You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İSLÂM’A KARŞI KUŞKULANMALAR

İSLÂM’A KARŞI KUŞKULANMALAR

Üye
İSLÂM’A KARŞI KUŞKULANMALAR
İSLÂM’A KARŞI KUŞKULANMALAR
Bismillahirrahmanirrahim
Çoğu kimseler, İslâm’ın tarihi gelişmesiyle onun mevcut ve yeni meseleleri, pratiği
kucaklayacak gelişme ve genişlemeye müsait tarafını birbirine karıştırıyorlar. Bu tipler “İslâm
hükmedecek” denince, hayallerinde basit çöl çadırları, develer üstünde göçmen insanlar,
kulübelerde oturanlar ve bin dört yüz yıldan beri gelişen insan medeniyetine uzak bir hayata
dönmektir. Sanıyorlar ki, İslâm hükmedince, ilim, fen, yerleşme, sanat, ticaret ve bir çok
güzellikler ortadan kalkacak! Bu adamların vehimleri şu; İslâm dini vaaz ve nasihat şeklinde
konuşmadıkları sürece sanatkârların, düşünürlerin ağızlarını tıkayacaktır. Halbuki hiçte öyle
değil… Onlar İslâm’ın doğduğu devrin özellikleriyle gerçek İslâm nizamını, mücerret İslâm’ı
birbirine karıştırıyorlar.
İslâm demek doğduğu devrin toplum şekli demek değil, İslâm’ın evrensel hayat
görüşüne bağlanmış herhangi bir toplumun şekli demektir. İslâm bir toplumun tabii
gelişmesine ve çağdaş ihtiyaçlarına uygun pek çok sosyal şekle müsaittir. Elverir ki bu
şekillerin her birine objektif manada İslâm hakim olsun.
Zaten biz, İslâm yaşayışının, İslâm ruhuna bağlı olarak yeniden düzenlenmesini
istiyoruz derken bununla insanlığın takdire değer bütün medenî, ilmî, fikrî tecrübelerini
“Allah (c.c.)’tan südûr eden alem” düşüncesine uygun, bütün tecrübelerini kuşatan bir düzen
anlayışını kast ediyoruz. Şüphesiz ki çöl hayatı, fakirlik, gerilik, bazı aptalların sandığı gibi,
İslâm’ın getirdiği veya istediği şeyler değildir. Bunlar iktisadîdir. Ve belli zamanlara has
hadiselerdir. Bazı zamanlar insanların bu hadiselere dayanmaları tavsiye edilir. Ki ruhları,
mücadele ve mukavemet güçleri, enerjileri mahvolmasın. Böyle dönemlerde halkı
dayanışmaya, direnmeye çağırmak lüzumu hakikatin gereğidir.
Kriz dönemi geçince her fert şımarıklığa, şehvetinin esiri durumuna, kısaca
günümüzde sosyete denen rezillerin derekesine düşmemek şartı ile her şeyden faydalanabilir.
Bazıları da İslâm’ın özüyle İslâm fıkhının tedvin tarihini birbirine karıştırıyorlar.
Sanıyorlar ki İslâm Şeriatını yeniden ihya, eski fıkıh hükümlerini iyi bilmekten ibarettir.
Halbuki bu fıkıh çağdaş bir toplumun bütün ihtiyaçlarını karşılamaya kâfi gelmez. İslâm yeni
ihtiyaçları karşılayabilme özelliği ile çöl hayatının müşküllerini çözdüğü gibi, Peygamber
(s.a.v.) devrinde başlayıp, Hz. Ömer (r.a.) devrinde iyice teşkilatlanan “devlet” hayatının
ihtiyaçlarına da cevap vermiştir. Ve tarih boyunca İslâm Ümmetinin içtimaî ve medeni
hayatını diri tutmuştur. İslâm Ümmetinin canlılığı ve gelişmesi durunca buna paralel olarak
İslâm Fıkhının gelişmesi de durmuştur. İslâm prensipleri değişen duruma, yeni ihtiyaçlara
hemen çözüm yolu bulmuştur. Çünkü İslâm dayanıklı ve kapsamlıdır. Bugün yurdumuzda
hukukla meşgul olanların öğrenimlerini maddeci yabancı hukuklara hasretmeleri ve İslâm
Hukukunu bilmemeleri ne kötü bir şeydir. Daha kötüsü; İslâm Hukukunun çağdaş hayatın
ihtiyaçlarını karşılamak hususunda taze bir kaynak olabileceğini bu hukukçular topluluğuna
tasavvur ettirmek bile güçtür.
Bizde bir hukuk anlayışı olsaydı yıllardan beri yabancıların hukukunun tatbikatıyla
ortaya çıkan kanun-halk ruhu çatışmasının neden ileri geldiğini anlardık. Mevcut kanunlarla
uygulandıkları toplum bünyesi arasındaki uyuşmazlığın farkına varırdık. Bu halkı, bu
kanunların dürüstlüğüne inandırmaya çalışmanın mümkün olamayacağını anlardık. Halk bu
kanunların dürüstlüğüne inansa bile sonuçta öyle çatlaklar, öyle sırıtmalar doğacaktır ki kitle,
kanuna kafa tutanların safında toplanacaklardır. Halbuki İslâm Hukukunu ihya cihetine
gitmek her şeyden önce halkın kanuna bağlı kalmasını temin edecektir. Çünkü İslâm Hukuku
2
halka tam bir sosyal adalet getirecek, şımarıkların, sömürücülerin önüne dikilecek, insan
fıtratını bozan, güveni kaldıran, halk arasında sıkıntı, isyan, buhran, huzursuzluk meydana
getiren kötülüklerden arınmış bir toplum kuracaktır. İkincisi, İslâm Hukuku kitlenin ruhuna
muhkem bir imanla bağlanacak, tesirini onların ruhlarının tâ derinliklerine indirecektir.
İdarecilerle halk arasında karşılıklı yardımlaşma başlayacaktır. Bu yardımlaşma sadece
toprağa bağlı bir otoriteden değil, ilâhi vahiyden kaynaklanır.
Kanun sürekli olarak korkulur, engeller, tedbirler alır ve durmadan halkın fıtrî
eğilimleri arasına girer. Ancak kanun, halktan itaat görmesi için onların ruhi derinliklerinde
yer etmiş bir inanca dayanmalıdır. Bu inancın güçlülüğü kanunun desteklenmesinin, diri
tutulmasının garantisidir.
Bununla beraber İslâm, sahip bulunduğu fert ve toplumun ihtiyaçlarıyla hayatın ve
medeni toplumların yeni isteklerine alâka gösterme özelliği sayesinde sözü geçen ihtiyaç ve
istekleri rahatlık ve kolaylıkla halledebilecektir.
Biz “İslâm modern bir toplumu en ideal bir şekilde yönetir” demekle neyi
kastettiğimizi açıklamak gerekir. Biz bu sözle yenilik ve modernlik adına kalabalıklara
yaranmak için İslâm’ın esaslarını, onların geçici arzularına, uçucu zevklerine peşkeş çekmeyi
kast etmiyoruz. Özellikle kendilerine modern Müslümanlar adını verenlerle, ilk çağların
özgürlüğünü isteyen yamyamların arzu ettiği bir gidişi hiç kast etmiyoruz.
Hayır, hayır biz asla böyle bir şey istemiyoruz. Biz çağdaş yükselişin kolaylaştırılmasını
ve zamanın gerekli kıldığı ihtiyaçları temin edecek bir toplum şeklini kast
ediyoruz. Öyle bir şekil ki, İslâm’ın o eşsiz ruhuna uyacak, onun asilliğinin önünde eğilecek,
onun en sağlam, en dürüst bir medeniyetin kurulmasını temin eden esaslarına bağlı kalacak
bir medeniyet… Yoksa istediğimiz hayvan başıboşluğu değil!
Velhamdü lillahi Rabbil Âlemin.

HİÇ BİR KONUM ALINTI DEĞİLDİR
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.