You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İmanın Güzellikleri

İmanın Güzellikleri

Forumcu
İmanın Güzellikleri
BİRİNCİ NOKTA: İnsan, nur-u iman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar; Cennete lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür(küfür karanlığı) ile esfel-i sâfilîne düşer; Cehenneme ehil olacak bir vaziyete girer. Çünkü iman, insanı Sâni-i Zülcelâline nisbet ediyor. İman bir intisaptır. Öyle ise, insan, iman ile insanda tezahür eden sanat-ı ilâhiye ve nukuş-u esma-i rabbaniye(Allahın isimlerinin nakışları) itibariyle bir kıymet alır. Küfür, o nisbeti kat’eder. O kat’dan sanat-ı rabbaniye gizlenir, kıymeti dahi yalnız madde itibariyle olur. Madde ise, hem fâniye, hem zâile, hem muvakkat bir hayat-ı hayvanî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir. Bu sırrı bir temsil ile beyan edeceğiz.

Meselâ, insanların sanatları içinde, nasıl ki maddenin kıymeti ile sanatın kıymeti ayrı ayrıdır; bazen müsavi(eşit), bazen madde daha kıymettar, bazen oluyor ki, beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir sanat bulunuyor. Belki bazen, antika olan bir sanat, bir milyon kıymeti aldığı halde, maddesi beş kuruşa da değmiyor. İşte öyle antika bir sanat, antikacıların çarşısına gidilse, harika-pîşe ve pek eski hünerver sanatkârına nisbet ederek, o sanatkârı yâd etmekle ve o sanatla teşhir edilse, bir milyon fiyatla satılır. Eğer kaba demirciler çarşısına gidilse, beş kuruşluk bir demir pahasına alınabilir.

İşte insan, Cenab-ı Hakkın böyle antika bir sanatıdır ve en nazik ve nazenin bir mucize-i kudretidir ki, insanı bütün esmasının cilvesine(yansımalarına) mazhar ve nakışlarına medar ve kâinata bir misal-i musağğar(küçük misal) suretinde yaratmıştır.

Eğer, nur-u iman içine girse, üstündeki bütün manidar nakışlar o ışıkla okunur. O mü’min, şuur ile okur ve o intisapla okutur. Yani, “Sâni-i Zülcelâlin masnuuyum(sanatlı yaratılmış), mahlukuyum, rahmet ve keremine mazharım.” gibi manalarla, insandaki sanat-ı rabbaniye tezahür eder. Demek, Sâniine intisaptan ibaret olan iman, insandaki bütün âsar-ı sanatı(sanat eserlerini) izhar eder(gösterir). İnsanın kıymeti, o sanat-ı rabbaniyeye göre olur ve ayine-i samedaniye itibariyledir. O halde, şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlukat üstünde bir muhatab-ı ilâhî ve Cennete lâyık bir misafir-i rabbanî olur.

Eğer kat’-ı intisaptan ibaret olan küfür insanın içine girse, o vakit bütün o manidar nukuş-u esma-i ilâhiye karanlığa düşer; okunmaz. Zira, Sâni unutulsa, Sânia müteveccih manevî cihetler de anlaşılmaz; adeta baş aşağı düşer. O manidar âli sanatların ve manevî âli nakışların çoğu gizlenir; baki kalan ve göz ile görülen bir kısmı ise, süflî esbaba ve tabiata ve tesadüfe verilip, nihayet sukut eder. Her biri birer parlak elmas iken, birer sönük şişe olurlar. Ehemmiyeti yalnız madde-i hayvaniyeye bakar. Maddenin gayesi ve meyvesi ise, dediğimiz gibi, kısacık bir ömürde, hayvanatın en âcizi ve en muhtacı ve en kederlisi olduğu bir halde, yalnız cüz’î bir hayat geçirmektir. Sonra tefessüh eder, gider. İşte küfür, böyle, mahiyet-i insaniyeyi yıkar; elmastan kömüre kalbeder.

Bediüzzaman..

"Basar(Göz) sanatı(mahlukatı) görürde, basiret(kalp gözü) sanatçıyı(Halıkımızı, Saniimizi, Ma'budumuzu, Rabbimizi) görmezse çok abes olur."

Ne ki SEVDA:Hakka sevdalanmadıktan sonra..
Ne ki HAYAT: Hakkı yaşamadıktan sonra..
Ne ki KAVGA: Hak yolunda olmayınca..
Ne ki ÖLÜM:Şehadet vurmayınca..

[Resim: ry185oo.jpg]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.