You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir

İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir

Cezalı Üye
İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir

Hakimiyet yalnız Allah'a aittir. Zamanımızda bu mesele saptırıldığı gibi İslam'da varolan dört kadınla evlenme meselesi de saptırılmaya çalışılmaktadır. Bir takım kimseler bu meseleyi, İslam aleyhine laf atabilmek için malzeme olarak kullanmakta, bir kısmı da İslam'a laf atanlara karşı savunma amacıyla insanlara bu meseleyi saptırarak anlatmaktadır. Onların bu tür savunma yapmaları karşısındakilere olan iç yenilgilerinden kaynaklanmaktadır. İslam alimi olarak geçinen, batı kültürü karşısında yenik düşmüş böyle kişiler, İslam'daki dört evlilik meselesine iki tür sapık yorum getirmişlerdir:

Birinci yorum: Aslında İslam dininde dört evlilik yoktur. Allah (c.c) dört evliliğe izin verdikten sonra, bunu adalet şartına bağlamıştır. Başka bir ayette ise insanoğlunun bu adaleti istese de sağlayamayacağını bildirmiştir. Birden fazla evlilik için adalet şart olduğu ve insan oğlunun da bu adalet sağlaması mümkün olmadığı için İslam'da dört evlilik yoktur.

İkinci yorum: Allah dört evliliğe ruhsat vermiştir. Fakat insanlara mutlaka dört evlilik yapmalarını emretmemiştir. Kişinin çoğul evlilik yapabilmesi için birinci hanımının sakat, hasta veya çocuk doğurmaya engel bir hastalığının olması gerekir. Allah (c.c)'nun dört evliliğe izin vermesinin sebebi budur. Bunlar dışında İslam'da çoğul evlilik yapmak caiz değildir.

Bu yorumları yapanlar, ne Allah'ın ayetlerini güzelce incelemişler, ne de arapça kaidelerine ve sağlam delillere dayanarak yorum yapmışlardır.

Batı, zihniyet olarak bu meseleye karşıdır ve bu yüzden bu mesele üzerinde hassasiyetle durarak İslam'a saldırmaktadır. Batının bu saldırıları karşısında insanlar asırlardır İslam'da var olagelmiş dört evlilik meselesinde şüpheye düşmüşlerdir.

Kendilerinin İslam alimi olduklarını iddia eden bazı kimseler de insanların bu şüphesini gidermek için, batının iddialarına batılıların hoşuna gidecek, en azından onları susturacak bir şekilde cevap vermek gerekir zihniyetiyle yola çıkarak, yukarıda ki gibi, İslamla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayan sapık yorumlara başvurmuşlardır. Onlar batıyı susturmak için yoğun gayret gösterirken, yaptıkları yorumun Allah'ın ayetlerine zıt olup olmadığını pek hesaba katmamışlardır.
Birinci iddiaya şöyle cevap verilir:

Evet, Allah (c.c) dört evliliğin caiz olabilmesi için Nisa: 3 ayeti kerimesinde adaleti şart koşmuştur. Bu ayette zikredilen adalet, "üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz" (Nisa: 129) ayetinde bahsedilen, insanların güç yetiremeyeceği adalet değildir. Şayet bu iki ayette bahsedilen adalet aynı manada olsaydı, Allah (c.c)'nun Nisa: 3 ayeti kerimesini indirmesi anlamsız olurdu. Bir olayı bir şarta bağlayarak helal kılıp, daha sonra başka bir yerde bu şartı yerine getirmenin mümkün olamayacağını bildirmek ne Allah (c.c)'ya ne de ne dediğini bilen bir kişiye yakışır.

Ayrıca Rasulullah (s.a.s) ve sahabeler Nisa: 3 ayeti kerimesinden böyle bir mana çıkartmamışlardır. Bilakis Rasulullah (s.a.s)'in sözleri ayetteki mananın o kimselerin anladığı gibi olmadığını göstermektedir.

Rasulullah (s.a.s) hanımları arasında Allah'ın farz kıldığı adaleti sağladıktan sonra, kalbinin hanımlarından birine daha fazla meylettiğini hissettiğinde şöyle derdi:
"Ey Allah'ım! bu benim elimde olmayan adalettir. Elimde olmayan konularda adaleti sağlayamadığım için beni kınama." (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)

Rasulullah (s.a.s)'in de belirttiği gibi, insanın güç yetiremeyeceği adalet; hanımlarına karşı kalpteki sevgide adaleti sağlayamamaktır. Bu dört evlilik yapmak için bu adaleti yerine getirmek ise şart değildir.

Dört evliliğin yapılabilmesi için yerine getirilmesi şart olan adalet, kadınları yedirme, giydirme ve yanlarında gecelemede adaleti sağlamaktır. İşte bunlar insanın elinde olan şeylerdir. Şayet bir kişi bu konularda adaleti sağlayamamaktan endişe ederse, çoğul evlilik yapması haram olur. Çünkü kadınlara zulüm edilmesi söz konusudur.

Allah (c.c) Nisa: 129 ayetinin devamında "adaleti sağlayamazsanız, bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" buyurmuştur. Bu söz bile, çoğul evliliğin imkansız bir şarta bağlanmadığını gösterir. Çünkü, Allah Teala bu ayette "bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" buyuruyor. Bu da Allah'ın istediği adaleti sağlamanın imkansız olmadığını gösteriyor. Bu ayette geçen adalet çoğul evlilik için şart koşulan adalet değildir. Eğer öyle olsaydı, Allah (c.c)'nun "bari tamamen bir tarafa meyletmeyin" sözü haşa anlamsız olurdu.

Nisa: 3 ayeti indiğinde, dörtten daha fazla hanımı olan bir çok sahabe vardı. Onlar Ömer b. Hattab (r.a)'nun yaptığı gibi, dört tanesini tutup, diğerlerini boşamışlardır. Onlar hiçbir zaman; "Allah çoğul evlilik için adaleti şart koşmuş ve başka bir ayetinde de insanoğlunun bu adaleti sağlamaya güç yetiremeyeceğini bildirmiştir. Bu sebeple İslam'da çoğul evlilik caiz değildir" diye düşünerek, kendilerine tek hanım bırakıp, diğerlerini boşama yoluna gitmemişlerdir.

İkinci iddiaya gelince; Çoğul evlilik yapmak için, ilk hanımın sakat, hasta veya çocuk doğurmaya engel bir vasıf taşıması şart değildir. Şayet dört evlilik için böyle bir şart olsaydı, ayet ve hadislerde açıkça bildirilirdi. Sahabelerin de bu ayetler indikten sonra bir tek sağlam hanım bırakıp, diğer hanımlarını boşamaları gerekirdi. Fakat bunların hiç birisi olmamıştır.

Bu şartları koşanlar, Aslında Allah (c.c)'nun Kur'an ve sünnette koşmadığı bir takım şartlar koşmuşlardır.

Kur'an ve sünnetten delilleriyle İslam'daki dört evlilik meselesinin iç yüzü şudur:

Allah (c.c) döt evlilik konusunda şöyle buyurmuştur.

"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz taktirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız, beğendiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın, veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu adaletten ayrılmamanız için en uygun olandır." (Nisa: 3) Bu ayeti dikkatli incelediğimizde, İslam'da aslolanın tek evlilik değil, çoğul evlilik olduğu görülür.Tek evlilik ise adalet sağlanamadığı zaman esastır. Adaletten kasıt ise, hanımları yedirmek, giydirmek ve yanlarında gecelemektir. Bu adalet sağlanabildiği taktirde aslolan çoğul evliliktir. Zira Allah (c.) ayette ikişer, üçer, dörder, evlenmeyi emrettikten sonra "Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın" buyuruyor. Yani çoğul evlilik, ancak yukarda bahsedilen konularda adalet sağlanamadığı taktirde haram olur.

Nisa: 129 ayetinde ise, insan fıtratı anlatılmaktadır. İnsan fıtratında, kişinin tam olarak kontrol edemeyeceği bazı meyiller vardır. Kocanın kalbinin hanımlarından birine, diğerlerinden daha çok meyletmesi gibi. Bu meyilden kurtulmak insanın elinde değildir. Allah (c.c) ise insanı elinde olan şeylerden dolayı hesaba çeker. Elinde olmayan şeylerden dolayı değil. Yani Allah (c.) insanları ancak, eşlerine karşı davranış, yeme, içme, giyecek ve geceleme konularındaki adaletten hesaba çekecektir. Kalbi konularda ise sorumlu tutmayacaktır.

Rasulullah (s.a.s)'in bir hanımına kalbi meylettiğinde şöyle dedi:

"Ey Allah'ım, bu benim elimde olmayan adalettir. Elimde olmayan konularda adaleti sağlayamadığım için beni kınama"

Bir toplumda çoğul evliliğin yasaklanması, o toplum için büyük bir fitne ve fesad unsurudur. Çünkü tarih boyunca kadınların sayısı daima erkeklerden fazla olmuştur. Doğum oranı açısından kadınlar erkeklerden daha fazladır. Yaşam süresi açısından da kadınlar erkeklerden daha fazla yaşamaktadır. Erkeklerin başına gelen savaş ve hastalık gibi ölüme yol açıcı musibetler de daha fazladır. Bütün bu sebepler tarih boyunca kadın sayısının erkek sayısından daha fazla olmasına yol açmıştır. Bir toplum içinde her erkeğin bir tek hanımla yetinmesi halinde, bir çok kadın açıkta kalır ve bu kadınlar o toplum için büyük bir fitne kaynağı olur. Bu yüzden çoğul evlilik, toplumdaki bir çok fitneye engeldir.

Çoğul evlilik, kadınların mutluluğu ve korunması açısından da önemlidir. Evli bir erkekle evlenip evlenememek kadının isteğine bağlıdır. Şayet bir kadın evli bir erkekle evlenmeyi, bekar kalmaktan daha hayırlı görmüşse, kadının böyle bir evlilik yapmasına engel olunmaması gerekir.

Çoğul evlilik bütün dinlerde var olagelmiştir ve günümüzde de insaflı bazı batılı ilim adamları çoğul evliliği savunmaktadır. Alman filozof Showbin Hover, Fransız filozof Dr. Gustov Lobon, Dr Lion ve Etiyen Deniye bunlardandır. Hatta çoğul evliliği savunan batılılar arasında kadınlar bile yer almaktadır. Bunların içinde çoğul evliliğin serbest bırakılması için cemiyetler kurup hükümetlerine baskı yapan kimseler bile vardır.

Batının baskı, eleştiri ve saldırılarından dolayı batı karşısında yenik düşmüş sözde İslam alimlerinin, çoğul evlilik konusundaki Allah'ın ayetlerini saptırmaları yüzünden, müslümanlar ve İslam toplumu içinde çoğul evlilik azalmış, hristiyan toplumlarında görülen tek evlilikle yetinme düşüncesi yayılmış ve çoğul evlilik tasvip edilmeyen garip bir şey haline gelmiştir.

İşte bu sebeple özellikle İslam tebliğcilerinin ve İslami hareket liderlerinin bu konuda insanlara örnek olmaları, çok evlilik yapıldığı halde de mutlu bir hayat sürülebileceğini pratik olarak hayatlarında göstermeleri gerekir.

Evlenilecek kadınlar iyi seçildiğinde çoğul evliliğin İslam toplumu için büyük faydaları olur. Rasulullah (s.a.s)'in hayatında bunu pratik olarak görmekteyiz. İslam tebliğcileri ve liderler Rasulullah (s.a.s)'in hayatındaki gibi, İslam'ı daha iyi yayabilme gayesiyle evlilik yapmalı ve çoğul evliliğin hiçbir zaman İslam toplumunun gerilemesine sebep olmadığını pratik olarak göstermelidirler.

Davetçi kadınların da bu konuda çok iyi yetiştirilmeleri gerekir. Müslüman davetçi kadınların İslam'ın maslahatı için bu konuda kıskançlık hastalığına karşı mücadele etmeleri ve bencil davranmamaları şarttır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir
İslamda çoğul evlilik olduğunu öne sürenler özellikle tek eşle yetinmek istemeyen bazı zamanlardaki yöneticilerin bu konudaki fetvaları kendi işlerine geldiği gibi yorumlayıp yaymasından kaynaklı bir durumdur. Böyle bir şeyin islamda yeri yoktur. İslam tek eşliliği önerir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 31-03-2016, Saat:01:26 PM, Düzenleyen: Allame Reloaded.
Cezalı Üye
RE: İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir
Bu konuya yaklaşan ilahiyatçıların tamamına yakını (hepsi değil) çok eşliliğin tavsiye değil, sadece "savaş gibi çok zorunlu hallerde" uygulanılabilecek bir izin olduğunu belirtmişlerdir. Yine kahir ekseriyeti islamın tek eşliliği ön gördüğünü belirtmişlerdir. Buna rağmen resulullah'ın ve sahabenin yaşadığı dönemdeki zorunluluktan doğan çok eşliliği islamın önerdiği bir yaşam şekli olarak öne sürenler, genellikle garb diyarından etkilenen ve batıl itikattaki kişiler olmaktadır. açın biraz alimlerin kitaplarını okuyun, tekfirci haricilerin uydurma görüşlerine saplanıp kalmayın.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir
Senusi evli misin?
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir


Sahabe hayatındaki hükümler ne ise, şimdide aynı hükümler geçerlidir. Allahu Teala'nın çoğul evlilikteki tek şartı adaleti sağlamaktır ve bu Nisa: 3 ayetiyle sabittir. Sen (veya senin ilahiyatçıların) ise kendi kafan(ız)dan bir şart daha çıkarıyorsun(uz). Halbuki şart olarak zikrettiğiniz şeyler, tamamen kendi nefsinizden olduğu gayet açık.

Sahabe hayatını araştıran kimseler göreceklerdir ki; İslam'da aslonan çoğul evliliktir. Sahabelerden sadece 40-45 tanesi tek eşlidir ve geriye kalan sahabelerin hepsi 2 veya daha fazla (4'e kadar) eşe sahiptir.

Sizler tavsiyem bırakın günümüzdeki alim cübbesine bürünmüş belamları, eski alimlerin kitaplarını okuyun. Göreceksiniz ki İslam'ın bir çok hükmü bu belamların iddia ettiği gibi olmadığını.

Çoğul evliliğin asıl olduğunu söyleyenleri hemen haricilikle, tekfircilikle suçlamak ancak cehaletin verdiği bir meyvedir. Bu kimseler İslam'ı konularda bilgisiz olduklarından ve İslam'ı bulandırmak istediklerinden, onlara gerçek İslam anlatıldığında ve bu konudaki, deliller kendilerine sunulduğunda çıkacak yol bulamadıklarından, karşısındakileri sapık yada sevmedikleri fırkalara benzetirler. Amaç tamamen İslam'ı sulandırmaktır. Tıpkı Mekke müşrikleri gibi.

Kısacası: Bu kişilerin böyle İslam'da değersiz sözler kullanmalarının sebepleri ya bilinçli bir şekilde İslam'ı bozmak, yada cahilane bir şekilde batıya hizmet etmektir. Ama şu bir gerçek ve sabittir ki bu kişiler İslam'dan zerre kadar anlamazlar.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 31-03-2016, Saat:03:12 PM, Düzenleyen: Senusî.
Yönetici
RE: İslam'da Aslolan Çoğul Evliliktir
Allah hayırlı etsin evliliğinizi.

Çok evli misin?
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.