Ona uymuş olmak için sünnetlerine yapışıp, bidatlerden kaçmak gerekir. Peygamberimiz, “Bid’at sâhibi olanlara, hurmet eden, dirilerini ve ölülerini medheden, bunları büyük bilen, dîn-i islâmı yıkmağa, dünyadan kaldırmağa yardım etmiş olur” buyuruyor. Peygamberimizin zamanında ve onun dört halîfesi zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan, uydurulan ve ibadet kabul edilen sözlere, yazılara, usûllere ve işlere bidat denir. Her Müslüman, hem imanını korumağa, kaptırmamağa çalışmalı, hem de, Allahü teâlâya ve Onun Peygamberine inanmıyan kâfirleri sevmemelidir. Fakat, sevmediklerine de, kötülük, zulüm yapmamalı, kâfirlere ve bid’at sâhiblerine tatlı dil ve güler yüz ile nasîhat etmelidir. Onların felâketten kurtulmalarına, saadete kavuşmalarına çalışmalıdır. Mazher-i Cân-ı Cânân buyuruyor ki, “Kâfirleri ve bid’at sâhiblerini ve açıkca günah işlemeğe devam eden fâsıkları sevmememiz emrolundu. Bunlarla konuşmamalı, evlerine, toplantılarına gitmemeli, arkadaşlık yapmamalıdır. Zaruret ve ihtiyac olduğu zaman, zaruret mikdârı kadar, bu yasaklara izin verilmiştir. Fakat yine de kalben onları sevmemelidir.
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Hiçbir kusur görülmemiştir
Hiçbir kusur görülmemiştir
Ona uymuş olmak için sünnetlerine yapışıp, bidatlerden kaçmak gerekir. Peygamberimiz, “Bid’at sâhibi olanlara, hurmet eden, dirilerini ve ölülerini medheden, bunları büyük bilen, dîn-i islâmı yıkmağa, dünyadan kaldırmağa yardım etmiş olur” buyuruyor. Peygamberimizin zamanında ve onun dört halîfesi zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan, uydurulan ve ibadet kabul edilen sözlere, yazılara, usûllere ve işlere bidat denir. Her Müslüman, hem imanını korumağa, kaptırmamağa çalışmalı, hem de, Allahü teâlâya ve Onun Peygamberine inanmıyan kâfirleri sevmemelidir. Fakat, sevmediklerine de, kötülük, zulüm yapmamalı, kâfirlere ve bid’at sâhiblerine tatlı dil ve güler yüz ile nasîhat etmelidir. Onların felâketten kurtulmalarına, saadete kavuşmalarına çalışmalıdır. Mazher-i Cân-ı Cânân buyuruyor ki, “Kâfirleri ve bid’at sâhiblerini ve açıkca günah işlemeğe devam eden fâsıkları sevmememiz emrolundu. Bunlarla konuşmamalı, evlerine, toplantılarına gitmemeli, arkadaşlık yapmamalıdır. Zaruret ve ihtiyac olduğu zaman, zaruret mikdârı kadar, bu yasaklara izin verilmiştir. Fakat yine de kalben onları sevmemelidir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi