Erkam, Hz. Ebu Bekir'in tesvikiyle, Ebu Ubeyde b. el-Cerrah ve Osman b. Maz'un ile ayni gun musluman olmustu. Islami kaynaklar onu, musluman olan ilk onbes kisi arasinda saymaktadir. Oglu Osman'a gore ise, yedinci muslumandir. Onun, "Ben islam'da yedinci kisinin ogluyum. Babam yedinci kisi olarak musluman oldu" dedigi nakledilir (Ibni Sa'd, Tabakat, III, 242; Hakim, el-Mustedrek, III, 502; Reckendorf, IA, "Erkam " mad. IV, 316). Resulullah (s.a.s.) ile birlikte basta Bedir ve Uhud olmak uzere, butun savaslara katilmistir. Medine'ye ilk hicret edenlerdendir. Hz. Peygamber onu, Ensar'dan Ebu Talha ile kardes yapmistir. Hicretten sonra, Medine'de Zureykogullari mahallesinde bir evde oturmustur. Bu evin kendisine Hz. Peygamber tarafindan verildigi rivayet edilmektedir (Ibn Sa'd, a.g.e. III, 244).
Erkam denilince akla gelen hususlardan biri de onun "evi"dir. Cunku "Erkam'in evi", islam'da ayri bir ozellige sahiptir. Sozkonusu ev; Kabe'nin batisinda, Safa ile Merve arasinda, Safa tepesinin eteklerinde, hacilarin hacc gorevini yapmak icin gelip gectikleri en islek bir yerdeydi. Erkam, ilk muslumanlarin sikintili gunlerinde evini Resulullah'in ve dolayisiyla islam'in hizmetine sunmustu. Bu hareketiyle o, daima hakkin ve haklinin yaninda oldugunu gostermisti. Hz. Peygamber, kendi evini terkederek bu eve tasindi. Burasi islam'i teblige elverisli emin bir yerdi. Bir sure bu evde emniyet icerisinde islami teblige devam etti. Ancak onun orada ne zaman ve ne kadar kaldigi konusu tartismalidir. Bununla beraber, 615-617 yillari arasinda kaldigi tahmin edilmektedir. Peygamberliginin dorduncu senesinde tasindigi da soylenmektedir.
Erkam'in evi, islam'in ilk yillarinda, Peygamberimize ve ilk muslumanlara bir cesit siginak vazifesi gormustur. Islam'a gonul verenler orada toplanir, cemaat halinde namaz kilarlardi. Hz. Peygamber de onlara, peyderpey nazil olan Kur'an ayetlerini okur, dini hukumleri teblig eder ve oraya gelenleri islam'a davet ederdi. Boylece bu ev, oraya gelen pekcok kimsenin musluman olma serefine nail oldugu bir yer olmustur. Hatta, Hz. Omer gibi islam tarihinin en muhim sahsiyetlerinin hidayetine de sahne olmustur. Onun musluman olusundan sonra Hz. Peygamber bu evden ayrilmistir. Cunku Hz. Omer'in islam'a girisi, muslumanlara guc kazandirmis ve daha rahat hareket etmelerini saglamistir. O donemde Mekkeli musriklerin ilk muslumanlara uyguladiklari amansiz baski ve iskence gozonunde bulundurulacak olursa, Hz. Erkam'in evini islam'in tebligi ugrunda Resulullah'in hizmetine sunmus olmasinin mana ve onemi daha kolay anlasilacaktir. Iste bu ozelliginden dolayi ona "Daru'l-Islam ", "Beytu'l-Islam " gibi isimler verilmistir. Hatta bu evin, islam ugrunda vakfedilen ilk bina oldugunu soyleyenler de olmustur. Bu hizmetinden dolayi Erkam ve evi, muslumanlarca hep saygi ile anilmistir. Evin diger bir ozelligi de, islam'a ilk girenlerin sirasini ve dolayisiyla islam'a giriste kimin kime sebkat ettigini tespit konusunda, tarih baslangici olarak kullanilmis olmasidir. Tarihciler bu hususa buyuk onem vermislerdir. Ayrica bu ev islam'in yapilan gizli davetinde merkezi ve karargahi olmustur.
Erkam b. Ebi'l-Erkam, bu mubarek evi sonradan oglunun ve yakinlarinin yararina vakfetmis ve vakfiyesinde soyle demistir.
"Besmele... Bu, Erkam'in, Safa'dan biraz ilerideki evi hakkinda yaptigi ahid ve vasiyyetidir ki: Onun arsasi Harem-i Serif'ten sayildigindan, ev de Harem'lesmis, dokunulmazlasmistir. Satilmaz ve kendisine mirasci olunamaz. Hisam b. As ve Hisam b. As'in azadli kolesi filan (ismi zikredilmemistir) buna sahittir." Erkam'in bu mubarek evi, icinde ogullari ve torunlari tarafindan oturulmak veya icarlarindan yararlanilmak surediyle Halife Ebu Cafer el-Mansur (v. 158 h.) zamanina kadar devam etti. Halife Mansur, hacc sirasinda, Safa ile Merve arasinda sa'yederken, Erkam'in torununun develeri evin arkasindaki bir cadirda bulunurken Halife de onlarin alt tarafindan geciyordu. Arada mesafe cok kisa idi. Hatta Halife'nin basindaki serpusu almak isteseler elleriyle uzanip alabilecek derecede yuksekte idiler. Halife Mansur, Merve'ye inip tekrar Safa tepesine cikincaya kadar eve ve evdekilere bakti, durdu. Halife Mansur, Erkam'in torunu Abdullah'in, Muhammed b. Abdullah b. Hasan'a uyanlardan oldugu halde onunla birlikte hareket etmemis oldugundan ilgilendi. Medine valisine, Erkam'in torunu Abdullah b. Osman b. Erkam'i hapsetmesi ve zincire vurulmasi icin emir yazdi. Bu emri de Kufeli Sihab adinda bir sahisla Medine valisine gonderdi. Abdullah b. Osman b. Erkam hapsedilip zincire vuruldugu zaman yasi sekseni asmis bir ihtiyardi. Bu durum onu son derece uzmus ve bunaltmisti. Halife Mansur'un Medine valisine gonderdigi Kufeli Sihab b. Abdi Rabbin, Abdullah b. Osman'in hapsedildigi yere vardi ve ona, "Ben seni icinde bulundugun su halden kurtaririm, Dar-i Erkam'i bana satar misin? Cunku muminlerin emiri o evi istiyor. Eger satacak olursan, senin hakkinda halife ile konusurum, sucunu da affettiririm?" dedi. Abdullah b. Osman b. Erkam, "O ev vakiftir, sadakadir. Benim onda ancak bir intifa' hakkim vardir. Buna da kiz kardesim ve baskalari ortaktirlar" dedi. Sihab, "Sen kendine dusen hakkini bize ver, ondan ilgiyi kes, kurtul" dedi. Abdullah'in sabit olan hakki sehadetle hesaplandi. On yedibin dinarlik bir satis senedi yazildi. Bunun pesinden kizkardesi de paranin cokluguna aldanarak hakkini satti. Halife Mansur, bu evde intifa' hakki olan herkesin haklarini satin alip ilisiklerini kesti.
Erkam'in evi, Halife Mansur'un olumunden sonra oglu Halife Mehdi'ye gecti. O da esi Hayzuran'a bagisladi. Hayzuran, bu evin cevresindeki evleri ve arsalari satin alip ona katmak suretiyle Dar-i Erkam'i yeniden yaptirdi (Ibn Sa'd, a.g.e., III, 243-244). Bu imardan sonra adi Dar-i Hayzuran olarak anilan ev icinde namaz kilinan bir mescid haline getirildi (Ezraki, Ahbar-i Mekke, II, 260).
Bu ev daha sonra halife Ca'fer b. Musa'ya gecti. Bu evde bir muddet de Misir ve Yemenliler oturdular. Daha sonra Gassan b. Abbad, Musa b. Ca'fer'in ogullarindan bu evin tamamini -veya buyuk bir kismini- satin aldi (Ibni Sa'd, a.g.e., III, 244). En sonunda bu evi, Misir-Kahire defterdari Ibrahim Bey, Sultan ikinci Selim'e hediye etti. Ucuncu Murad da, hicri 999 (1591) yilinda bu evi mescid tarzinda yeniledi. Bugun artik bu evi yerinde gormek mumkun degildir. Harem-i Serif icin yapilan cevre duzenlemesinde yikilmis, arsasi zaten Harem'in arsasina dahil kabul edilen bu ev aslina rucu etmistir (M. Asim Koksal, Erkam'in Evi, Diyanet Dergisi, Temmuz-Agustos-Eylul 1984, Cilt: 20, Sayi: 3, sh. 3-8). (Ayrica bkz. Ibni Hacer el-Askalani, el-Isabe JF Temyizi's-Sahabe, I, 28; Ibnu'l-Esir, Usdu'l-Gabei Ma'rifeti's-Sahabe, I, 74; Dairatu'l-Maarifi'l-Islamiyye, I, 630-631; Nedvi, Ashab-i Kiram, III, 18-23; Mahmud Esad, Islam Tarihi (tic.), s.433, 548).
(üm)metin sana muhtaç ya Rasulullah...