Sevda denizlerinde boğuluyorum
Her defasında payıma düşen yenilgiyi
Ve onlardan arta kalan hüsran çiçeklerini alıp
Vurdum hüzün kıyısına
Kimi zaman ise kendimi
Hüzün rüzgarlarının savurduğu
Bir uçurumun en ucunda buldum
Elimde ise kocaman kırıntılar
Yüreğime batırılan hançerler
Yanım çok yanıyor
Ne kadar çıksam da bu denizden
Boğum boğum boğuluyorum
Nefes diye aldığım hava
İçimi kavuran bir yangına dönüşüyor
O denizin içinde yok olan kimliğim,
Kayıplar diyarına yolculuk eden kalbim
Bedenimde ise öldürürcesine esen kasırgalar
Nereye savuruyor bu aciz bedenimi
Aklım duygularımın esiri olmuş
Kapılmış bir Gülşen uğruna gidiyor
Hayallerime ise;
Saflığın simgesi olan karlar yağmakta…
Üzerimde karlar tutmuş
Şakaklarıma ise aklar düşmüş.
Duygularım hala pembe hayaller peşinde
Elimde her defasında hakkım olmayan hüzünler
Ardın sıra kalan da sevdamın gözyaşları.
Ne elimde sen varsın ne sevdan
Hüzünlerimin acemi celladı
Duygularımın esiri
Esaretimin sahibi
Kırık dökük bir ömür kaldı
Senden geriye bu aciz bedenimde…
hüzünçiçeği
