بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Bismillahirrahmanirrahim
İMAM MALİK B ENES,İN TEVHİD HAKKINDAKİ BAZI SÖZLERİ
أخرج الهروي عن الشافعي قال: سُئل مالك عن الكلام والتوحيد، فقال مالك: «محال أن يظن بالنبي - صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ -، أنه علَّم أمته الاستنجاء ولم يعلمهم التوحيد، والتوحيد ما قاله النبي - صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ -: «أُمرت أن أقاتل الناس حتى يقولوا لا إله إلا الله» فما عصم به المال والدم حقيقة التوحيد»
1- el-Herevi,nin Şafii,den yaptığı bir rivayete göre Malik kelam ve tevhid hakkında soruldu Malik de şöyle cevap verdi; Allah Rasülü,nün sallallahu aleyhi ve sellem ümmetine istincayı öğretip tevhidi öğretmemiş olması muhaldir Tevhid Allah Rasülü,nün söylemiş olduğu şu sözdür; İnsanlarla La ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum (Buhari No;1399) Mal ve can ancak tevhidin hakikatı ile korunabilir (el-Harevi Zemmu,l-Kelam K-210)
وأخرج الدارقطني عن الوليد بن مسلم قال: «سألت مالكًا والثوري والأوزاعي والليث بن سعد عن الأخبار في الصفات فقالوا أمروها فجاءت»
2- Darakutni,nin Velid b Müslim,den yaptığı rivayette Velid diyor ki; Malik,e Sevri,ye Evzai,ye Leys b Sa,d,a sıfatlar hakkındaki haberleri sordum dediler ki; Sıfatları olduğu gibi kabul edin. (ed-Darakutni.s.75 el-Acurri eş-Şeria.s.314 el-Beyhaki el-İtikad.s.118 İbn-i Abdilber et-Temhid 7/149
وقال ابن عبد البر: «سُئل مالك أيُرى الله يوم القيامة؟ فقال: نعم يقول الله عز وجل: {وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ} [القيامة: 22]. وقال لقوم آخرين: {كَلَّا إِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَ} [المطففين: 15]
3- İbn-i Abdilber diyor ki; Malik,e Allah ahirette görülürmü dediler Malik Evet dedi Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; O gün Rablerine bakan pırıl pırıl parlayan yüzler vardır (Kıyamet:22) Diğerleri için de: Hayır o gün onlar Rablerini göremiyeceklerdir. (el-Mutaffifin:15) el-İntika.s.36
وأورد القاضي عياض في ترتيب المدارك عن ابن نافع
وأشهب قالا: وأحدهم يزيد على الآخر يا أبا عبد الله: {وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ} ينظرون إلى الله؟ قال: نعم بأعينهم هاتين؛ فقلت له: فإن قومًا يقولون لا ينظر إلى الله، إن ناظرة بمعنى منتظرة إلى الثواب قال: كذبوا بل ينظر إلى الله، أما سمعت قول موسى عليه السلام: {رَبِّ أَرِنِي أَنْظُرْ إِلَيْكَ} [الأعراف: 143]، أفترى موسى سأله ربه محالاً؟ فقال الله: {لَنْ تَرَانِي} [الأعراف: 143] أي في الدنيا لأنها دار فناء، ولا ينظر ما يبقى بما يفنى، فإذا صاروا إلى دار البقاء نظروا بما يبقى إلى ما يبقى وقال الله: {كَلَّا إِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَ} [المطففين: 15].
Kadı İyad Tertibu,l-Medarik,te İbn Nafi ve Eşheb,den şöyle rivayet ediyor: Biri diğerine geçiyor ey Abdullah,ın babası dediler O gün Rablerine bakan pırıl pırıl parlayan yüzler vardır (Kıyamet,22) Allah,a mı bakarlar.? Malik: Evet Bu iki gözüyle bakarlar ded. Ona dedim ki Bazıları Onlar Allah,a nazar edemezler Ayetteki nazire (bakıcıdırlar) sözü Rablerinin sevabını beklerler demektir diyorlar Bunun üzerine Malik Onlar yalan söylüyorlar dedi Musa,nın aleyhisselam sözünü duymadın mı hiç O Rabbine Ey Rabbim Bana göster Sana bakayım (A,raf:143) demedi mi.? Sen Musa,nın Rabbine olması mümkün olmayan bir şey mi sorduğunu zannediyorsun Allah Azze ve Celle,de Beni asla göremeyeceksin A,raf:143) derken şu fani dünya hayatını kast ediyor. Baki olana fani olan bakamaz. Beka diyarı olan ahirete gittiklerinde baki olanlar baki olana bakarlar Allah Teala şöyle buyuruyor: Hayır Onlar o gün Rablerini göremiyeceklerdir. (el-Mutaffifin:15) Tertibu,l-Medarik (2/42)
وأخرج أبو نعيم عن جعفر بن عبد الله قال: «كنا عند مالك بن أنس فجاءه رجل فقال: يا أبا عبد الله، الرحمن على العرش استوى، كيف استوى؟.
فما وجد مالك من شيء ما وجد من مسألته. فنظر إلى الأرض وجعل ينكت بعود في يده حتى علاه الرحضاء - يعني العرق - ثم رفع رأسه ورمى بالعود وقال: الكيف غير معقول، والاستواء منه غير مجهول، والإيمان به واجب، والسؤال عنه بدعة وأظنك صاحب بدعة وأمر به فأخرج
4- Ebu Nuaym Ca,fer b Abdullah,tan rivayet ediyor; Biz Malik b Enes,in yanındaydık Bir adam gelip: Ey Abdullah,ın babası Rahman arş üzerine istiva etti ne demektir Allah arş,a nasıl istiva eder diye sordu İmam Malik bu soru üzerine çok öfkelendi Yere bakarak elindeki çöplerle yeri karıştırmaya başladı ter içinde kalmıştı Sonra başını kaldırarak elindeki çöpü attı ve Nasıllığına akıl erdirilemez İstiva Allah için malumdur Buna iman vacip hakkında soru sormak ise bid,attir Seni de bir bid,at sahibi olarak görüyorum dedi daha sonra da adamın çıkartılmasını emretti ve adam çıkarıldı. (el-Hilye.c.6 s.325-326 es-Sabuni Akidetu,s-Selef.s.17-18)
وأخرج أبو نعيم عن يحيى بن الربيع قال: «كنت عند مالك بن أنس ودخل عليه رجل فقال يا أبا عبد الله، ما تقول فيمن يقول القرآن مخلوق؟
فقال مالك: زنديق فاقتلوه، فقال: يا أبا عبد الله إنما أحكي كلامًا سمعته، فقال: لم أسمعه من أحد إنما سمعته منك، وعظم هذا القول»
5- Ebu Nuaym Yahya b Rebi,den rivayet ediyor: Ben Malik b Enes,in yanındaydım Bir adam gelip Ey Abdullah,ın babası Kur,an yaratılmıştır diyen kimse hakkında ne diyorsun diye sordu Malik O zındıktır Onu öldürün dedi Adam Ey Abdullah,ın babası Ben yalnızca duyduğum bir sözü söylüyorum deyince İmam Malik Ben şimdiye kadar bu sözü senden başka hiç kimseden duymadım diyerek onun sözünü çok büyük birşey olarak yorumladı. (el-Hilye.c.6.s.325 el-Lalekai Şerh Usuli İ,tikad Ehli,s-Sünneti ve,l-Cemaati.c.1.s.249)
وأخرج ابن عبد البر عن عبد الله بن نافع قال: «كان مالك بن أنس يقول من قال القرآن مخلوق يوجع ضربًا
6- İbn Abdilber Abdullah b Nafi,den rivayet ediyor: Malik b Enes diyor du ki: Kim Kur,an yaratılmış derse döverek canı yakılır ve tevbe edinceye kadar hapsedilir. (el-İntika.s.35)
وأخرج أبو داود عن عبد الله بن نافع قال: «قال مالك: الله في السماء وعلمه في كل مكان
7- Ebu Davud Abdullah b Nafi,den rivayet ediyor: Malik Allah semadadır İlmi ise her yerde derdi. (Ebu Davud Masaili,l-İmam Ahmed.s.263 Abdullah b Ahmed es-Sünne.s.11)
أخرج أبو نعيم عن ابن وهب قال: «سمعت مالكًا يقول لرجل: سألتني أمس عن القدر؟ قال: نعم، قال: إن الله تعالى يقول: {وَلَوْ شِئْنَا لَآَتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَاهَا وَلَكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنِّي لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ} [السجدة: 13].
فلا بد أن يكون ما قال الله تعالى
8- Ebu Nuaym İbn Vehb,den rivayet ediyor Malik,i bir adama şöyle derken işittim Dün bana kader hakkında sormuştunuz Adam Evet dedi Bunun üzerine Malik; Dileseydik her bir nefse hidayetini verirdik Fakat benden söz hak olmuştur. Cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım (es-Secde:13 ) ayetini okudu ve şüphesiz Allah,ın dediği olacaktır dedi.el-Hilye.c.6.s.326
أخرج ابن عبد البر عن عبد الرزاق بن همام قال: «سمعت ابن جريج وسفيان الثوري ومعمر بن راشد وسفيان بن عيينة ومالك بن أنس يقولون: الإيمان قول وعمل يزيد وينقص»
9- İbn Abdilberr Abdürrezzak b Hammam,dan rivayet ediyor:İbn Cureyc Sufyan es-Sevri Ma,mer b Raşid Sufyan b Uyeyne ve Malik b Enes,i: İmam söz ve ameldir artar ve eksilir derlerken işittim. el-İntika.s.34
وأخرج أبو نعيم عن عبد الله بن نافع قال: «كان مالك بن أنس يقول: الإيمان قول وعمل
10- Ebu Nuaym Abdullah b Nafi,den rivayet ediyor: İmam Malik b Enes İman söz ve ameldir derdi. el-Hilye.c.6.s.327
وقال مالك بن أنس: إياكم والبدع، قيل: يا أبا عبد الله، وما البدع؟ قال: أهل البدع الذين يتكلمون في أسماء الله وصفاته وكلامه وعلمه وقدرته، ولا يسكتون عما سكت عنه الصحابة والتابعون لهم بإحسان. وقالوا: لو كان الكلام علماً لتكلم فيه الصحابة والتابعون كما تكلموا في الأحكام، ولكنه باطل يدل على باطل.
11- İmam Malik bin Enes r.a. dedi ki; "Sizleri bidatlerden sakındırırım!" denildi ki; "Ey Ebu Abdullah! Bidatler nedir?" dedi ki; "Bidat ehli; Allah'ın isimleri, sıfatları, kelamı, ilmi ve kudreti hakkında, sahabelerin ve onlara güzellikle tabi olanların sustukları yerde susmayıp konuşanlardır. Derler ki; kelam bir ilim olsaydı, onu hükümler hakkında konuştukları gibi sahabeler ve tabiin konuşurdu. Lakin batıl ancak batıla götürür. Begavi Şerhus-Sunne (1/217) İbn Muflih Adab (1/227) Esbahani el-Hucce (v.8/a)