Müslüman, hayırlı olur, herkese iyilik eder. Kendisine kötülük yapanlara iyilikle karşılık verir. Şayet iyilik yapamazsa, hiç olmazsa sabreder. İnsanlara eziyet, zulüm yapmaz, beddua etmez ve kimsenin de kendisine beddua etmesine sebep olacak işlerde bulunmaz. Zira zulüm, günah, iyi niyetle işlenirse, yine günah olur. Böyle işleri yapmamak sevaptır. Hadis-i şerifte; (İnsanlara zulmeden, Kıyamette bunun azabını çekecektir) buyuruldu.
Başkasının hakkı gasp edildiği zaman, karşı taraf güçlü ise karşılık verir. Eğer gücü yetmiyorsa, beddua eder. Zulme uğrayanın yaptığı bedduâ ise, muhakkak kabul olur. Zira hadis-i şerifte; (Ananın, babanın çocuğuna olan ve mazlumun, zalime olan bedduaları, reddolunmaz) buyurulmuştur.
![[Resim: Beddua-Etmek-Caiz-Midir.png]](http://www.radyohuzur.net/resim/userfiles/images/Beddua-Etmek-Caiz-Midir.png)
"O BENİM OĞLUMDUR!.."
Ata bin Yesar hazretleri anlatır:
"Yolculuk yapmakta olan bir kervan, bir yerde mola vermişti. Fakat bu sırada bir merkebin sesi onların uyumalarına mani oldu. Bunun üzerine bu sesin geldiği tarafa doğru gittiler. Sesin geldiği yere varınca kıldan yapılmış çadır içerisinde, yaşlı bir kadınla karşılaştılar. O kadına;
-Bu merkep sesi nereden geliyor. Onun sesinden bir türlü uyuyamadık? dediklerinde, kadın;
-O merkep gibi ses çıkaran benim oğlumdur. Hayatta iken bana hep eşek diye hitab ederdi. Allahü tealaya onu eşek yapması için beddua ettim. Onun için böyle her gece sabaha kadar merkep gibi ses çıkarır dedi. Bunun üzerine kervan sahipleri o kadına;
-Bizi onun kabrine götür, onun kabirdeki haline bir bakalım dediler. Kabre gidip, açıp baktıklarında, boynunun eşek boynu gibi olduğunu gördüler."
Dilimizi bedduaya değil, hayır duaya alıştırmalıyız. Şems-i Tebrizi hazretleri, Peygamber efendimizin güzel ahlakını örnek alıp, bütün işlerini, adetlerini, ahlakını Ona uydurmaya gayret ederdi. Şayet bir kimseden rahatsız olsa; "Ya Rabbi! Bu kimsenin malını ve çocuklarını çok eyle" derdi. Çünkü, Peygamber efendimiz de böyle dua ederdi. Resulullah efendimizin beddua etmek adetleri değildi. Şems-i Tebrizi hazretleri; "Eğer bir kimse bana ahiretim ile ilgili bir defâ iyilik edip, dünya ile ilgili binlerce kötülük etse, ben onun bir defa yaptığı iyiliğe nazar ederim. Çünkü iyi ahlak bunu icabettirir" buyururdu.