nevi ihtilale parmak karıştıran yine o millettir” (Sözler. “Yirmibeşinci Söz” RNK, 1:180.)
-Evet, “Küfür devam etse de, zulüm devam etmez” prensibinden hareketle, “Mazlumun âhı Arş-ı âlâyı titretir” kaidesince, birgün gelecek, zulüm ve fesat, işleyenlerin kendilerine dönecektir. Çünkü İlâhi kural bu şekilde hükmünü icra ettirmiştir.
çeşitli kaynaklar
tşk ederim size..