hikmet?
Siz mesela 'hikmet' derken neyi kastediyorsunuz?
''Hikmet dediğimiz mefhumun delaleti bile alimlerimiz arasında epey bir tartışılmıştır? Onlarca alim, muhtelif mânâlar vermiştir hikmete:
Abdurrahman El-Hazini'ye sorsan mekanik gibi ilimlerin özel adıdır hikmet (Mizanü'l Hikme).
Kindi'ye sorsan felsefe demektir hikmet. Hakim-hükema dediği de filozoflardır Kindi'nin.
İbrahim el-Farabi'ye sorsan, sana onu seci, mesel ve nâdire olan farkı üzerinden izah eder sonra da varlıkta gizli olan gerçeğin açığa çıkarılması, lafza dökülmesidir der.
Taşköprüzade'ye sorsan, aptallıkla cerbezenin arasındaki itidal noktasıdır ve doğrudan amelle irtibatlıdır.
Kınalızade'ye sorsan, nazari kuvvetin itidalidir ve amelle değil nazariyatla irtibatlıdır: “Mevcudat-ı hariciyeyi, nefsü'l emrde ne halde ise o hal üzere bilmektir.”
Hakim et-Tırmızî'ye sorsan, kalbin ilahi sırlara vakıf olmasıdır. Bak sırf bu tarif bile hikmetin zahiri değil batınî vücutlarla irtibatlı olduğunu iddia ederek kendinden önceki tarifleri nefyeder.
Maturîdi'ye sorsan adalettir.
İbn'ül Vezir'e sorsan, Allah'ın bütün yapıp etmelerine sâik olan ve yarattıklarının tamamına veya çoğunluğuna kapalı olan râcih sebeptir.
Taberi'ye sorsan, söz ve fiilde isabettir.
Zemahşeri'ye sorsan ilim ve amel uygunluğudur. Râzi'nin kanaati de bu yöndedir.
Ahmed El-Kurtubi'ye sorsan, Kur'an'ın doğru yorumu ve uygulamasıdır.
Farabi'ye sorsan mânâları idrak etmektir.
İbn Abbas'a sorsan helali ve haramı öğrenmektir.
Usül alimlerine sorsan, 1- Zahiri vasfın illet kılınmasını gerektiren mânâ.
2- Maslahatın sağlanması, mefsedetin giderilmesi açısından teşri'e terettüp eden şeydir''