Sâlikâ dinle beni diyem sana bir hoşça râz
Çün gereklidir be-gâyet eyle gönülden rikâz
Ey doğru yolda olan kişi! Dinle beni. Sana güzel bir sır vereceğim
Söyleyeceğim sır çok önemlidir, bu sırra gönülden bağlan
Hak Te’âlâ Hazretleri buyurdı gizlü kenz idim
Halkı yaratdım ki bilsünler beni bî-inhicâz
Hakk Teala Hazretleri buyurdu ki: “Ben gizli bir hazine idim.
Halkı beni hakkıyla bilsinler diye yarattım.”
Bildiler anı bilenler oldılar üç tâ’ife
Birisinin bildiği çok biri evsat biri az
O’nu bilenler bildi. O’nu bilenler üç sınıfa ayrılırlar;
bir sınıf çok iyi, bir sınıf orta, bir sınıf da az bilir.
Biri taklîd ile bildi biri istidlal ile
Biri tahkik ile bilüb itdi Hakka inhiyâz
Birisi taklid ederek öbürü delil bularak bildi
Birisi de Hakk’ı manen görerek anladı, bildi ve O’na bağlandı.
Şol mukalliddir ki ilden işidüb bildi anı
Müstedil naklen ü ‘aklen bilüben oldı türâz
Taklit edenlerler Hakk’ı, gerçekten bilen kişilerden işitip öğrendi
Dileyen rivayet ve hikaye ederek akıl yolu ile buldu O’nu
Bildi Allahı muhakkak bî-gümân ‘ayne’l-yakîn
Cümlesinden anı a’lâ eyledi ol bî-niyâz
Şüphesiz ki Allah’ın yarattıklarına bakıp eşyada ve olaylarda Allah’ı görenler
Hem kalp yolu ile müşahede edenler Allah Teala’yı daha iyi bildiler ve O’nu daha iyi tanıdılar
Kim ki bu sırra olursa âşinâ Hakkı bilür
Hakkı bilmek diler isen bunı levh-i dilde yaz
Kim ki bu sırra sıkıca sahip olursa Hakkı bilir
Hakkı bilmek istersen bu sırrı kalp levhana nakşet
Ma’rifet virildi inşâna hemîn gayride yok
Anın içün oldı inşân cümle mahlûkdan firâz
Allah insanlara diğer mahlukatdan ayrı olarak marifet vermiştir
Bunun içindir ki insanoğlu diğer mahlukatdan farklıdır
Ma’rifet didikleri bir feyz-i Rabbânî-durur
‘İlm-i zahir ile ancak kişi anı bulamaz
Marifet dedikleri Allah yolunda ilerlemeyi sağlayıcı rabbani bir lutuftur
Müslümanlar, marifeti gözle görülen ilimlerle bulamaz
‘İlm-i bâtın zâkirin kalbinde tîz hâsıl olur
Zühd ü takva itmek ile kimse ‘arif olamaz
Devamlı Allah Teala Hazretlerini zikreden zakirin kalbinde,
Gizli alemin sırları çabucak hasıl olur. Sadece zühd hayatı yaşamakla olmaz.
Okusan bin cild kitabı eylesen bin yıl ‘amel
Ma’rifetden zerre tammaz kalbine gel itme nâz
Bin cilt kitap okusan, okuduklarınla bin yıl amel etsen
Kalbine marifetullahtan bir damla bile damlamaz gel etme naz
Hem bu denlü olsa ‘ömrin eylesen hac her sene
Her gice kılsan kamu şart-ıla bin rek’at namaz
Hem bin sene ömrün olsa, her sene hacca gitsen
Her gece bütün şartlarına riayet ederek bin rekat namaz kılsan
Sâ’im olsan her gün asla yimesen hem içmesen
Cân kulağı ders-i ‘irfan noktasını tuyamaz
Oruçlu olsan her gün, asla yemesen içmesen
Kalbin marifet, keşf, hads, ilham, sezgi, manevi ve ruhani tecrübe ile elde edilen bilgi noktasına gelemez.
Cümle halk olsa muhibbin itseler i’zâz seni
Anı ‘izzet sanma çün Hakk ile olur i’tizâz
Bütün halk senin sevenin olsa, sana ikram ve lütufta bulunsalar
Sen bunları değerli sanma! Çünkü aziz olmak sadece Hakk ile olur
Dir isen kim nice tahsîl olunur bu ma’rifet
Cân u dilden dinle diyem sana eyle iktiyâz
Eğer bana sorarsan ki bu marifet dediğin nasıl öğrenilir
Beni can u gönülden dinle ve hemen dediklerimi uygulamaya başla
Ma’rifet gönülde toğar cezbe ile gün gibi
Cezbe de zikr-ile tolub kalbe ider ihtizaz
Marifet cezbe ile gönülde gün gibi doğar
Cezbe de kalbe zikir ile dolup onu titretir, ferahlatır
Zikrin envâ’ı dahi çokdur kamunın efdali
Nefy-ile isbât buyurdı sâkin-i arz-ı Hicaz
Allah Teala Hazretlerini zikretmenin çeşidi çoktur.
Fakat kainatın efendisi Muhammed (SAV) efendimiz zikirlerin en güzelinin kelime-i tevhid “lailahe illallah” olduğunu buyurmuştur
Bu yola şeyhsiz sülük itmekde var havf u hatar
Bir icazet sahibi şeyhden izin al kıl cihaz
Bu yola şeyhsiz girmek korkulu ve tehlikelidir
İcazet sahibi bir şeyhten izin alıp yola devam etmek gerekir
Bulamazsan şeyhi sana benden olsun izn-i tâm
Eyle imdi zikr-i Hudâ itme asla ihtiraz
Eğer bir şeyh bulamaz isen ben sana tam, eksiksiz izin verdim
Şu andan itibaren Allah’ın zikrini dilinden düşürme ve asla itiraz etme
Bu icazet ‘âmmedir virdim izin isteyene
Tâ kıyamet günine dek zâkirine var cevaz
Bu icazet bütün halk için geçerlidir, izin isteyene izin verdim
Ta kıyamet gününe kadar zikretmek isteyene izin var
Yazana okuyana dinleyene virdim izin
Bu hakîkat emridir zann itmeniz emr-i mecaz
Yazana, okuyana, dinleyene izin verdim
Bu bir hakikat sahibinin emridir, mecazi bir emir sanmayınız
Didi Peygamber ki taşa hüsn-i zann iden dahi
Nef’ini bulur o taşın menzili olur nişâz
Peygamber buyurmuştur ki: “taşa iyi zan ile bakan, o taştan fayda bulur”
Her kim eyler bu icâzet-nâmeye hoş hüsn-i zann
Anı Allah ehl-i ‘irfandan ider mahrum komaz
Her kim ki bu icazetnameye sevgi ile hoş bakarsa,
Allah onu irfan ehli zümresine katar ve mahrum bırakmaz
Girmek istersen erenler zümresine ey ‘azîz
Turma dâ’im eyle tevhîd gice gündüz kış u yaz
Ey aziz! Eğer erenler zümresine girmek istersen,
Durma daima gece gündüz, kış yaz demeden kelime-i tevhidi tekrarla
Dört neferden ‘uzlet eylersen bulursın tîz murâd
Ehl-i dünyâ ehl-i gaflet ehl-i bid’at hîle-bâz
Eğer dört askerden kaçarsan isteklerine çabucak ulaşırsın:
Dünyayı sevenlerden, gaflette olanlardan, dinimizin özünü bozanlardan, hile yapanlardan, iki yüzlülükle ibadet edenlerden
Kesme dilden her nefes her dem beher hâl zikri sen
Zâkirin kalbine şeytân mâsivâyı koyamaz
Dilinden her an, her nefeste “la ilahe illallah” zikrini düşürme
Çünkü zikredenin kalbine şeytan musallat olup ta dünya sevgisini, günahın suçları sokamaz
Bulmadım bir şeyh deyüb terk itme zikrullahı çün
Sana Kuddûsî icazet virdi oldun sen mücâz
Kamil bir şeyh bulamadım diye sakın zikrullahı terk etme bu kuddusi artık sana izin verdi
Dediklerimi tutup yoluna devam edersen devamlı izinli olur ve sonunda da irfan ehli olup mezun olursun.