Dünyanın hiçbir yerinde ulusal kurtuluş mücadelelerinin bizzat o ulusun fertleri hedef alınarak başlatılmadığı biliniyor. Oysa PKK, bunun tam aksi anlayışla hareket ederek ülkede kardeş kanı akıtmaktan öteye gitmiyor. Çünkü PKK, özünde halka güvenmiyor. PKK’nın ihanet zinciri teorisiyle geliştirdiği mücadele taktiği, güvensizlik zihniyetinin açık örneği olarak karşımıza çıkıyor. Kısaca PKK terörizmi, topluma inançsızlık ve güvensizliğin ifadesi olarak yorumlanabiliyor.
PKK ideolojisini savunanlar dışında kalan toplumun her kesimi düşman ilan ediliyor. Örgüt çizgisine uymayan, çizgiyi uygulamayan, uydurmayan, uygulatmayan kim olursa olsun ajan ilan edilip yargılanıyor ya da yargılama bile yapılmadan vahşice katlediliyor. PKK adeta üyelerine zulmetmek için yaratılmış bir örgüt gibi hareket ediyor.
İnsanlıkla ilgisi bulunmayan örgüt ile ilgili ayrıntıları, örgütten kaçmayı başarabilen ve güvenlik güçlerine sığınan teröristlerin ifadelerinden dinlemek, olayın vahim boyutunu her seferinde gözler önüne sererken, hak savunmak adına yola çıktığını iddia eden bir cinayet makinesinin işkenceci, baskıcı, vicdansız…vb özellikleri bir kez daha kanıtlanıyor.
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan G.A’nın anlattıkları, PKK’lı olmanın düşüncesizliğini, vahşiliğini, kişiliksizliğini ve pişmanlığını dile getirirken, teslim olmak isteyip de bunu başaramayanları teşvik ediyor.
Çelişkili ve sıkıntılı günler geçiren G.A, yaşadığı psikolojik bunalımların etkisiyle, terör örgütü yandaşlarının da propagandaları sonucu kendisini PKK’nın içerisinde buluyor. Gerçi daha ilk iki günde pişman olduğunu anlıyor ancak bir türlü de geri dönmeyi başaramıyor. Örgütle ilgili çelişkilerini dile getirdiği için provokatif ajan ilan ediliyor. Daha sonra hain damgası yediği için hakkında soruşturma başlatılıyor. Elleri ayakları bağlı olduğu halde soruşturma komisyonunda görevli kişiler tarafından tekme tokat dövülüyor, fiziksel ve psikolojik baskıya maruz kalıyor, hatta kapatıldığı hücrede bulunduğu sırada uyumaması için taş atma, kapıyı açıp kapama gibi huzursuzluk verici hareketlere katlanıyor.
G.A, ajan olmadığı hususunda kendi el yazısı ile 13 defa ifade veriyor ve hakkında bir örgüt üyesi beyanda bulununca, kendisine daha çok kızılıp, fiziksel ve psikolojik baskılar arttırılıyor. PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan tarafından ifadesi alınıyor. G.A’nın hikayesi, “İçimizdeki Ajanlar” başlığı altında ROJ TV’de haber yapılarak yayınlatılıyor. Hakkında idam kararı bile çıkartılıyor, infazların kurşuna dizme şeklinde uygulandığını duyuyor ancak yaşının küçüklüğü, Kürt kökenli ve bayan oluşu nedeniyle infazdan vazgeçiliyor.
G.A, bir gece gözü bağlı olduğu ve saati bulunmadığı için bilmediği bir saatte hücresinden çıkartılarak 50-100 metre yürütülüyor. Bir çukura konularak kafasına silah dayanıyor ve konuşmazsa öldürüleceği, ajan olduğunu kabul etmesi gerektiği söyleniyor. Kurtulmak için çaresizce ajan olduğunu kabul ediyor, hücresine geri götürülüyor ama yine elleri ayakları bağlanarak tekme tokat dövülüyor ve yüzü gözü kan içinde kalıyor, her yeri yaralanıyor. Hücrede kaldığı sürece tuzlu yemek verilip su verilmiyor ya da çöpten zeytin kutusu çıkartılıp içine yemek konuluyor, çoğu kez yemek yemediği için o dönemde 10 kg verip 47 kiloya düşüyor. Geceleri korkutuluyor, uzaktan taş atılarak hedef tahtası yapılıyor.
Nihayet 2008 yılı Mayıs ayında babası çağrılarak G.A teslim ediliyor, önce KDP’ye, ardından Silopi’de güvenlik güçlerine sığınıyor. İnsanın kanını donduran bir hikayeden sonra G.A kurtuluyor ama yıllar boyu yaşadıklarını unutması imkansız görünüyor.
Her PKK’lı kadronun rahatlıkla görebileceği ve yine rahatlıkla değerlendirebileceği gibi kendi gücüne güvenmeyen, kitleleri her bakımdan karşısına alan, halka inanç ve güveni olmayan bir akımı bekleyen akıbetin, geçmişte olduğu gibi bugün de hüsran ve yıkım olacağı anlaşılıyor. Başından beri gençlik saflarında dar bir kadro hareketi olmanın dışına çıkamayan PKK’nın inanç gücünden yoksun olduğu düşünüldüğünde çaresizlik ve acizlik içinde her geçen gün kendi sonunu hazırladığı ve hızlandırdığı değerlendiriliyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com