You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hz. Nuh'un Gemisine Binmeyen Kadın

Hz. Nuh'un Gemisine Binmeyen Kadın

Kıdemli Üye
Hz. Nuh'un Gemisine Binmeyen Kadın
“Ve Eğer Allah sana bir üzüntü verecek olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O'nun lütfunu geri çevirecek yoktur. Allah, fazlını kullarından dilediğine verir. Allah Gafur'dur (bağışlayandır), Rahimdir (esirgeyendir)" (Yunus;107)

Allah-u Zülcelal, ayet-i kerimede kullarına, kendi kudret ve azametini beyan ediyor. Bu ayet-i kerimeden bize düşen ders, her şeyin Allah-u Zülcelal'den olduğuna inanmaktır. İster hayır olsun, ister musibet olsun her şeyi Allah-u Zülcelal verir ve bu verdiğini insanın üzerinden kaldıracak olan da yine O'dur. Peygamberler, Evliyalar, Melekler; Allah-u Zülcelal'e karşı sadece şefaatçidirler. Yalnızca rica ederler. Onların elinde de başka bir şey yoktur. Allah-u Zülcelal, yaratmış olduğu mahlukata karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. Allah-u Zülcelal, zerre kadar bir şeyi dahi unutmaz. Göklerde, yeryüzünde, yerin dibinde, her ne yaratmışsa hepsinden saniyesi saniyesine haberdardır.

Enes bin Malik (Radıyallahu anh) buyuruyor ki: “Bir gün Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Medine'nin dışına çıktık. Bir kuş yüksek sesle öyle güzel ötüyordu ki, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ashab-ı Kiram’a dönerek: -Biliyor musunuz bu kuş ne diyor? Diye sordu. Ashab-ı Kiram: -Hayır, Ya Resulellah! Allah ve Resulü bilir, diye cevap verdiler. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: -Kuş diyor ki: “Ya Rabbi! Sen, benim gözlerimi aldın, beni âmâ ettin. Aç kaldım, beni doyur, Ya Rabbi!..”

Biz kuşa bakarken, bir müddet sonra, ağzında yiyecek olan başka bir kuş gelip, ağzındaki yiyeceği âmâ olan kuşun ağzına koydu, o da yedi. Ve öbür kuş uçup gitti, âmâ kuş güzel, güzel ötmeye devam etti.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) yine Ashab-ı Kirama dönerek: -Biliyor musunuz, kuş şimdi ne diyor? Diye sordu. Ashab-ı Kiram:
-Allah ve Resulü bilir, dediler. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) buyurdu ki: -Diyor ki: “Allah-u Zülcelal'e hamdü senalar olsun ki, kendisini zikreden şahsı unutmuyor. Ben Allah'a yalvardım ve O'nun Rezzak olduğuna inandım. O da beni unutmadı ve rızkımı gönderdi."

İşte, Allah-u Zülcelalin kâinatın neresinde, yaratmış olduğu bir mahluğu varsa, hepsinden haberdardır. Böyle kudret ve azamet sahibidir. O'ndan gafil kalmamak lazımdır.

Kur'an-ı Azimüşşan'da geçen Hz. Nuh (Aleyhisselam)'ın kıssası, Allah-u Zülcelal'in kudret ve azametini anlamamız için bize büyük bir derstir. Hz. Nuh (Aleyhisselam)'ın kıssasından, Allah-u Zülcelal'e iman edip ibadet yapmanın menfaatini ve inanmamanın zararının ne olduğunu çok iyi bir şekilde anlayabiliriz.
Hz. Nuh (Aleyhisselam) senelerce kendi kavmini, Allah-u Zülcelal'e iman etmeye çağırdı ama inanmadılar. Bunun üzerine onlara beddua etti.

Allah-u Zülcelal buyurdu ki: -Ya Nuh!

Ben, onları tufan ile helak edeceğim. Nuh (Aleyhisselam): -Biz ne olacağız, Ya Rabbi? Diye sordu. Allah-u Zülcelal ona buyurdu ki: -Bir gemi yap, kendin için ve beraberinde olan mü'minler için. Ve Hz. Nuh (Aleyhisselam) gemiyi yapmaya başladı. Nuh (Aleyhisselam) gemiyi yaparken, kafirler onun yanına gelerek: -Bu nedir? Diye sorup, onunla alay ediyorlardı. Hz. Nuh (Aleyhisselam): -Bu gemidir. Yakında buralar derya-deniz olacak, ama gemiye binenler kurtulacak, diyordu. O zaman bu kafirlerden bir kısmı, iman ettiler ve Hz. Nuh (Aleyhisselam)'a yardımda bulundular. Bir gün iman etmiş olan kadınlardan biri Nuh (Aleyhisselam)'ın yanı gelip: -Ya Nuh! Ne yapıyorsun? Diye sordu. Hz. Nuh (Aleyhisselam): -Gemi yapıyorum. Allah, mü'minleri bu gemi ile kurtaracak, kafirleri ise tufanla helak edecek, dedi. Kadın dedi ki: -Ya Nuh! Ben filan yerdeyim. Evim harabe bir yerdir. O vakit geldiği zaman bana da haber ver.

Hz. Nuh (Aleyhisselam): -Olur, sen evine dön, ben sana haber veririm, dedi. Nuh (Aleyhisselam) gemisini tamamladı. Allah-u Zülcelal’in ayet-i kerimede buyurduğu gibi: "Biz göklerden yağmur kapıları açtık, yerden de sular fışkırttık. İki su birbiri ile buluşup Allah’ın takdir ettiği seviyeye geldiği zaman..." tufan koptu. Bazı rivayetlerde on, bazılarında otuz, bazılarında kırk zira, en yüksek dağların dahi üstüne çıktı. Kâfirlerin hepsi helak oldu.
Tabii bu kadar büyük bir suyun nereye kaybolduğu da önemli bir meseledir.

Bu da Allah-u Zülcelal'in kudret ve azametinin çok büyük bir delilidir. Nitekim Allah-u Zülcelal; "Ey toprak! Suyu yut." Buyurunca, toprak suyu hemen yuttu. Tufan kopup, sular çekildiği halde, o ihtiyar kadın hala Hz. Nuh (Aleyhisselam)'ın haber vermesini bekliyordu. Hz. Nuh (Aleyhisselam)'ın yanına gelerek:

-Ya Nuh! Daha tufan olmadı mı? Diye sordu. Nuh (Aleyhisselam) hayretler içinde kaldı ve: -Sen nerdeydin, tufan oldu? Diye sordu. Kadın dedi ki: -Ben evdeydim.

Bakın! İman insanı nasıl muhafaza ediyor? Sular, en yüksek dağları bile aştığı halde, Allah-u Zülcelal iman eden o kadını harabe olmuş bir evde muhafaza etti. Ama Nuh (Aleyhisselam)’ın oğlu Ken'an, çok yüksek bir dağın tepesinde su geçirmeyecek şekilde bir kale yapmasına rağmen, sular onun kalesini yıktı ve Ken'an sularda boğulup gitti.

Demek ki, iman edip Allah-u Zülcelal'e yönelmek, O'nun ibadetinde, zikrinde bulunmak böyle kıymetlidir. Allah-u Zülcelal bu şekilde davranan kullarını daima muhafaza eder.

İşte bu kıssa, bizim için çok büyük bir derstir. Biz Allah-u Zülcelal'e ne kadar inanırsak, O'nun ibadetini, hizmetini ne kadar yaparsak, O da bizi o derece; hem dünyada hem de ahirette bütün tehlikelerden muhafaza edecektir.

O halde, insan Allah-u Zülcelal’i tam manası ile ve samimi bir kalp ile bağlansa, Allah-u Zülcelal insanın her işini kolay eder. Onun için bizler de bu gibi kıssaları kendimiz için büyük dersler olarak düşünmeli ve gerekli ibretleri bu kıssalardan almalıyız. Hiç bitmeyecek gibi sandığımız bu dünya hayatı bitipte ahirette hesaba çekildiğimizde boşa geçen zamanlarımıza ağlamamamız ve perişan olmamamız için bir an önce tövbe edip Allah’a yönelmeliyiz.

Allah-u Zülcelal hepimize hakiki bir iman ve razı olacağı şekilde amel-i salih nasip etsin. (Amin)

Seyda Muhammed Konyevi Hz. (K.S)
[Resim: allahmuhammedduais5.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.