--------------------------------------------------------------------------------
BİR-İ MAUNNEDE ESİR OLAN İKİ MUHTEŞEM SAHABİDEN BİRİSİ DE HUBEYB R.A DIR. BAKALIM BU YÜCE İNSAN NELERE MARUZ KALMIŞ. VE EFENDİMİZİ NE KADAR SEVMİŞ:
LİHYAN OĞULLARINDAN ADEL VE KARE KABİLELERİ EFENDİMİZE GELİRLER VE İKİ TANE SAHABE İSTERLER. İSLAMI KENDİLERİNE ÖĞRETECEK 10 SAHABEYİ EFENDİMİZ ONLARA GÖNDERİR.BU ON SAHABEDEN 8 İ YOLDA BU HAİN KİŞİLERCE KATLEDİLİR. VE İKİ SAHABE ESİR ALINIR:
1 HUBEYB
2 ZEYD BİN DESİNNE
VE ŞİMDİ BU ESARETİ BİZLER ADIM ADIM GÖRELİM Kİ. EFENDİMİZ NASIL SEVİLİRMİŞ BİRDE SAHABİ GÖZÜYLE BAKIP ANLAYALIM..
BU İKİ SAHABE ESİR ALINDIKTAN SONRA MEKKE MÜŞRİKLERİ TARAFINDAN SATIN ALINIRLAR. VE SAHABİ SEVGİSİ VE SABRI İŞTE BURADA BAŞLAR. BAKALIM NE OLMUŞ:
Kureyş'in kararı bu iki Sahabîyi şehid etmekti. Bir müddet hapiste işkence ve eziyetlere maruz bıraktıktan sonra, bir gün alıp ikisini birlikte Ten'im mevkiine götürdüler. İki kahraman Sahabî son olarak kucaklaşıp birbirlerine sabır tavsiyesinde bulundular.
VE TENİM MEVKİSİ:
Çukur kazılmış, direk dikilmişti. Hz. Hubeyb'i direğe doğru götürdüler. Gönlü Allah ve Resûlünün muhabbetiyle dopdolu Hz. Hubeyb, telâşsız, tereddütsüzdü. Dini uğrunda şehid olmayı en büyük şeref biliyordu. İki rekât namaz kılmak için müsâade istedi. İzin verilince bütün samimiyeti ile Yüce Mevlâsının huzuruna yöneldi
İki rekât namazını kıldıktan sonra müşriklere dönerek,
"Vallahi," dedi, "eğer Hubeyb ölümden korktu da namazı uzattı demeyecek olsaydınız, namazı uzatır ve çoğaltırdım."
Hz. Hubeyb bu hareketiyle, idamdan önce, iki rekât namaz kılma âdetini de başlatan ilk insan oluyordu.
VE MÜŞRİKLERİN ACİZ KALDIĞI NOKTA:
Müşrikler ona,
- "Muhammed'in dinini terk eder ve ecdadının dinine dönersen sana emân veririz!" dediler.
Kahraman Sahabî,
"Vallahi hayır! İslâmdan asla dönmem. Hattâ dünya, içindekilerle beraber bana verilse yine de dönmem!" diye cevap verdi.
Bu sefer müşrikler,
"Doğru söyle, şimdi senin yerinde Muhammed olsa ve sana bedel o öldürülse memnun olurdun, değil mi?" diye sordular. Gönlü Resûlullaha muhabbetle yanıp tutuşan Sahabîden gelen cevap müşrik cânileri şaşırttı, tüylerini diken diken etti:
"Allah'a yemin ederek söylüyorum ki, Peygamberimin ayağına bir diken batmaktansa, evimden, hayatımdan, çoluk çocuğumdan olmaya razıyım
VE RAHMANIN HUZURUNA GİTMEDEN SEVGİLİ İLE SON KEAZ SELAMLAŞMA:
"Allah'ım, şu anda düşman yüzlerden başka yüz göremiyorum. Allah'ım, şurada selâmımı Resûlüne ulaştıracak hiç kimse yok. Ne olur, ona selâmımı Sen ulaştır.
"Allah'ım! Sen, bize Resûlünün peygamberliğini bildirdin. Bize revâ görülenleri de ona sabahleyin bildir."
Bu hazin duâ yapılırken, Resûl-i Ekrem Efendimiz de Medine'de Hubeyb'in selamını, "Aleykesselâm" diyerek aldı. Sonra Ashabına dönerek, "Kureyş, Hubeyb'i şehid etti" buyurdu.VE ÖLÜRKEN BİLE RAHMANIN RIZASINI GÖZETMEK:
Hz. Hubeyb ise şehid edilmeden önce, eli kolu ağaçtan direğe bağlı bekletiliyordu. Karşılarında, babaları öldürülmüş kırk genç ellerinde mızraklarla duruyorlardı. Emir alınca dört bir taraftan mızrakları bu aziz Sahabînin vücuduna batırmaya başladılar. Hubeyb'in işkenceler altında ruhunu teslim etmesini istiyorlardı. Bir ara Hz. Hubeyb'in yüzü Kâbe'ye döndü. Allah'a bundan dolayı hamdetti,
"Hamdolsun O Allah'a ki, yüzümü, kendisinin, Resûlünün ve mü'minlerin razı oldukları kıbleye çevirdi" dedi.
Kureyş müşrikleri buna da tahammül edemediler ve onun yüzünü Kabe'den çevirdiler. Fakat, fedakâr Sahabî yüzü Kâbe'ye doğru şehâdet makamına erişmek istiyordu. Rabb-i Rahimine, "
Allah'ım! Eğer ben Senin katında hayırlı bir kul isem, yüzümü kıblene çevir" diye yalvardı.
Kıbleye çevrilen Hubeyb Hazretlerinin yüzünü müşrikler bir daha başka tarafa çeviremediler...