Hoş görmek, hoş ve güzel olanı görmektir. Kötü, çirkin, haram ve yasak olanı güzel görmek değildir. Neyin iyi veya kötü, güzel veya çirkin, hoş veya nahoş olduğunu insanın aklı, nefsi, örfü değil; Alemlerin Sahibi Yüce Allah bilir ve belirler.
Müslüman aslını ve hikmetini anlamasa da İslam’ın güzel, helal ve mübah dediği işlerin iyi; dinin günah, haram ve çirkin dediği işlerin ise kötü olduğunu kabul etmelidir.
Hoşgörülü olmak, kusur işleyip ondan kurtulmak isteyen kimseye merhamet ve sabırla yardımcı olmak, onun kurtuluşu için elden geleni yapmaktır. Merhametli bir doktorun hastalığa yakalanmış bir kimseye gösterdiği sabır, sevgi ile sunduğu tedavi hizmeti gibi… Doktor zehir içen birine müsamaha gösterip hoşgörülü olmak adına, “Madem hoşuna gidiyor, tercihin budur, yaptığına saygım var, içmeye devam et.” demez, diyemez. Derse, hastaya iyilik etmiş olmaz.
alıntı
