(İbn Mâce, es-Sunen, “Kitâbu’l-Fiten”, bâbu’l-ukûbât; el-Elbânî, Sahîhu Sunen-i İbn Mâce’de sahih olduğunu söylemiştir, 2/371, No: 4020.)
“Def haramdır, çalgı aletleri haramdır, davul haramdır, mizmar (kaval) haramdır.” (el-Beyhakî, es-Sunenu’l-Kubra, 10/222.)
“Bu, İbn Abbâs’ın -Allah ondan razı olsun- bedevilerin, içinde içkiyi, zinayı, livatayı (homoseksüelliği) övme, yabancı kadınlara iltifatta bulunma, çalgı ve müzik aletleri (sesleri olmayan şarkı) hakkındaki cevabıdır. Onların şarkısında bunlardan bir şey yoktur. Bu şarkıyı görselerdi, onun hakkında en büyük sözü söylerlerdi. Çünkü onun zararı ve fitnesi, içkinin zararının çok üstündedir ve onun fitnesinden daha büyüktür. Böyle bir şeyi, İslam dininin caiz göreceğini zannetmekse, bâtılların en bâtılıdır.”(İğâsetu’l-Lehfân, 1/272.)
Hz. Aişe -Allah ondan razı olsun- evde, şarkı söyleyen ve neşesinden dolayı başını sallayan bir adama rastladı ve şöyle dedi: “Öf, bu bir şeytan, onu çıkarın, onu çıkarın.”(Buhârî, Edebu’l-Mufred, bâbu’l-lehvi fi’l-hıtân.)
İmam Ebû Hanîfe -Allah ona rahmet etsin- şarkının haram olduğunu sert bir ifadeyle söylemiş ve onu dinlemeyi günah saymıştır. (İbnu’l Cevzî, Telbîsu İblîs, s. 229.)
İmam Şafiî -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
“Şarkı, bâtıl ve muhale (imkânsıza) benzeyen, mekruh eğlencedir. Onunla çok meşgul olan, şahitliği kabul edilmeyen, sefihtir (kişiliği zayıf veya aklı noksandır).”(el-Beyhakî, es-Sunenu’l-Kubra, 10/322.)
Onun “mekruh” ifadesi ile kasdettiği, haram anlamındadır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“Allah size küfrü, fıskı ve isyanı mekruh gösterdi.” (Hucurat, 7)
İmam Ahmed b. Hanbel şöyle dedi:
“Flüt, ney, zurna, tambur, ud, rebap (kemençe) ve benzerleri haramdır.”(İbnu’l Cevzî, Telbîsu İblîs, s. 225.)
Şeyhu’l-İslâm İbn Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
“Şarkı ve çalgı âletlerini dinlemek, şeytanın durumlarını güçlendiren şeylerin en büyüğüdür. Bu, müşriklerin dinleyişidir.” (Mecmû’u’l-Fetâvâ, 11/295.)
Allâme İbn Hacer el-Heysemî -Allah ona rahmet etsin-, müzik âletlerinin haram kılındığında icma olduğunu söylemiştir.
“Tambur, ud, telli saz, rebab, harp, kemençe, santur (kanuna benzeyen bir çalgı) gibi (eğlenmeyi seven sefih ve günahkâr kimselerce bilinen) aletlerin hepsi, ihtilâfsız haramdır. Bunlarda ihtilaf olduğunu söyleyen hata etmiş veya nefsinin arzusuna yenilmiştir. Öyle ki bu, onu sağır ve kör hale getirmiş, doğrudan engellemiş ve takvadan ayırmıştır. Bütün bunların haram kılındığında icma olduğunu söyleyenler arasında İmam Ebu’l- Abbas el-Kurtubî de vardır. O, güvenilir ve doğru bir kimsedir. Çünkü o, imamlarımız ne söyledilerse, aynen öyle nakletmiştir.” (Keffu’r-Ruâ’i an Muharremâti’l-Lehvi ve’s-Semâ, s. 124.)