You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İbni Teymiyye'den nakil

İbni Teymiyye'den nakil

Kıdemli Üye
İbni Teymiyye'den nakil
Sual: İmam-ı Sübkî hazretleri, (İlmi aklından çok olan İbni Teymiyye'ye, Şeyh-ul-İslam diyenin kafir olacağını söyleyenler vardır) derken, İbni Abidin hazretleri, Şeyhülislam diyerek İbni Teymiyye'den nakil yapıyor. Farklı görülen bu iki durumun doğrusu nedir?

CEVAP
Bir insan, kafir iken Müslüman, Müslüman iken de kafir olabilir. Aynı şekilde Ehl-i sünnet iken, bid'at ehli, bid'at ehliyken Ehl-i sünnet olabilir. Bu her durum için geçerlidir. Mesela İmam-ı Eş'ari hazretleri, Mutezile iken, sonradan Ehl-i sünnet olmuştur. İbni Teymiyye ise, önceleri Hanbeli fıkıh ve hadis alimi iken, daha sonra Mücessime fırkasının etkilerinden etkilenip Allahü tealaya cisim diyerek Ehl-i sünnetten ayrılmıştır.

İbni Teymiyye, Hanbeli mezhebinde yani Ehl-i sünnetti. Fakat ilmi çoğalıp, fetva makamına yükselince, kendi fikirlerini beğenmeye, kendini Ehl-i sünnet alimlerinden üstün görmeye başladı. İlminin çoğalması, sapıtmasına sebep oldu. Hanbeli'den de ayrılmış oldu. Çünkü dört mezhepten birinde olabilmek için, Ehl-i sünnet itikadında olmak lazımdır. Ehl-i sünnet itikadında olmayanın Hanbeli mezhebinde olduğu söylenemez. (S. Ebediyye)

(Kalb dönektir) buyuruluyor. Peygamber efendimiz hep Ehl-i sünnette kalmamız için, (Allahümme, yâ mukallibel kulûb, sebbit kalbi, ala dinik = Ey büyük Allah'ım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dininde sabit kıl, yani dininden döndürme, ayırma!) diye dua etmemizi istemiştir. (Tirmizî)

(Allahümme yâ Musarrifel kulûb sebbit kalbi alâ taatik = Ey kalbleri istediği gibi tasarruf eden Allah'ım, kalbimi senin taatın, ibadetin üzerinde sabit kıl!) diye dua etmemizi de bildirmiştir. (İ. Sünnî)

Allame Ebu Zühre, (Tarih-ul-mezahib-il-islamiyye) kitabında yazdığı gibi, hicretin dördüncü asrında, Hanbeli mezhebinden ayrılan bazı kimseler, kendilerine Selefi ismini verdiler. Yine Hanbeli mezhebinde olan Ebülceref ve İbnülcevzi gibi alimler, bu Selefilerin, Selef-i salihinin yolunda olmadıklarını bildirerek, bu fitnenin yayılmasını önlediler. Yedinci asırda, İbni Teymiyye, bu fitneyi tekrar alevlendirdi. (S. Ebediyye)

İbni Abidin'de, (Hanbeli mezhebinde olan Şeyhülislam İbni Teymiyye'nin (Es- Sar-ül- meslul) kitabında deniyor ki...) diye yazılmıştır. Mücessime olduktan sonra yazdığı kitap değildir. Yoksa o yazıyı Hanbeli mezhebindeyken yazmıştır. Bu, onun suçu değildir. Hanbeli mezhebinden çıkmıştır, bu yazı onun bid'at ehli olmadığını göstermez.
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.