“Her tarafta ilahi nefesle diri olan gerçek adamı, daha doğrusu ilahi marifetlerle dolu bir insan arıyorum!” diye cevap verdi. “Böyle bir adam var mı?”
Bu sözü duyan birisi dedi ki, “Ey hür bilgin! Görmüyor musun? Bu çarşı pazar adamlarla dolu?”
Elinde fener olan adam; “Ben” dedi,
İki yol ağzı caddede, hiddetlendiği, öfkelendiği zaman, nefsani isteklerini yenen kişiyi arıyorum! Öfkelendiği zaman, şehvete kapıldığı vakit kendisini tutan, sabreden adam nerede? İşte ben... Sokak sokak, mahalle mahalle böyle bir insan arıyorum!
İçinde gönül nuru bulunmayan gönül, gönül değildir!
Can olmadıktan sonra beden topraktan başka bir şey değildir! (Mesnevi)
Bu beyitler Hazreti Mevlana'nın şu beytlerini hatıra getirmektedir;
“Her gözü, kulağı, ağzı olan insan değildir! Nice şeytanlar vardır ki, insan kılığında görünürler! Gerçek insan ahlakı güzel olan kişidir”