- uzun emeller peşinde olup, tevbe etmeyi geciktiren,
- dünyayı sevmeyen kimselerin diliyle dünyadan bahseden, fakat dünyayı sevenler gibi çalışan,
- kendisine verilince doymayan, verilmeyince sızlanan,
- kendisine verilene şükretmediği gibi daha da isteyen,
- kendi yapmadığı şeyleri başkalarına emreden,
- kendi yaptığı şeylerden başkalarını yasaklayan,
- salih kimseleri sevdiği halde onlardan olmayan,
- kötü kimseleri sevmediği halde onlardan olan,
- kesin bilgilerine uymadığı halde zan ve tahminlerine uymaktan kendini alamayan,
- zenginleşince azıp baştan çıkan,
- hastalanınca sızlanıp yakınan,
- fakirleşince ümitsizliğe düşüp gevşeyen,
- Allah’ın bol nimetlerine rağmen günahlar içinde yüzen,
- sağlığa şüketmeyen
- belaya sabretmeyen,
- öğüt ve ikazlardan hiç etkilenmeyen,
- ölümle korkutulduğu zaman, sanki korkutulan kendisi değil de başkası imiş gibi davranan
kimselerden olmayın!
Alıntıdır
“Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
