You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İRADE-İ CÜZ’İYYE

İRADE-İ CÜZ’İYYE

Acemi Üye
İRADE-İ CÜZ’İYYE
İtikadda mezhebimiz olan Ehl-i Sünnet ve-l’Cemaat mezhebine göre kulun fiili iki kısımdır. Birisi ihtiyari (kulun isteyerek yaptıkları), birisi iztirari (insanın başına gelen zorunlu haller) dir.

İztirari ki; düşmek, hasta olmak, acıkmak, duymak, uyumak, istemeden titremek gibi. Kulun bu fiillerinde etkisi yoktur. Ancak Mevlâ’nın (etkisi var) dır.

Ef’al-i ihtiyarisi ki; oturmak, kalkmak, gitmek, gelmek, okumak, yazmak ve kendi istediği ve arzusuyla işlediği şeylerden, kulun irade-i cüz’iyyessi ve ihtiyârı vardır.

Hak Teâlâ kulda, fiil ve terk taraflarına taalluk eden salih kudret ve irade yaratmıştır. Kulun iradesini bir tarafa sarf etmesi ve o tarafa kastetmesi ve ihtiyarından ibaret olan irade-i cüz’iyyesiyle takdir edilmişlerin akabinde, (bunlardan sonra) Allah-u Teâlâ dilerse, o tarafa kudret-i ilâhiyyesiyle yaratır. Rıza-i rabbaniyyesine uygun ise itaat sayılır. Kul sevaplanmış olur. Eğer rıza-i rabbaniyyesine muhalif ise, ma’siyet sayılır. Kul, azara ve azâba müstehâk olur.

Şimdi, kulda iki irade vardır. Biri külli, biri cüz’îdir. İrade-i Cüz’îyye, İrade-i Külliyye’yi kullanmak demektir. İrade-i Külliyye mahluktur, mevcuttur. Ve irade-i cüz’iyyye ise gayr-ı mahlûktur, gayr-ı mevcuttur. Zira İrade-i Cüz’iyye hal olarak kabul edilir. İdrak edilmeye bağlıdır. Hariçte vücudu olmadığından, yaratılmakta yeri yoktur.

Bir mü’min, iman edilmesi lazım olan bir şeyde, aklı ermeyip şüphe eylediğinde, o kişiye farz olan, o halde Allah-u Teâlâ’nın ilminde o şeyde hak olan neyse ona inanmaktır. Sonra hakikatini akâid ilminde kâmil bir zât bulup da ondan öğrenmektir. İhmal ve kusur câiz değildir.

Bazı ulema, icmali iman ve müfesser (tafsili) iman diye ikidir demiştir. İcmalî imanı şu suretle beyan etmişlerdir ki:

“Allah-u Teâlâ’nın buyurduğu şeylerin cümlesine muradı üzere inandım. Ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’ e inandım. Ve Rasulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurduğu şeylerin küllüsüne inandım” demektir.

İman-ı Müfesser’in tarifi ise, bütün şeriat zikrolunup, onlara iman etmektir:

“Peygamberimizin ismi Muhammed (Aleyhisselam), babasının ismi Abdullah, büyük babasının ismi Abdulmuttalib ibni Haşim’dir. (Peygamber Efendimiz) Mekke şehrinde doğmuş, peygamberlik orada iken gelmiş, Medine-i Münevvere’ye hicret edip, orada dâr-ı bekâya teşrif ile Ravza-i Mutahhara’sında medfundur. Ve hayy-ı manevi ile hayydır. Bize Hüdâ’dan getirdiği kitabın ismi Kur’an-ı Azîmu-ş-Şân’dır. Hükmü kıyamete kadar bâkidir. Şeriat bütün kitabın ahkâmıdır.”

Her mü’min din ve imanını muhafaza yolunda, malını ve canını feda eylemelidir. İmanın muhafazası güçtür (zordur). Zira imana zarar veren şeyler çoktur. Eğer imanını muhafaza yolunda olmayıp, ağzına gelen fuhşiyyâtı söyler, şer’an hürmet edilmesi vacip olan, din ilmi, iman, mezheb ve şer’an mübarek olan şeylere sövüp, tahkir ederse, imanı ve nikâhı gider. Sakınmalı, ırz ve namusuyla yaşamaya gayret etmeli. Evlad ve ailesini gözetmeli ve terbiyesine dikkat etmeli, itikad ve ahlakını düzeltmeli.

Evlad ve ailesine her şeyden evvel ilmihalini öğretmeli. Mahşer gününde kendisinden davaya meydan bırakmamalıdır. Evladı ve ailesi Allah (Celle Celâluhu)’nun emanetidir. Emanete hıyanetlik etmemiş olur.

Eğer ki, okutup ilmihalini öğretmezse, nikâhın ve talakın, helalin ve haramın ne olduğunu, kendisi ve evladını ulemaya müracaatla öğretmeye çalışmayıp gayret etmeyip hüsranda kalırsa ceza gününde hali müşkil olur. İnsan dünyaya ne için geldiğini bilmelidir. Yaratılmaktan murad-ı ilahi, Allah’ı (Celle Celâluhu) bilmektir.

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ ۩
“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım”
ayet-i celilesi bunu beyan eder.

[Ömer Işıktekin, Dini Muhafaza Etmede Fıkhın Önemi - Muhibbu-l'Fıkh: s.30]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.