You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI

İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI

Acemi Üye
İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Öncelikle bir Müslüman olarak özellikle bu tarz önemli konularda kendi başımıza fetva vermek yargılamak bizim işimiz değildir öncelikle usulü bilmemiz gerekir ki Edille-i Şeriye (İslamın Delilleri) usulüde 4'tür ki onlar da şöyledir;

Bir konuda önce
1. Kur'ana bakılır, Kur'anda bulamazsak;
2. Hadislere, Sünnete bakılır orada da yoksa;
3. İcma'ya büyük alimlerin fetvalarına bakılır ancak günümüzde bu konuda şiddetli ihtilaflar (görüş ayrılıkları) mevcuttur. Öyleyse;
4.Kıyas-ı fukaha (Âlimlerin görüşlerinin, kararlarının) Kur'an, Sünnet, Akıl süzgeciyle kıyası - analizi yapılır ve konunun uzmanları ve vicdan muhakemesi ile ümmet arasında bir görüşe bağlı kalınır.

Bu konu'da Kur'an ve hadiste açıkca bir şey belirtilmemiş olup aynı şekilde o dönemlerde bu operasyonlar ameliyatlar olmadığı için eski büyük alimlerin cümlesi de bu konuda belirli bir mantığın dışına çıkamamış ve operasyon konusunda haramdır yada helaldir gibi fetvalar verememişlerdir.
Günümüz alimlerine bakacak olursak;
Bu konuda şii'si, sünni'si yahut da herahangi bir mezhebe mensup olmayan"Bütün Müslüman Âlimler" arasında 3 görüş mevcuttur;

1'İNCİ GÖRÜŞTEKİ ÂLİMLER;
Çift Cinsiyetli de olsa diğer şekilde de olsa ameliyat kesinlikle caiz değildir ameliyat olamaz. DİYORLAR

2'İNCİ GÖRÜŞTEKİ ÂLİMLER;
Eğer kişide çift cinsiyetlilik (hem erkeklik organı, hem kadınlık organı) var ise ameliyat olabilir; diğer türlü hiçbir şekilde caiz değildir. DİYORLAR

3'ÜNCÜ GÖRÜŞTEKİ ÂLİMLER;
Çift Cinsiyetli de olsa, problem ruhsal da olsa, yahut hormonsal veya genetik de olsa rahatsızlık rahatsızlıktır kişi bir müddettir o şekilde yaşıyor öyle hissediyorsa ve en önemlisi kesin olarak karar vermişse ve işin uzmanı olan psikologlar, doktorlarda o şekilde uygun görmüşse ve tıbben de mümkünse ameliyat olabilir dinen hukuken tıbben yeni cinsiyetine göre davranır DİYORLAR.

ŞİMDİ...
(Görüşler Kur'an, Sünnet, Akıl, Vicdan muhakemesinde kıyaslanacak olursa)

1'inci görüş Kur'an, Sünnet, Akıl, Vicdan ve Allah'ın Merhameti peygamber efendimizin "İlim Çin'de de olsa gidip onu alınız", "Her nerde hangi zamanda olursanız olun; şifanızı dermanınızı arayın" hadisleri gibi bir çok hadisle ve Kur'anın İslam'ın ıslah (düzeltme) anlayışı ile uyuşmamaktadır ki zaten çift cinsiyetliler hakkında Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii alimlerin bütün hepsi görüş birliğindedir ki ameliyat olabilir Çift Cinsiyeti olan bir insana imkan varken ilim tıp fen varken o şekilde kal diyemezsin bu eziyettir. Buna dayanarak diyebilirim ki zaten çok az savunanı bulunan 1'inci görüş baştan egale olmuştur.

2'inci görüş İse kendi içersinde tutarsızdır şöyle ki; çift cinsiyetli olan kişiler ameliyat olabilir diğerleri olamaz demektedir. Madem ki bir takım operasyonlar geçirmek ameliyat olmak
(size göre) Allah'ın yarattığını ilk doğduğun şeklini değiştirmek ve haşa Allah'a sen bilememişsin yapmasını ben daha iyi yaparım demek oluyorsa kendileri, o çift cinsiyetli olan insanlara nasıl izin vermekteler ameliyat konusunda Birey çift cinsiyetli bir ağrısı yok sızısı yok anne karnından öyle çıkmış (2'inci görüşte olanlara) göre madem ki bu ameliyatlar Allah'ın yarattığını değiştirmek oluyorsa Allah'ta çift cinsiyetleri o şekilde yaratmış bu da Allah'ın yarattığı ilk hali değiştirmek ve müdahale olmuyor mu? Ve yine buna dayanarak diyebilirim ki kendi içereside bile tutarsız çelişki dolu 2'inci görüş de egale olmuştur.

Geriye bir tek 3'üncü görüş kalmaktadır...

ÖZET olarak; Ameliyat, zahirde (görünürde) kendi cinsiyetine göre hiçbir eksikliği kusuru olmayan biri için gerek duygusal, gerek hormonel, gerek organ olarak, gerek genetik olarak olsun rahatsızlık rahatsızlıktır ve ameliyat operasyonlar caizdir hatta bazı durumlarda (çift cinsiyet gibi) vaciptir bile. Haram olan yasak olan pasif yahut aktif erkek-erkeğe(gay) yada kadın-kadına(lezbiyen) olan eşcinsel ilişkilerdir.

Bazıları (sözde) eşcinsellikle alakaladır diye meşhur olmuş 1 hadisi öne sürmekteler İbn-i Mace'de Nikah bölümünde geçen hadis o da şudur ki;
"Erkekleşen kadına; kadınlaşan erkeğe Allah lanet etmiştir."
İbn-i Mace, Nikah

Burada geçen erkekleşen kadın ve kadınlaşan erkek tabiri çok sinirli kızan ve hakaret eden birine köpekleşmek tabiri ile birebir aynıdır halbuki kişi bağırdığı çağırdığı için köpekleştin denmiştir köpek olduğu yada olmak istediği için değil

Ki bu ayet eşcinsellik ile alakalı değildir eşcinsellik erkeğin erkekle yada kadının kadınla olan ilişkisidir. Ve kadınsı olmayan hatta maço (aşırı erkeksi) olan bir çok gay (özellikle aktifler arasında) vardır o zaman onlara lanet yok mudur bir erkeğe livata yaptıkları için?

HAYIR Elbette vardır dine göre de topluma göre de erkek erkeğe yahut kadın kadına yapan da eşcinsellik yapmış olur yaptıran da eşcinsellik yapmış olur mesele şu ki bu hadis eşcinsellikle alakalı değildir

Her ayetin bir iniş sebebi ve her hadisin bir söyleniş nedeni vardır bu hadis neyle alakaladır diye geçmiş bütün kaynaklar incelendiğinde;

Bir kadın kılıç kuşanmıştı ve ata binip bende savaşa gitmek için diretiyordu ve peygamber bunun üzerinde bu sözü söylmiştir bu hadisin eşcinsellerle yahut transeksüellerle uzaktan yakında hiçbir alakası bulunmamaktadır bizler ne kadar bilgili olsak da hiçbir ayeti yada hadisi kafamıza göre yorumlayamayız her ayetin bir iniş sebebi her hadisin de bir söylenme sebebi vardır kendi kafamıza göre yorumlayacak olsaydık o zaman kendiliğinden doğuştan yüzü kız gibi olan erkekler yada hafif sakalı çıkan hormon bozukluğu olan yada kıllarını almayan erkeğe benzeyen bir kadın ve parlak kadınsı yüzlü bir genç delikanlı da kadına benzeme sebebiyle lanet altında olurdu
O yüzden hadislerin söyleniş ayetlerin iniş sebeplerine bakmak gerekir yoksa her ayete her hadise kendi kafamıza göre yada o an kendi anladığımız şekilde yorum yaparsak dinin şirazesi (dengesi, ölçüsü) kaybolur

Konumuz olan hadise dönecek olursak öncelikle karı koca arasındaki dengeden bahseder yani kocası babası dururken para ihtiyacı yokken çalışmak isteyen yada savaşa gitmek isteyen erkekler gibi özgür olmak dışardan içeriye girmek istemeyen erkek gibi pantolon giyen erkekteki kavvam (ayakta tutucu) ruhu ele geçirmek isteyen dişilik vasıflarını ve kadındaki o güzellik ve hassaslığını narinliği kaybetmiş kadınlar yada evde oturmak isteyen sorumluluklarını bilmeyen erkekler için genel olarak da bu şekilde olan bütün kadınlar ve erkekler için söylenmiştir öyle ki bu hadis bir çok hadis kitabında geçmekte olup başlıca olarak geçtiği kaynak İbn-i Mace NİKAH bölümünde geçmektedir nikah bölümünde geçmesi bile hadisin henüz o dönemde adı bile bilinmeyen Cinsiyet değiştirme, düzeltme ameliyatları ili alakalı olmadığını anlamamız için yeterlidir

Son olarak cinsiyet değiştirmenin yasak olduğuna dair öne sürdükleri anlamının bu olduğunu söyledikleri sadece bir tane ayet (Nisa Suresi 119.Ayet) var söz konusu ayete yaptıkları saçma mesnetsiz yorumların reddiyesi de aşağıdaki gibidir;

SORU;
Acaba cinsiyeti değiştirmek Allahın yaratığını değiştirmek değil mi?

Acaba cinsiyeti değiştirmek Allahın yaratığını değiştirmek değil mi? “… Allah’ın yarattığını değiştirecekler…” (nisa 119) ayetini dikkate alarak cinsiyeti değiştirmek haram değil mi? Başka bir beyanla bazılarını erkek ve bazılarını da bayan olarak yaratan Allahın kendisidir. Cinsiyeti değiştirmekle Allah’u teala’nın hilkatini değiştirmek değil midir?

AYRINTILI CEVAP;
“Cinsiyeti değiştirme” bağlamında sorulan temel sorulardan birisi bu ameliyatın caiz olup olmadığı, uygun olup olmadığı ve kanuni olup olmadığıdır. Tabiidir ki düşünür ve söz sahibi olanlardan bir grup buna muvafık ve bir başka grupta buna muhaliftir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şu ki tartışma konusu olan asıl konunun ne olduğu ve hangi tür cinsiyet değişimi caiz ve hangi tür cinsiyet değişimi caiz değildir. Bunun açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerekir.
Cinsiyet değişimin türleri:
Cinsiyet değiştirmesi birkaç kısımdır. En azında iki grup cinsiyet değiştirme peşindedir ki şunlardır:

1- İki cinsiyetli (Hermaphrodite) olan kimseler: Bu kimseler her iki cinsin tenasül organlarına sahiptir. Bu nedenle hüviyeti belirsizdir. Buradaki cinsiyet değişimi sahip olan tenasül organlardan hangisi münasip değil ya zayıf ya küçük ise onu tespit ederek alınır ve diğerini de güçlendirmek anlamındadır. Bu tür değişim eskilerden beri vardı şimdi de devam etmektedir ve hiç kimse buna muhalefet etmemiştir. Zira bunların hastalıkları belli ve sabittir. Hatta cinsiyet değiştirmesine muhalif olan ehlisünnet hukukçuları ve Hıristiyan Kiliseleri bile buna muhalefet etmemişlerdir. Aslında buradaki cinsiyet değiştirmesi bir tür tedavi ve iki cins arasında kalıp hangi cinsten olduğu belli olmayan kimseyi bu ameliyatla belirsizlikten kurtarmak anlamındadır.
2- Cinsiyet psikolojisine (Transsexual) yakalanmış kimseler: Ruhsal hastalıklara sahip olanların bir kısmı kendini muhalif cinse ait olduğuna inanırlar. Günümüz dünyasında bazı kimselerle karşı karşıyayız ki fiziksel olarak cinsiyetlerinde hiçbir sorun söz konusu değil ama sahip oldukları cinsiyeti kabullenemiyorlar. Başka bir beyanla ruhsal hastalıklı olan bu kimseler kendilerini kadın bilen erkekler veya kendilerini erkek bilen kadınlardır. Bu hastalık yaklaşık olarak dünyanın bütün Ülkelerinde müşahede edilmektedir. Belli bir coğrafyaya has değil. Bazen bu tür hatalıklara müptela olan hastalar intihara bile başvuruyorlar ki İran’da en az üç kişi hakkında bu durum rapor edilmiştir. Bazı psikologlar bunların tedavisi sadece cinsiyetlerini değiştirmekle mümkündür diyorlar. Bu tür hastalıklara (Transsexual) yakalanmış kimselerin kendi cinsiyetini değiştirmesi caiz olup olmadığı konusunda alimler arasında şiddetli ihtilaf var.
İmam Humeyni cinsiyet değiştirmenin haram olmadığına inanıyor. Kendisi şöyle buyuruyor: Zahiren cinsiyet değiştirmek; erkek kadına, kadın da erkeğe, hunsa (ya iki cinsiyetli olan bir kimse) iki cinsten birisine kendini tebdil etmesi haram değildir.[1]
Bunun yanı sıra İran İslam inkılâbından sonra 1984 yılında Feridun isminde bir şahıs teracinsiyet (Transsexual) hastalığına yakalanmış imam Humeyni’nin yanına gidiyor ve müptela olduğu ruhsal hastalığını anlatıyor ve cinsiyetini değiştirme konusunda imamdan fetva istiyor. İmam Humeyni kendisine vermiş olduğu fetva şöyle diyor: “cinsiyetini değiştirmek güvenilir olan doktor’un teşhisiyle olursa sakıncasızdır. İnşallah Allahın emanında olursun ve zikrettiğin kişilerde durumunuzu saygıyla karşılarlar”.[2]
Feridun bu fetvaya dayanarak cinsiyetini değiştirip kadına dönüşüyor. İsim olarak da “Meryem” ismini kendisi için seçiyor.

İmam Humeyni’den sonra İran’ın siyasi ve dini lideri yani seyit Ali Hameynei de cinsiyetini değiştirme hakkında fetva vermiştir.[3] Bunun yanı sıra Şia âlimlerinden yaklaşık on kişiden daha fazla cinsiyetini değiştirme eyleminin caiz olduğuna inanıyor. Bunlardan bazılar şunlardır: Ayetullah seyit Ali Sistani, Ayetullah Mekarım-i Şirazi, Ayetullah Muhammed Fazıl-i Lenkerani, Ayetullah Huseyin Ali Muntezeri, Ayetullah Mehammed İbrahim Cennati, Ayetullah Yusuf Sanii, Ayetullah Muhammed Asıf Muhsini, Ayetullah Muhammed Mümin, Ayetullah Muhsin Harrazi ve… .[4]
Şia olan bu fakihlerin itikadına göre cinsiyette yapılan değişiklik Allahın hilkatinde tasarruf etme anlamında değildir. Asılında bu ameliyatın haram olduğuna dair herhangi bir delil yoktur. Başka bir beyanla dört edillei şeriyeye; yani “kuran, İslami rivayetler, akıl ve icmaa” göre cinsiyetini değiştirmenin haram olduğuna dair her hangi bir delil bulunmamaktadır diyorlar.
Bu görüşün karşısında Ehlisünnet ve Hıristiyan Kiliselerine mensup bazı âlimler bu eylemin haram olduğunu savunmuş. Bunlara göre cinsiyet değişimi Allahın yaratığını değiştirme anlamındadır. Ehli sünnetin bazı âlimleri “… Allah’ın yarattığını değiştirecekler…” (nisa 119) mealindeki ayete istinat etmişlerdir. Onların itikadına göre bu ayet esasınca cinsiyetini değiştirme Allahın yaratıklarını değiştirme anlamındadır. Kuranı kerim bu ameli şeytanın ameli olarak değerlendirmiş. Buna binaen haramdır.
Konuyu söz konusu olan ayetin orijinalini ve tercümesini zikrederek nüzul sebebi ve tefsiri hakkında kısa bir açıklama yapmaya çalışacağız.
Ayet: "Ve le üdillennehüm ve le ümenniyennehüm ve le amürrannehüm fe le yübettikünne azanel en'ami ve le amürannehüm fe le yüğayyirunne halkallah ve mey yettehiziş şeytane veliyyem min dunillahi fe kad hasira husranem mübina"
Tercüme: “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür”.[5]
Nisa suresinin 119. Ayetten önceki ayetlerin tahlili:

Allah’ın yaratıklarını değiştirmekten maksadın ne olduğunu anlamak için söz konusu olan ayetten önceki üç ayeti incelemeliyiz.
1- Nisa suresinin 116. Ayeti:[6] Bu ayette çok büyük olan günaha; yani şirke işaret edilmiştir. Af ve bağışlanması kabul edilmeyen ve ondan daha büyük günah tasavvur edilmeyecek bir günah. Bu ayetin muhtevasının aynısı; biraz farklılıkla nisa suresinin 48. Ayetinde[7] zikredilmiştir.[8]
2- Nisa suresinin 117. ayeti:[9] Bu ayette şu noktaya değinilmiştir: Müşrikler o kadar dar düşüncelidirler ki varlık âleminin yaratıcısı olan Allah’ı bırakıp hiçbir eseri olmayan varlıkların karşısında eğilip secde ederler. Bazen de şeytan gibi bozguncu ve saptırıcı oluyorlar.[10]
3- Nisa suresinin 118. ayeti:[11] bu ayeti kerimede şeytan lanetlenmiş. Ve şeytan, “senin kullarından bir kısmını alacam” demiştir.

Konumuz olan 119. Ayetinde şeytan Allah’ın kullarından nasıl faydalanıyor ve onlardan pay alacaktır.
Konu olan ayete dikkatle “Allah'ın hilkatindeki değişlik”ten maksadın sadece zahiri ve fiziksel değiştirme değil bilakis değiştirmenin iki kısım olduğunu anlıyoruz:

1- zahiri ve fiziksel,
2- manevi; insanları saptırma ve arzularıyla meşgul ettirme gibi.

Her halükarda her iki tür değişiklik bu özelliğe sahip ve bu bağlamda ortaktırlar ki şeytanın hedefi doğrultusunda ve insanın fıtratını Allah u Teâlâ’ya kulluk yapmaktan saptırmaktır. Buna binaen şeytansal kastı, hedefi ve ilahi olamayan işleri içeren her çeşit değişiklik kötü ve gayri şer’idir.
İslam’dan önce cahiliyet döneminde bir deve bir kaç defa yavru yaptıktan sonra onun kulağı kesildikten veya yarıldıktan sonra putun yoluna bırakılıyordu. Bu eylemden sonra Araplar bu deveye binmekten ve kesmekten sakınıyorlardı. Böylelikle asıl itibarıyla bu deve put için vakıf edilmiş oluyordu. Bazı zamanlarda da Araplar hayvanın gözünü çıkarıp put için putun yoluna bırakıyorlardı.
Allah u Teala konu edilen ayetlerde bu tür eylemleri yasaklıyor ve bunu Allahın hilkatinde değişiklik olarak değerlendiriyor. Zira bu tür hayvanların yaratılışındaki hedef onların etlerinden yararlanıp ve onlara binin ve onlarla yük taşımaktır. Bu tür nimetler insanların kendilerinden yararlanması için yaratılmışlardır. Böylece insanlar onlardan yararlanarak güçlenip Allaha ibadet yapabilsinler diye. Bu hayvanlardan yaratılışlarından hedeflenen hedef dışında başa bir hedef izlenilirse yaratılışlarından gözetlenen hedefte saptırma olmuş olur. Bu tür saptırma hilkatte değişiklik yapılmış anlamındadır. Hilkatte yapılan her tür değişiklik mutlak bir şekilde beğenilmez ve şeytanın istek ve işlerinden olduğunu söylemek mümkün değil. Zira bazı işler; sünnet, yenidünyaya gelen çocuğun göbeğindeki şeridi kesmek, bedendeki fazla kılları almak, saçı kesmek gibi değişikleri yapmaktan bizi sakındırmamışla yetinmemiş bunun yanı sıra bu değişiklikleri yerine getirmekle emrolunmuşuz.
İmam Bakır ve imam Sadık’dan (a.s.) nakledilen rivayetler[12] esasınca “Allahın yaratığından” maksat Allahın dinidir. Buna delalet eden “Allah'ın yaratığında hiçbir değişiklik yoktur”[13] anlamında olan “la tebdile li halkillah” ayetidir. Buda Allahın dininde değişiklik yoktur anlamında olan “la tebdile li dinillah” anlamındadır. Başka bir beyanla Allah'ın dini tebdil edildiği takdirde ve onda inhiraf gerçekleştiği vakit Allahın hilkatinde değişiklik meydana gelmiş anlamındadır. Buna binaen “helal haram” ve “haram helal” edildiğinde Allah'ın dini değiştirilmiş ve bu Allahın hilkatinde yapılmış değişliğin reel örneklerinden biridir. Allah’u Teâlâ zikredilen ayeti kerimede bunu yasaklamış ve bunu Allahın hilkatinde değişiklik yapıldığı şeklinde değerlendirmiştir.

Buna binaen ayeti kerime şu konuya yöneliktir ki bazı şeyler has hedefler ve özel işler için yaratılmıştır. Her ne zaman bu asıl hedeflerinden ve bu asıl mesirlerinden saptırılırsa ilahi hilkatte değişiklik yapılmıştır anlamındadır. Örneğin; develer etlerinden istifade edilsin ve kendilerine binilsin ve yük taşınsın diye yaratılmışlardır. Her ne zaman insanlar ham Hayallarıyla onların etlerinden yararlanmayı kendilerine haram kılarlarsa bu bidat ve yasama yapmak anlamında ve benimsenmeyen bir değişikliktir.[14]
Başka bir beyanla ayeti kerime şu noktaya yöneliktir: Dinde yasama ve bidat kastıyla yapılan her çeşit değişiklik ve tebdil beğenilmez ve haramdır. Bu nedenle; evlilik mesirinde harcanması gereken şehvet eğer evlilik dışında bir yerde sarf edilirse bu benimsenmeyen bir değişikliktir.[15]
Bu açıklamayla tağyir ayetinin (nisa 119) kadın kendi cinsiyetini erkek cinsiyetine veya erkek kendi cinsiyetini kadın cinsiyetine değiştirme konusuyla alakalı olmadığı anlaşılmış oldu. Bu ayete dayanarak cinsiyet değişimi haramdır demek doğru değildir. Cinsiyet değiştirmenin caiz olduğu hakkında fetva veren âlimler de bu ayetin cinsiyet değiştirmenin haram olduğuna delalet etmediğini savunmuşlardır.

Bunun yanı sıra eğer ayetin zahiri boyutunu ölçü alarak yaratıklarda yapılan değişikliklerin haram olduğu kabul edilirsek insan oğlunun varlık aleminin her şeyinde gerçekleştirmiş olduğu değişiklikler de haram olmalı ve şeytanın işlerinden sayılmalı; dağlarda açılan tüneller, ormanlarda yapılan tasarruflar, yerin derinliklerine inip yer altındaki zenginliklerinden; petrol, gaz, değişik madenlerinden yararlanmak için yerde yapılan değişiklerin bütünü, uzaya gitmek ve insanın tabiatta gerçekleştirmiş olduğu binlerce değişiklilerin bütünü haram olduğunu söylemek lazım gelir.
Bu konular istisna edilmiştir ve tağyir ayeti bu tür reel örnekleri kapsamıyor denilebilinir. Ama bu durumda bu söz ekserin tahsis edildiğine neden olmuş olur. Yani şöyle denilmesi lazım gelir: Allah’ın yaratıklarında ve varlık aleminde her çeşit değişiklik yapmak haramdır, ama insanın eliyle varlık aleminde gerçekleşen milyonlarca değişiklik istisna edilmiştir. Yani genel olan bir hükmün kapsamında bir kaç mesele kalmış olur ki husyeyi çıkarma, kulağı kesme, gözü çıkarma ve bunlara benzer bir kaç konu haram olmuş olur.
Bunun yanı sıra cinsiyet değiştirme olayı cisimsel veya ruhsal nedenlerden yapıldığı neredeyse ittifak edilmiş bir konudur. Hastayı tedavi etmek için gerçekleştirilen her cinsiyet değiştirmesi ki tedavi etmek için başka bir yol ve seçenek de yoktur. Buna rağmen yine cinsiyet değiştirme Allah'ın yaratıklarında tasarruf etme ve değişiklik yapmak ve bunun şeytanın işi olduğunu söylemek gerçekten doğru mudur?

[1] İmam Humeyni, "tahrir'ul-vesile", baskı 1, Kum: darul-ilim, c. 2, s. 626 (mesailu muhdese).
[2] Kerimi Neba, Muhammed Mehdi, "berresi fıkhi ve hukuki tağyiri cinsiyet (payanname), behşi zamaim.
[3] Ayetullah Hamenei, "risalet-u ecvibetu'l-iastiftaat", merkezi tahkikati fıkhi kuvei kzaiye, kucinei arai fıkhi kazai, pasuh suali 5256, s. 70,
[4] Kerimi Neba, Muhammed Mehdi, "berresi fıkhi ve hukuki tağyiri cinsiyet (payanname), behşi zamaim.
[5] Ayetullah Mekarim Şirazi, "tefsiri numune", c. 4, s. 134.
[6] Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
[7] Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.
[8] Ayetullah Mekarim Şirazi, "tefsiri numune", c. 4, s. 132.
[9] Onlar, Allah’ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Hâlbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.
[10] A.g.e.
[11] Allah, o şeytana lânet etti ve o da, “Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım” dedi.
[12] Alıntı: Allame TABATABAİ, Hüseyin, "el-mizan fi tefsiril kuran", c. 5 s. 96.
[13] Rum, 30.
[14] KAİNİ, Muhammed, "elmebsut fil-mesaili et-tıbbıye", c. 1, s. 220.
[15] A.g.e.
Bunu ilk beğenen sen ol.
~Laedri~
RE: İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Çift cinsiyetle ilgili ibni Abidin reddül muhtarda Kişi hangi cinsiyete yakınsa ve idrarı hangi uzuvdan geliyorsa o cinsiyete geçer demiştir... Eğer ikisinden de geliyorsa buna itibar edilmez ve erkek gibi ihtilam olursa erkek yada göğsü büyürse kadın cinsiyetine geçebilir demiştir
Işin diğer boyutu böyle bir çift cinsiyet sorunu yokken yaradılan fıtrata müdahale ermek ise Bambaşka ve haram olan bir durumdur ve peygamber efendimiz lanet etmiştir
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 04-02-2015, Saat:11:31 PM, Düzenleyen: fenafillah.
~Laedri~
RE: İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Peki şöyle sorayım o zaman keyfi cinsiyet değiştirilir mi asıl üzerinden durulması gereken bu?
Özel durumdan ameliyat Olanları Anladık onlara Sözümüz yok.. Kaldı ki karşı çıktığımı belirttiğim bir durum da yok siz benim böyle düşündüğüm kanısına nerden vardınız acaba
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Birtane ehli sünnet aliminin ismini vererek görüş beyan edilmemiştir yazıda ne hadis nede ayetler delil gösterilmeyip sadece yorumlar yapılmıştır Yaratılış esastır. Sapan duygular tedavi ile yaratılışa uygun hale getirilir, sapmalara normaldir diyerek teşvikte bulunulmaz
“Allah'ın yaratışından nefret ederek kadınlara benzeyenlere Allah'ın öfkesi şiddetlidir.” (İbn Hacer, Fethü’l-bari, c. 9, s. 334).
Bunu ilk beğenen sen ol.
~Laedri~
RE: İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Benim söylediklerim keyfiyet dışı Şeyler için geçerli psikolojik boyutu için kendi Kanımca birşey söyleyemem alimlerin görüşünde de Humeyni nin caiz demesi dışında bilgim yok şüphesiz en doğrusunu ve kimin kesin konuştuğunu Allah(CC) bilir
Bunu ilk beğenen sen ol.
.
RE: İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Biri böyle bir şey mi planlıyor nedir.. Birden bu konu hortladı
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 04-02-2015, Saat:11:46 PM, Düzenleyen: Mihman.
~Laedri~
RE: İSLAM'DA CİNSİYET DEĞİŞTİRME (DÜZELTME) AMELİYATLARI
Demek ki peygamber efendimizden daha bilgilileri çıkmış sadece dikkatimi çeken bu oldu bir hayli ilginç
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.