İnsan..
Ah bir bilse Rabbi’sinin, ”Ben size şah damarınızdan daha yakınım” hitabını! Hiç düşer mi o uçsuz bucaksız sahralar içerisine? Kaybeder mi kendini umutsuzluk kevanında?Vurur mu kendini hiç prangalara?
İnsan ki.
Büyük özgürlükler içerisinde,kendisini tutsaklığa mahkum eden.
Küçük bir dert ile hayatını zindan hayatına çeviren.
Bilmez ki güzel insan, derdi vereninde, derdi unutturanında sahibi var.
İnsan ki;
Vücudunun ona emanet verildiğini bildiği halde tutsaklık sandığı o güzel hayatını, bir sille ile kurtulacağını sanıp intihar ile sonlandıran!
Halbuki insan!
Bir bilse ki derdi veren güzel Mevlamız dermanını da yaratmıştır. Hangi dert olmasın ki ucunda mükafatı olmasın? Hangi hastalık ki, Rabbim o hastalık sebebi ile hastalık sahibinin derecesini ali eylemesin!
İnsan bilmez mi etrafındaki tüm nimetleri güzel Rabbi’si onun hizmetine sunmuş?
“Rabbim! Tüm verdiği nimetlerin şükrünü eda edebilmeyi, şah damarımızdan bile bize daha yakın olduğunu bilebilmeyi ve en önemlisi uçsuz bucaksız çöllerde dahi kalsak, o çölleri gülistan bahçesi olarak görmeyi ve de gördüğümüz sahraların gerçek olmadığını bilip uyanmak nasip eylesin.”
..alıntı..
...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...