BÜLENT AKYÜREK
Her rüzgâr bir yaprağımızı uçuruyor yaşımız ilerledikçe... Dostlarımız, arkadaşlarımız, yarenlerimiz teker teker kopuyor gövdemizden.
Mesele itibar, makam, şöhret, zenginlik, fakirlik değil. Herkes birşey olacak elbette ama artık beraber çay içip Orhan Gencebay dinleyemiyorsak sorun var demektir.
Alçaklığın tarihine bakmak için hepimiz kendinimizi okusaydık başkalarına laf yetiştirmeye mecalimiz kalmayacaktı.
Bir zamanlar on çayı 35 kişi yan yana gelip ödeyemediğimiz yıllar yaşadık, nasıl burnumda tütüyor o günler anlatamam.
Oysa şimdi yaşlanıyoruz, her rüzgâr bir yaprağımızı götürüyor.
Ah! Bir Orhan Gencebay şarkısını ıslıkla çalarken yürüdüğümüz kaldırımlar. .. Bu nasıl İstanbul, bu nasıl Ankara?
İçimiz kar kış dışarda bahar.
Olsun bakalım, yalnız yürümek de güzel...