Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
İsa'nın Şahitleri, Ashab-ı Kehf
İsa'nın Şahitleri, Ashab-ı Kehf
Nedir Kehf Suresinin gizemleri?
Museviler, neden Hristiyan azizlere ait olduğu söylenen gençleri soru olarak sordurdular?
Neden Kehf ve Rakim ashabı denmiştir?
Anlatılan Kehf Ashabı mı, Rakim Ashabı mıdır?
Gençler 'doğruyu bulma başarısı' ile ne talep ediyorlar, uyutulmaları bu başarıyı nasıl sağlıyor?
Kaldıkları süreyi hesap eden iki zümre kimdir?
Hidayet arttırılabilir mi? Nasıl?
Gençler kavimleri hakkında kime bilgi vermekteler?
Mağaraya sığınmalarını tavsiye eden kim?
Neden konuşmalarda, konuşan kendini durumun içinde göstermez?
Neden sayılarını söylemek daha basitken, dedikodular dillendirilmiştir?
Neden konu hakkında ehli kitaba soru sorulması yasaklanmıştır?
Neden mağarada 309 yıl kaldılar denmedi de, 300 yıl ve 9 dendi?
Tarihsel kayıtlara baktığımızda ise aklımıza ilave olarak şu sorular da gelmekte;
Baştan sona Hristiyan olan, Hristiyanlığı onere eden, imparator ve piskoposlar arasında cereyan eden bu hikayede neden Latince ve Yunanca kayıt yoktur?
Neden Sarug'lu Yakup, Efes'e gidip, hikayeyi kaynağından dinlemektense, bazı kaynaklarda Süryanice sözel anlatılardan, bazı kaynaklarda Yunanca kayıp metinden, yalan yanlış bilgileri toplamıştır?
Neden Efes'in John'u, hikayeyi ilk anlatan Bişop Stephen'i yalanlamış ve hikayenin yüz sene önce Ninova'da geçtiğini söylemiştir?
Muhtemel cevaplar için, kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Çünkü, kısaca anlatmaya kalksam hikaye birbirine girecek.
Yine de sorarsanız, elimden geleni yapmaya çalışırım.
Kehf Ashabının sayısı da en az 5-6 kişi. Müslüman kaynaklarda uyuyan 21 kişiden bahsedilmekte fakat Kehf ashabı ile direk ilişkilendirilmemiş. Hırısitiyan kaynaklarda uyandırılacak olan yüzbinden fazla kişiden bahsedilmekte ki bu rakam doğru olması zor bir rakam.
309 sene sonra Rakim ashabı Hıristiyan olur, mağaradan çıkar. Muhtemeldir ki yanlarında Kehf ashabından da iki kişi vardır. Bu iki kişi Hıristiyanlığı tebliğ eder, halk pek memnun olmaz, Mağaranın yanında 6 genç ile birlikte ölürler.
Dolayısıyla şehirden kaçan gençler ile mağaradan çıkan kişiler arasında sayısal fark oluşur. Sayı bilgisinin verilmesi, diğer bilgiyi şüpheli duruma getirebileceği içindir ki sayıları belirtilmemiştir. 6 kişi dense, Rakim (kitabe) deki sayı doğru olacak ama çıkanların sayıları yanlış olacak. 8 kişi çıktı dense, kitabedeki sayı uyuşmayacak.
Rakim ashabı ve Kehf ashabı, 309 kameri yıl mağarada birlikte kalmışlardır.
Kehf ashabının büyük bölümü uyumaya devam etmiş, Peygamber efendimizin sahabeleri tarafından (4 Raşit halife, bazen sadece Hz. Ali denir) uyandırılmışlar ve Müslüman olmuşlardır. Dereceleri itibariyle Tabiin'dendirler.
Kehf ashabının dereceleri, Mehdi Ali Resulden daha düşük olsun diye, Allah (cc), tebliğ görevini Peygamber Efendimize (sav) yaptırmamıştır. Bu bağlamda Mehdi Ali Resul, derece itibariyle, Sahabeden düşük, Tabiinden yüksektir. Çünkü Kehf ashabını uyandırdığında da imamlık görevine devam edecektir.
Hz. İsa geldiğinde ise dini ve dünyevi önderliği devretmesi gerekir. Devralmada belirleyici olacak olan Hz. İsa'nın içtihadıdır.
Allahüalem.
Buna dair İslami kaynaklarda bilgi var mı?
Yok Hülefayı raşidinin ziyareti ise mevzu, Kurtubi Tefsirinden bir alıntı;
"Nakledildiğine göre, Peygamber (sav) yüce Allah'dan onları kendisine göstermesini dilemiş. Yüce Allah da: Sen onları dünya yurdunda asla görmeyeceksin. Ama sen onlara, senin rîsaletini tebliğ etmen ve onları imana davet etmek üzere ashabının hayırlılarından dört tanesini gönder. Bunun üzerine Peygamber (sav), Cibril (a.s.)'a: Ben bunları nasıl göndereceğim, diye sorunca, Cibril şöyle dedi: Elbiseni yay ve onun kenarlarından birisine Ebu Bekir'i, diğerine Ömer'i, üçüncüsüne Osman'ı, dördüncüsüne de Ali b. Ebi Talib'i oturt. Sonra da Süleyman'ın emrine verilmiş ve kolaylıkla yumuşak bir şekilde esip giden rüzgârı çağır. Yüce Allah, o rüzgâra sana itaat etmesini emre-decektir. Hz. Peygamber, Cibril'in dediğini yaptı ve rüzgâr onları mağaranın kapısına kadar götürdü. Mağaranın kapısından bir taş söküp çıkardılar. Köpek onların üzerine hamle yaptı. Onları görünce başını hareket ettirdi, kuyruğunu sallamaya koyuldu, başıyla da onlara; girin diye işarette bulundu. Onlar da mağaradan içeri girdiler ve Allah'ın selam;, rahmet ve bereketi üzerinize olsun, dediler. Allah, genç delikanlılara ruhlarını geri iade etti: Hep birlikte ayağa kaikıp: Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakâtuhu diyerek selamı aldılar. Ashab onlara: Ey genç delikanlılar! Gerçek şu ki, Abdullah oğlu Peygamber Mulıammed -Allah'ın selat ve selamı üzerine olsun- size selamlarım iletiyor. Ashab-ı Kehf: Gökler ve yer var oldukça, Allah'ın Ra-sulü Mulıammed'e de selam olsun. Tebliğ ettiğiniz için size de selam olsun diyerek, Hz. Peygamber'in dinini kabul ettiler ve İslama girdiler. Sonra da: Bizden de Allah'ın Rasulü Muhammed'e selam söyleyiniz. Daha sonra da aynı yerlerine uzandılar ve Mehdi'nin çıkacağı ahir zamana kadar uykularına çekildiler.
Denildiğine göre Mehdi, onlara selam verecek, Allah da onları diriltecek, sonra bir daha uykularına çekilecekler ve arttk kıyamet kopacağı vakte kadar kalkmayacaklardır. Hz. Cibril, Rasulullah (sav}'a onların bu yaptıklarını haber verdi. Arkasından aynı rüzgâr, bu dört sahabiyi geri götürdü. Peygamber (sav) onlara: "Kelıf ashabını nasıl buldunuz?" diye sorunca, onlar da durumu haber verdiler. Bunun üzerine Peygamber (sav): "Allahım! Beni, ashabımı ve akrabalarımı ayırma. Beni, benim ehli beytimi, benîm has yakınlarımı ve ashabımı sevenlere de mağfiret buyur™ diye dua etti."
Hayırlı Cumalar.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi