Proje ekibinde görevli Warwick Üniversitesi'nden Profesör Alan Chalmers, kaskın eğlence dışında eğitim alanında da son derece faydalı olabileceğini bildirdi. Chalmers, kaska yüklenecek özel programlarla kullanıcının tarihin geçmiş dönemlerine de yolculuk ederek antik Mısır ve Yunan kentlerini de ziyaret edebileceğini kaydetti. Gelecek 3 ila 5 yıl içerisinde piyasaya sürülmeye hazır hale getirilmesi planlanan kaskın en önemli özelliklerinden biri ise dünyada maddenin aslına gerek olmadan da beyinde sanal bir dünya oluşturulabildiğini açıkça göstermesidir. Geliştirilen bu özel kask evreni beynimizde algıladığımızın, dolayısıyla bizim dışımızda var olan maddenin aslına asla ulaşamadığımızın bilimsel bir belgesidir.
Dışarıda madde vardır ancak biz maddenin aslına ulaşamayız.
Bizim adına "madde" dediğimiz her şey, aslında beynimizde izlediğimiz algılardan ibarettir. Yaşadığımız dünyaya ait algılarımızı oluşturan her türlü niteliği, her özelliği ve bildiğimiz her şeyi ise duyu organlarımız aracılığıyla öğreniriz. Duyu organlarımız aracılığı ile bize ulaşan bilgiler, bir dizi işlem sonucunda elektrik sinyallerine dönüşür ve bu sinyaller beynimizin ilgili noktalarında yorumlanır. Beynimizin bu yorumları sonucunda hep bedenimizin dışındaki kumaşa dokunduğumuzu, bizden 30 santimetre uzaklıktaki dergiyi okuduğumuzu, metrelerce uzaktaki ıhlamur ağaçlarının kokusunu aldığımızı ve çok yükseklerdeki yaprakların hışırtısını duyduğumuzu zannederiz. Oysa bu saydıklarımızın hepsi, bizim içimizde gerçekleşen olaylardır.
*** "Doğu da Allah'ındır; batı da. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, bilendir." (Bakara Suresi, 115)