You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İSLAM'I NASIL YOK EDELİM!"

İSLAM'I NASIL YOK EDELİM!"

Forumcu
İSLAM'I NASIL YOK EDELİM!"
İSLAM'I NASIL YOK EDELİM!"

Bu başlık 1710 yılında İngiliz sömürgeler bakanlığından Osmanlı topraklarına Arapları Osmanlıya karşı örgütlemek amacıyla gönderilmiş Hampher isimli bir İngiliz ajanının itiraflarının geçtiği kitabın adıdır.

Şu bir hakikattir ki; küfür İslam'ın olduğu her yerde, onun varlığını söküp atmak ve yerine kendi varlığını oturtmak için elinden gelen bütün mücadeleyi vermiştir ve vermektedir.
Zira o İslam'ın adını dahi duymaya tahammül edememektedir.
İşte Hampher ve onun gibiler küfrün mücadelesinde, onu muzaffer kılabilmek için kullanmış olduğu en önemli silahlardan bir tanesidir.
Fakat bu silahların kurşunları Müslümanlar Kur'an ve Sünnete bağlı olup ona sarıldıkları ve ufukları geniş olduğu müddetçe onlara isabet etmemiştir.
Zira sarıldıkları ideolojileri, dinleri onların kalkanı olmuştur.
Ama ne zamanki onlara hayat veren kurtuluşlarının tek reçetesi dünya ve ahiret mutluluğu olan ideolojilerinden uzaklaşmışlar, onu ihmal etmişler işte o zaman o kurşunlar onları yaralamış hatta öldürmüştür.
Hülasa; sizlere içinde yaşadığımız toplumda yaşanan olayların daha geniş olarak Müslümanların yaşadığı her yerde onların arasında hüküm süren kin, nefret, tefrika, geri kalmışlık, fikri donukluk, zafiyet, kargaşa vs. bütün bunların kimler tarafından aramıza sinsice sokulduğunu ve Müslümanların bu sinsi oyuna nasıl geldiklerini Hampher'in itiraflarını okuduğunuzda daha iyi idrak edeceğinize inanıyorum.

İngiliz ajanı Hampher'in belirttiğine göre; 18. yüzyılın başlarında İslam ülkelerinde görevli İngiliz ajanlarının sayısı beşbin civarındaydı.
Bu ajanlar tarafından toplanan bilgiler sömürgeler bakanlığınca değerlendirildikten sonra alınan önlemler uzun süreli planlar olarak bu topraklarda ayrıkçılık, cehalet, fakirlik, hastalık ve ahlaksızlığı yayma programları şeklinde tanzim edilmişti.

Hampher ilk olarak Arapçayı, tefsiri, fıkhı çok iyi öğrenmek ve Müslümanların durumunu İngiltere'ye rapor etmek için hilafetin başkenti İstanbul'a gönderildi.
Burada bir süre bulunduktan sonra Irak'a gitti.
Irak'ta da Şii ve Sünni çatışması yaratmak ve Şiileri Osmanlıya karşı ayaklandırmak için çalıştı.
Hampher bu görevi yerine getirirken kendisini halka bir Müslüman gibi gösterdi.
Aynı zamanda casusluk görevini en iyi şekilde yerine getirebilmesi için sömürgeler bakanlığının kendisine İslam ülkeleri ve Müslümanlar hakkında bilgiler içeren iki ciltlik bir kitap verdiğini yazıyor.
Kitapta Müslümanların zayıf noktaları, ilerlemelerinin nedenleri maddeler halinde belirtilmiş.
Bu kitaba göre Müslümanların ilerlemelerinin nedenleri şunlardır:

1) Irkçı taassup gelenekçi kültür ve tarihe bağlı kalmamaları,

2) Faizi, ihtikârı (stokçuluk), fesadı, içki ve domuzu yemeyi haram kabul etmeleri,

3) Din alimlerine inanç ve imandan kaynaklanan bir sevgi ile bağlanmaları,

4) Bütün halifeye ve mevcut halifeye saygı duyması, peygamberin halefi olarak ululemre itaat etmeleri.
Bu nedenle ona itaat etmek Allah'ın ve Peygamberin emri ve düsturlarına itaat etmek gibidir.

5) Kafirlere karşı cihadın vacip olduğuna inanmaları,

6) Şiilerin Müslüman olmayanların kafir veya dindar temiz olmayışına inanmaları,

7) İslam'ın diğer din ve mezheplerden üstün oluşuna tam bir inançla inanmaları,

8) Müslüman yerleşim bölgelerinde Hıristiyan ve Yahudi ibadet yerlerinin yapılmasına karşı çıkmaları,

9) Müslümanların çoğunluğunun inancına göre Hıristiyanların ve Yahudilerin Arap yarımadasından çıkarılmalarının vacip oluşu,

10) Namaz, oruç, hac gibi dini farizaların ifa edilmesine gösterilen ilgi ve alaka,

11) İslam dini inançlarına iman ve ihlas ile bağlanmaları,

12) Çocukların ve gençlerin eğitimine önem verilmesi, aile bağlarının sağlamlaştırılması ve babaların evlatlarıyla ilişki kurmanın gerekliliğine inanmaları,

13) Fesat ve gayrı meşru ilişkileri önlediği için kadınların örtünmelerine büyük önem vermeleri,

14) Cemaat namazlarının sünnet oluşu ve Müslümanların günde birkaç kez bir araya gelişi,

15) İslam'ın önemli ilkelerinden biri olarak emr-i bil maruf nehy-i anil münkerin vacip oluşu,

16) Cinsel ilişkinin sünnet oluşu ve çok çocuk, dörde kadar evlenmenin caiz oluşu,

17) Kafirleri hidayete erdirmenin önemsenmesi, öyle ki; bir kafiri Müslüman etmek tüm servetlerden daha hayırlıdır,

18) İyilik yapmaya önem verilmesi,

19) Kur'an ve hadise çok önem verilmesi, cennet vesilesi olacağı için onlara uyulması,


Kitapta ayrıca İslam'ın temel ilkeleri, ahlak ve düsturları maddeler halinde belirtildikten sonra, Müslümanların İslam gerçeğinden habersiz tutulmaları, ayrıca kendi dinlerinin gerçeklerini öğrenmelerine izin verilmemesi gerektiği yazıyor.

Müslümanların sömürgeleştirilmesi için tedbirler şöyle sıralanıyor:

1) Şii ve Sünni Müslümanlar arasında birbirlerine karşı kötümserlik ve suizan duyguları icat edilerek mezhebi ihtilafları körüklemek ve bu uğurda büyük meblağlarda para harcamaktan çekinmemek,

2) Müslümanların cehalet ve bilgisizliğini korumak, her türlü eğitim ve öğretim merkezi kurulmasını önlemek.
Büyük din alimleri ve müçtehidler aleyhine ithamlarda bulunmak,

3) Tembelliği teşvik etmek, ölümden sonraki hayatı anlatarak dünya için çaba sarfetmelerini engellemek.
Sonuç olarak Cennete erişebilmek için ölüm meleğinin yolunu gözlemeğe koyulmasını sağlamak,

4) Her türlü dervişçe yaşamı yaygınlık kazandırmak, halkı dünya ve onda olanlardan yüz çevirerek köşelerine çekilmesini sağlayacak kitapların çoğaltılarak halk arasında dağıtılmasını gerçekleştirmek,

5) Seyahat özgürlüğü ortadan kaldırılmalı, fitne ve karışıklık artırılmalı kötüler ve kötülükler korunmalı, suçluların cezalandırılması önlenmeli, çapulculuğa teşvik edilmeli, bunları yapanlara silah ve para dağıtılmalı,

6) İslam memleketlerinde yoksulluğu, kıtlığı, harabeliği korumak, her türlü imar ve değişikliği önlemek,

7) Fitne ve kargaşalığı körüklemeliyiz, İslam ibadet ve takva dinidir, dünya ve dünya işleri ile ilgisi yoktur düşüncesine yaygınlık kazandırmak,

8) Ekonomik alanda gerileme işsizliğin ve yoksulluğun yayılması olarak kendini göstermiştir.
Bunlarla birlikte gerileme hızını arttırmak için çiftçilerin harmanını yakmak, ticari gemileri batırmak, ticaret merkezlerinde büyük yangınlar çıkarmak, barajları yıkıp mamur yerleri harabeye çevirmek, halkın içme suyunu zehirlemek gibi eylemlerde bulunmalıyız,

9) Halkı fuhuş, kumar, içki gibi fesatlara sürüklemeliyiz,

10) Irkçı ve milliyetçi duygular kamçılanmalı eski kültür, dil ve tarihe sıkı sıkıya bağlı olmalarına neden olan düşünceleri takviye edilmelidir,

11) Ailelere nüfuz ederek baba-evlat ilişkileri sömürü kültürünün etkisinde kalacak şekilde düzenlenerek artık büyüklerin nasihatlerinin dinlenmeyeceği derecede bozulmaya çalışılmalıdır,

12) Müslümanları ibadetinden alıkoymak, Allah'ın ibadete ihtiyacı yoktur konusu üzerinde durmak,

13) Müslüman kadınların tesettürden vazgeçmeleri için olağanüstü bir çaba sarfetmeliyiz,

14) Müslümanların zihnine özgürce düşünme fikrini niçin ve nedenleri yerleştirmeliyiz.
Herkes özgürce düşünebilir, istediği her işi yapabilir.
İyiliklere sevk ve kötülüklerden alıkoymak vacip değildir.
İslam ahkâmını yaymak gerekmez.


Ayrıca sömürgeler bakanlığı yüzyıl içinde İslam ve Müslümanları yenmek için takip edeceği çizgiyi belirliyor.
Buna göre yüzyıl sonra İslam tümüyle dünya yüzünden kalkacak sadece bir haber olarak ismi kalacaktı.

Böl, yok et planından özetler:

1) Rusya imparatorluğu ile güneyinde bulunan Buhara, Tacikistan, Ermenistan, Kuzey Horasan, Maveraünnehr gibi Müslüman bölgelere nüfuz etmek ve yine İran'a ait olan Türkmenistan ve Azerbaycan topraklarını istila etmek için geniş ve etkili işbirliği yapmak.

2) Fransa ile Müslüman devletleri içten ve dıştan yıkmak hususunda işbirliği yapmak.

3) İran ve Osmanlı arasında çok eskiye dayanan anlaşmazlıkları körüklemeli, Türkler ile Farslar arasındaki ırk düşmanlığı ateşini alevlendirmeliyiz.
Irak ve İran'ın büyük şehirlerinin civarında yaşayan kabile ve aşiretler arasındaki anlaşmazlığı kışkırtmalıyız.
İslam'dan önceki din ve mezhepleri yaymalıyız.
Hatta İran, Mezopotamya ve Mısır'da unutulmuş gelenekler yeniden canlandırılarak buradaki Müslümanlar ile diğer dinlere mensup olanlar arasındaki geçimsizlik ateşlenmelidir.

4) İslam ülkelerinin bazı arazi, şehir ve köylerini gayri müslimlere tahsis etmelerini teşvik etmeliyiz.
Örneğin; Medine'ye Yahudiler, İskenderiye limanına Hıristiyanlar, İran'ın Yezd şehrine Zerdüştiler, Irak'taki Amare'ye Saibi'ler (Hıristiyanlığın bir kolu), Kirmanşah'a Aliyülahiler, Buxşehir ve diğerlerine Hintliler iskân edilmelidir.
Lübnan'da Trablus Dürzi kabilelere, Garz Şii Alevilere, Maskat Haricilere tahsis edilmelidir.
Bu bölgeleri azınlıklara bıraktıktan sonra onları maddi, askeri ve savaş teçhizatı bakımından desteklemeliyiz.

5) Güçlü Osmanlı devletlerini parçalayarak küçük yerli yönetimler icat etmek, bir taraftan onlar ile merkezi hükümet arasında çatışma ve anlaşmazlık çıkarmak diğer taraftan böl yok et planını uygulamak için çok dakik ve uygulanabilir bir harita hazırlanmalıdır.

6) Düzgün ve planlı bir biçimde İslami bölgelerde uyduruk mezhep ve inançların propagandasını yapmalıyız.
Öyle ki, propaganda yapıldıktan sonra çeşitli halk kitlelerinde müsait fikri zeminler oluşturabilsin.
Mesela; İranlılar imamlarına karşı aşırı ilgi duymaktadırlar.
Hüseyin Allahi mezhebi Hz. Sadık'a tapan mezhepler, Gaip imam (mehdi) Ali bin Musa Rıza hakkında aşırı mübalağada bulunarak <sekiz imami fırkası> propagandaları yapılabilinir.
Tabii olarak bu sahte mezheplerin propagandasını sadece Şiiler arasında değil dört Sünni mezhep arasında da bu gibi uydurma mezhepler icad edilmelidir.
Bu fırkalar arasında da şiddetli çatışmalar çıkarılmalı, her fırka kendini gerçek Müslüman ve diğerlerini kafir, mürted ve katli vacip addetmelidir.

7) Zina, livata, içki içmek, kumar oynamak Müslümanlar arasında yaygınlaştırılması gereken önemli meselelerdendir

8) Bu ülkede hassas işlerin sorumluluğuna, fasit ve temiz olamayan kimseler tayin ettirilmeğe çalışılmalı, hatta mümkün ise bunların İngiliz sömürgeler bakanlığı memurlarından seçilmesi sağlanmalıdır.

9) Arap olmayan Müslüman bölgelerde Arap dilinin yayılması önlenmelidir.
Bu bölgelerde Kürtçe, Peştuca ve orduca dilleri gibi milli dil ve kültürlerin propagandası yapılmalıdır.
Arap kabileleri arasında kendilerine has lehçelerin yayılmasına, fasih Arapçanın yerini almasına özen gösterilmelidir.
Böylece Arapların Kur'an ve sünnetle bağları kopmuş olur.

10) Hıristiyanlığı çeşitli İslam toplumlarında; maliye memurları, tabipler, mühendisler ve bunlara bağlı kişiler arasında yaymaya çalışmalıyız.
Kilise, özel okul, kiliselere bağlı sağlık ocaklarının arttırılması, propaganda mahiyetli kitapların ücretsiz dağıtımı ve Hıristiyan takviminin İslam takviminin yerine geçirilmesi gibi konulara önem verilmelidir.

11)Müslüman genç erkek ve kızlar arasında kayıtsızlık ve dinsizliği yaymalıyız,
İslam ilkelerine yönelik şüphe ve kuşkular uyandırmalıyız.
Kiliseye bağlı okullarda ahlaka ve İslam'a uymayan kitaplar ve yayınlar dağıtmalı, gayri ahlaki ilişkiler için spor merkezleri kurmalı, gençlerin gayrimüslim dost edinmelerini sağlamalıyız.
Yahudi, Hıristiyan ve diğer dinlere mensup gençlerin katıldığı dernekler kurmalıyız.
Mümkün olan her vesileyi kullanarak Müslüman gençleri tuzağa düşürmeliyiz.

12)İslam ülkeleri içinde ve dışında Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında çatışma ve kargaşa yaratmalı veya Müslüman fırkalar arasındaki İslam ittihadını zayıflatmalıyız.
Böylece gelişme ve ilerlemelerini engellemek amacıyla aralarında sürekli ihtilaf ve geçimsizlik yaratarak, diğer meselelerle ilgilenmelerini önlemeli ve mevcut vahdeti ortadan kaldırmalıyız.
Fikri güçlerini, milli servetlerini ve mali hazinelerini boşa harcatmalı, gençlerin şevk dolu faal ruhlarını ortadan kaldırmalıyız.

13) İslam ülkelerinin tarımlarını veya diğer gelir kaynaklarını ve milli ekonomilerini felce uğratmak amacıyla; barajları yıkmalıyız.
Su kaynaklarını ortadan kaldırmalıyız.
Tembellik ve uyuşukluğu teşvik etmeliyiz.
Yeni üretim imkanlarını sekteye uğratmak için halkın bıkkınlık ve nefret duygusunu güçlendirmeliyiz.
Kahvehane ve eğlence yerlerini arttırmalıyız.
Halk arasında esrar ve diğer uyuşturucu madde alışkanlığını yaygınlaştırmalıyız
.

Evet, görüldüğü gibi bu maddeler yoruma mahal bırakmayacak kadar açık ve net.
Küffarın yolcuları her asır ve zamanda İslam'ı ve Müslümanları yok etmek için akla hayale gelmeyen planlarını uygulamışlardır.
Savaş meydanlarında yenemedikleri Müslümanları içten içe yıkmaya karar vermişler maalesef büyük uğraşlar neticesinde emellerine ulaşmışlardır.
Bu planlarını da uzun vadede uygulamışlardır.
Kitapta bu konuyla ilgili olarak sömürgeler bakanı yardımcısı şöyle diyor:

"Ben sana müjde veriyorum bir asır zarfında istediklerimize kavuşacağız.
Eğer bugünkü İngiliz nesli gelecekteki zaferleri göremeyecek olsalar bile, sonraki evlatlarımız bu mutlu günleri göreceklerdir.
Ne güzel söylemiş İran atasözü öncekiler ekti, biz yedik diye.
Büyük Britanya İslam'ı parçalamakta muvaffak olduğu vakit Hıristiyanlık alemi oniki asırda katlandığı tüm eziyet ve zahmetlerden kurtulacaktır.
Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan haçlı savaşları gibi Moğol hücumları onca yağma yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.
Ancak bizim İslam ile savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekâtlar ve yakıp yıkmalar, yağmalamalar değildir.
Bu işte pek acelemiz yoktur.
Büyük Britanya devleti; ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ın yok edilişi için adım atacaktır.
Düzenli ve dakik planların uygulamasını sabırla izleyecektir.
Sonunda amacına ulaşacaktır.
Tabi ki, zaruret icap ettiği zamanlar ateşli silahlarımızla da saldıracağız.
Ancak savaş son başvuracağımız yoldur.
Buna da İslam topraklarında tam hakimiyet elde edince bize başkaldıranları ezmek için başvuracağız."


Buraya kadar yazılan maddelerden de anlaşılacağı gibi batıl hakkı yok etmek için en sinsi oyunlarını kıyamete dek oynayacaktır.
Ne üzücüdür ki; İslam ümmeti bu sinsi oyunlara gelmiş ve 14 asır varlığını sürdüren dünyaya nam salmış, eşi benzeri görülmemiş adalet, saadet, huzur, ahlak vs. timsali İslam'ın devleti hilafet yok edilmiştir.
Müslümanları sömürgeleştirmek için sayılan bütün maddeler bugün itibarıyla gerçekleşmiş durumdadır.
Ve hala da uyuyan devin uyanmaması için oyunlar, entrikalar, savaşlar vs. yapılmaktadır.

Allahu Teala buyurdu ki;

"...Kafirler, ellerinden gelse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam edeceklerdir..." (Bakara:217)

"Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin.
Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler.
Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır.
Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür.
Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz." (Al-i İmran:118)


Kafirler mallarını insanları Allah yolundan saptırmak için harcamaktadırlar." (Enfal:36)

"Harcamaya da devam edeceklerdir." (Enfal:36)

"Sonra bu yaptıklarına büyük bir hasret duyacaklardır (emellerine ulaşamayacaklardır.)" (Enfal:36)

"Sonra mağlup olacaklardır." (Enfal:36)

"Sonra bütün kafirler topluca; cehenneme sürülecektir." (Enfal:36)

"Size bir iyilik olursa bu onları tasalandırır; size bir kötülük dokunursa bundan mutluluk duyarlar." (Al-i İmran:120)

Bize düşen Rabbimizin bizi defalarca ayeti kerimelerde uyardığı gibi kafirlerin asla ve kat'a bizim dostumuz olamayacağı gerçeğini idrak etmek ve onların oyunlarına ve tuzaklarına asla düşmemektir.
Çünkü onlar dinimizi değiştirmediğimiz müddetçe bizden asla razı olmayacaklardır.
VE BİRTEK KURTULUŞ VARDIR Kİ; ONLARIN ELLERİYLE YIKTIKLARI HİLAFETİ ÜMMETİ MUHAMMEDİN ELLERİYLE GERİ GETİRMEK İÇİN GÜÇÜMÜZÜ SARFETMEK.
Zilletten izzete, bedbahtlıktan rahata, korkudan emniyete, karanlıklardan aydınlığa çıkış Rabbimizin bize indirdiği İslam'ın nurunun tamamlanması yani onun ilahi kanunlarının yürürlüğe girişi ve en önemlisi onun rızası ancak raşidi hilafetin kurulması ile gerçekleşir.
Unutmayalım ki Allah nurunu tamamlayacaktır.


Bunu ilk beğenen sen ol.
Ruhumuz Yeter...
RE: İSLAM'I NASIL YOK EDELİM!"
önemli bi paylaşım sağolasın boş vaktimde okuyacağım tamamını
&& Ağlamak istiyorsanız sakın yapmayın. Çünkü bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için, Yaşayan birileri mutlaka vardır !!! &&
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.