Bu yazılarımı, Ehl-i sünnet alimlerinin kıymetli eserlerini kaynak alarak, Ehl-i sünnet itikadına uygun olarak yazacağım. Buna mecburum çünkü bilgisiz ve cahil insanlar, İslam düşmanlarının sözlerine aldanabiliyor. Bu nedenle, İslam'ı gerçekleriyle beraber öğretmek en doğrusudur.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Hadis-i şerifte, (Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılır, yetmiş ikisi Cehenneme gider, yalnız bir fırkası kurtulur. Bu fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir) buyuruldu. Bu fırkaya Ehl-i sünnet denir. (2/67)
Kur'an-ı kerim de mealen buyuruluyor ki:
(İnsanlar, dinde çeşitli gruplara bölündüler. Her grup, kendi yolunu doğru sanıp sevinmektedir.) [Müminun 53]
Bir kimse, kendi başıan Kur'an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri okuyarak doğru yolu bulamaz. Zaten bu nedenle insanlar günümüzde cahilleşiyor ve bilip bilmeden İslam düşmanlarının tuzaklarına düşüyorlar. Bu nedenle işin ehli olan alimlere ihtiyaç muhakkaktır. 72 sahte altının içine bir tane hakiki altın konsa bunu sarraflardan başkası anlayamaz. Fırkalar da bunun gibidir. 73 tane fırkadan hangisinin doğru olduğunu ancak Ehl-i sünnet alimleri anlar.
Akıl ile doğruyu bulmak, çok zor hatta güçtür. Her fırkadaki insan, "Bu fırka doğru yolda" diyor. Bu nedenle doğrusunu bulmak çok zordur. Akla uyulursa, insan sayısı kadar fırka çıkar. Allah, bize doğru yolun nasıl olduğunu göstermiştir.
Piyasada çok kitap oluştu, bizim bunlar için iyi veya kötü dememizin bir önemi yok. Bunun ölçüsünü biz bilemeyiz. Eğer elimizde ölçü olsaydı, doğrusunu bulabilirdik. Ölçü, Ehl-i sünnet alimlerinin dedikleridir. Ölçüyü İmam-ı Rabbani hazretleri veriyor:
Bir hükmün doğru veya yanlış olduğu Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiklerine uygun olup olmamakla anlaşılır. Çünkü Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiklerine uymayan her mana, her buluş kıymetsizdir. Çünkü her sapık, Kur'an ve sünnete uyduğunu sanır, sapıklığının doğru olduğunu iddia eder. Yarım aklı, kısa görüşü ile, bu kaynaklardan yanlış manalar çıkarır. Doğru yoldan kayar, felakete gider. Ayet-i kerimede, (Kur'an-ı kerimde bildirilen misaller, çoklarını küfre sürükler, çoklarını da hidayete ulaştırır) buyuruluyor. Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdikleri manalar doğrudur, bunlara uymayanlar yanlıştır. (1/286)
Demek ki doğru olmanın ölçüsü Ehl-i sünnet alimlerine uymaktır. Yine Ehl-i sünnet buyuruyor ki:
Allahü teala, İslamiyet'î doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Allah sözünden dönmez. Bunun için, Ya Rabbi, sana inanıyorum, seni ve Peygamberlerini seviyorum. İslam bilgilerini doğru olarak öğrenmek istiyorum. Bunu bana nasip et ve beni, yanlış yollara gitmekten koru diye dua etmeli, istihare yapmalı! Cenab-ı Hak, o kimseye doğru yolu gösterir.
Allahü tealanın sözüne güvenilmeli, Ona inanmalı ve sığınmalıdır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Doğru yolu arayanları, saadete ulaştıran yollara kavuştururuz.) [Ankebut 69]
(Allah, kendisine yöneleni doğru yola iletir.) [Şura 13]
(Allah asla verdiği sözden dönmez.) [Zümer 20]
Şu anda çeşitli gruplardaki insanlar da, böyle dua etmekten çekinmemeleri gerekir. Haşa Allahü teala yanlış yapmaz. Belki yanlış yoldayım diye düşünerek, Ya Rabbi kimler doğru yolda ise, senin rızan kimlerle ise, bana onları sevmeyi, onlarla beraber olmayı nasip eyle diye dua etmelidir. Eğer doğru yoldaysa, bir zarara uğramaz. Yanlış yolda ise, doğru yola gelir. Kurtulmuş olur. Böyle dua etmekten çekinmemek gerekir. Belirttiğimiz gibi Allah'a dua eden, gerçekten doğru yolu bulur.
Dünyadan herkes ahirete yolculuk yapıyor, oraya gidiyor. Herkes bir vasıtaya binip gidiyor. Bir vasıtaya binmek önemli değildir, asıl önemli olan doğru vasıtaya binmektir. Düşünün ki Kabe'ye gideceksiniz. Ama Paris'e giden uçağa bindiniz. Niyetiniz halis de olsa, Paris'e gitmiş olacaksınız.
Allahü teala rızka kefildir, ama imana kefil değildir. İtikadını düzeltmesi gerekir. Doğru iman sahibi olmaya çalışmalıdır. Doğru itikad Ehl-i sünnet itikadıdır. Doğru itikad 1 rakamı gibidir. İhlaslı ibadetler sağına konan 0 [sıfır] rakamı gibidir. Bir sıfır konunca 10, iki sıfır konunca 100 olur. Sıfırlar arttıkça değer de artar. Ama 1 çekilirse hepsi sıfır olur. İhlassız, riya ile yapılan ameller de soldaki sıfır gibidir. Değersizdir. İtikad doğru olunca, insanların ihlasla ve ilmiyle yaptığı amelle ibadetinin değeri artar. Ama doğru itikad yoksa yani Ehl-i sünnet değilse, ibadetlerimiz kabul olmaz. Soldaki sıfır gibi değersizdir.
Bütün dünya bize verilse de itikadımız düzgün değilse, halimiz çok kötüdür, acınacak durumda oluruz. Eğer bütün dertler bize verilirse, itikadımız doğru ise, bunun önemi yoktur. Doğru itikadın Ehl-i sünnet vel-cemaat olduğunu İslam alimleri ittifakla bildirmişlerdir. Ehl-i sünnet bu nedenle önemlidir. Doğru itikadın önemini ileriki zamanlarda da aktaracağız.
İslami Forumdan Hakikat