Türkiye'de İlahiyat Fakültelerinde başta İslamiyet olmak üzere, değişik dinler incelenmektedir. Müftüler, din adamları bu fakültelerde yetişir. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda anayasa gereği zorunlu okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi öğretmenleri ile İmam Hatip Liseleri'nde ve Anadolu İmam Hatip Liseleri'nde din ile ilgili meslek derslerini veren öğretmenler de bu fakültelerde yetişir.( Bizede bu bozulmuş tahrif olmuş dini sözüm ona bu dinsizler öğretir)
DÜNYA'DAKİ DURUM
Özellikle Hristiyanlık ve Yahudiliğin çoğunluk olarak kabul gördüğü ülkelerde ilgili ilahiyat fakültelerinde başlıca bu dinler olmak üzere diğer dini bilgi ve birikime dair eğitimler verilmektedir.(Yani bozulmuş hristiyanlık bozulmuş yahudilik nasıl öğretiliyorsa bozdukları İslam'ıda öyle öğretiyorlar) (Kaynak Wikipedia)
1949 Yılında Amerika'dan 300 kişilik heyet geliyor. Onların planlaması ile ilahiyat fakültesi kuruluyor.Bu fakültelere kavmi sadık (Ermeni,Rum,vs...) vatandaşların çocukları alınıyor. Burdan yetişenler Diyanet başkanlığında yönetici oluyor.Böylece kaleyi içeriden fethediyorlar.Uyanmamız lazım artık. Lütfü Doğan'dan başka bu makama doğru düzgün bir adam gelmemiştir. Bu günkü yaşanılan din işte böyle yozlaştı.Bu münafıklar bu işin başında kaldığı müddetçe düzelmeyecek. Bu insanlar çıkıyorlar ahkam kesiyorlar dinde şu yok bu yok diye.Peki sizin gibi bir şey var mı dinde? Necip fazıl ne güzel demiş;Bizde profesör derler kitap yüklü eşeğe... Uzun uzun yazmak istemiyorum.Anlayan anladı kalın, Selametle.