![[Resim: dost.jpg]](http://img2.blogcu.com/images/k/e/l/kelimelerinahengi/dost.jpg)
Ah , tembel hüznüm! Tut kolundan Getir onu bana. Gelemiyorsan tut kolumdan beni götür ona . Coskusunu imanin , bilgeligin . Mavi bir gömlek ve beyaz bir pantolon olsun üzerimde. Keten. Medine havaalaninda sirt cantami yere koyup , sol elim cebimde sag elimde alnimdaki teri silerken, saclarimi düzeltirken derin bir nefes alayim her seyin üstüne. Isa solugu gibi bir nefes . Bulundugum yerde üc yüz altmis derece dönerek seyredeyim seni hayatimin ciplak gercegi. Bir Taksi bulayim sonra : `` Son Peygamber'in evine, lütfen!`` Bu bir eve dönüs yolculugudur. Günesli bir yaz sabahi , bütün ailenin bir arada oldugu kahvaltiya yetismek gibidir. Peygamber efendimizle, degerli arkadaslariyla birlikte kahvalti etmek, Hazreti Ömer'le yumurta tokusturmak icindir...
Sol kolumu koltugun üstüne uzatmisken arka pencereden arkama bakayim. Emin olayim hatalarimin, zaaflarimin, kanli sesimin beni takip etmediginden. (Herkes bunun icin mi bakar arkasina?) Yanimda güzelliklerim kadar kücük bir sirt cantasi. Onu SIMSIKI tutayim. Birakmayayim.
Kahvaltinin bittigini, masanin toplanmis oldugunu, herkesin gittigini görmekten korkarak, günahla sürmelenmis gözlerimle seyrediyorum dünyayi... Ve ben askin, sefkatle bir kusurumu düzeltir gibi, gömlegimin yakalarini düzelten eller oldugunu biliyorum.
O elleri özlüyorum...