RE: İnancımı Kaybediyor Gibiyim...
Bir soru soruyorsun ve sana nasıl cevap vermemizi istemediğini söylüyorsun. Yani sana sen imanlısın dememizi istemiyorsun. Yani bizi doğruyu söylemkten men etmek istiyorsun. Ama sana gerçekten yardımcı olmamızı istiyorsan mutlaka doğru cevap vermemize izin vermelisin.
Kesinlikle imansız değilsin bundan emin olmanı isterim.
Musa Peygamber ile ilgili bir ayet var şöyle ki;
"Musa belirlediğimiz vakitte, belirlediğimiz yer olan Sina Dağı'na varınca, Rabbi onunla konuştu. Musa da: “Ey Rabbim! Göster bana kendini de, seni bir göreyim” dedi. Allah: “Beni asla göremezsin; ama yine de istersen, şu dağa bak. O öylece yerinde kalırsa, o zaman beni görebilirsin” dedi. Ve derken Rabbi dağa nuru ile tecelli edince, onu tuzla buz etti. Musa da bayılıp düştü. Uyanıp kendine gelince: “Ne sınırsız bir yücelik seninki, pişmanlık içinde sana sığınıyorum ve bundan böyle daima senden gelen herşeye, inananların ilki olacağım” dedi."(Araf 143)
Mutmain olmamış kalbin bir isteğidir bu. Musa Peygamber bu vesile ile imanını kemale erdirmiş ve artık imana dair her ne olursa olsun ilk iman edecek olanın kendisi olacağını söylüyor.
Burada Musa Peygamberin imanı yoktu denilemez elbette imanı vardı onu Sina Dağına götüren de buydu.
Seninde elbette imanın var seni buraya getiren ve aklındaki sorulara cevap aramaya çalışmanda imanından ileri geliyor. Sorun imansız oluşun değil sorun mutmain olmayışındır.
Kendini imansız, çok günahkar, pis gibi hissediyorsan bu gibi düşünceler şeytandandır. Bu bile imanının göstergesidir. Şeytan hiç imansız insdanlarla uğraşır mı? Elbette hayır, neden uğraşsın ki?
Şeytan bizim gibi imanlı insanlarla uğraşacak ki, en azından kafamızı bulandırsın, eğer imanımız zayıfsa daha da zayıflatsın yada imansız etsin.
Sahabeden Hz. Hanzala (r.a)’nın, Rasûlullah’ın yanındayken hissettiği ulvî duyguları ve kulluk kıvamını ailesinin yanındayken yakalayamaması sebebiyle kendisini münafık zannetmesi, sahâbîlerin bu konudaki duyarlılığını pek güzel anlatır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) infiale kapılarak kendisine koşan Hz. Hanzala’yı sakinleştirmiş, onun durumunun münafıklık olmadığını, insaniyet icabı normal bir durum olduğunu izah etmiştir.(Müslim, Tevbe 12-13; Tirmizî, Kıyamet 59.)
Bunun çözümü Kuran okumaktır.
“Onlar, Allah’ın ayetleri okunduğu zaman imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.” (Enfal Suresi 2)
Bir diğer çözümü de siyer okumaktır.
Andolsun ki, sizin için ve Allah’a ve ahiret gününe (Allah’a ulaşma gününe) ulaşmayı dileyen ve Allah’ı çok zikredenler için, Allah’ın Resûl’ünde güzel bir örnek vardır.(Ahzap Suresi 21)
Bir diğer çözümü de İslami sohbet halkalarıdır. Ki insan ne ile meşgul olursa, hayatı ve zihni de o yönde olur.
Önceliği Kuran okumaya vermeni tavsiye ederim. Arapçasını da, Türkçesini de, Tefsirini de oku.
Allah yardımcın olsun kardeşim.
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 30-11-2016, Saat:10:18 AM, Düzenleyen: alpi.