You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

HEPİMİZ MEHMEDİZ

General
HEPİMİZ MEHMEDİZ
HEPİMİZ MEHMEDİZ
Travma. Örselenme. Şok. Mehmetler’in yürekleri dağlayan, kendine saklanacak bir yürek kovuğu arayıp da bulamayan, gezindiği her yeri yaşayanların suçluluk duygusuyla morartan acısı. Kalanların incinen gururu. Onları koruyamamış olmamızın yarattığı sessiz utanç. Bir milletin böğrüne saplanmış hançerle yeniden aynı ruhtan yapılmış olduğunu fark edişi. Milletin travması. Bağıra bağıra ağlayamadığımız için teselliyi birbirimize ve sokaklara sokulmakta buluşumuz. Bir yası tamamlayamadan ötekine savruluş. Hain namluların bir kez daha kardeşliğe çevrilmesi. Barışa, bu toprakların dirlik ve esenliğine, ortak rüyalardan süt emmeye duyduğumuz inancın zedelenmesi. Kötülüğün bu topraklarda hep pusuda beklediğini acıyla fark ediş. Aynı acıyla ortak bir aklın, ortak bir ahlâkın etrafında kenetleniş. Acının toprağını kaç çeşit duygu yağmuru yıkadı böyle? Kaç çeşit duygu oradan oraya attı kendini içimizde?
Hepimiz kişisel hayatlarımızda büyük şoklar, hayat bilgimizi yerinden uğratan travmalar yaşayabiliriz.Beklenmeyen, acı veren, sıra dışı kötü bir olay bizi önceki hayatımızın akış ve düzeninden koparabilir. Bu olayla birlikte hayatı yeni bir biçimde tanımlama ihtiyacı duyarız. Dünya bildiğimiz yer değildir. Güvenlik hissi, kaos ve tehlikeyle yer değiştirmiş ve bir anlam buhranı doğmuştur. Bu tecrübeyle gördüğümüz dünya artık eskisi gibi olmayacak, bizden ızdırabımızı anlamlandıracak yeni izahlar isteyecektir.
Sadece insanlar değil milletler de örselenir. Bu milletin yakın tarihteki en büyük travması da, her şehit cenazesiyle yeniden kanayan terör yarasıdır.Ne kadar incinmiş olduğumuzu tam da unutuyorken, televizyonun göbek havası, dizi filmlerin narkozu ile kendimizden geçmeye hazırlanırken, uykumuzun en tatlı yerinde bizi yeniden acıya uyandıran bir yara. Paylaştığımız, bizi birbirimize bitiştiren, ruhlarımızı birbirine yakın kılan bir travma.
Milletin acısı. Milletin travması.
Kolektif keder yerinde durmaz, sıklıkla öfkeye inkılâp eder. Saldırganca hisler, intikam arzusu içimizde bir çıkış yolu arar.Bizden saymadığımız, hasım bellediğimiz grup veya kişilere serseri mayın gibi yönelebilir. Toplumsal nizam, ortak değerler saldırı almıştır ve telâşlı ruhlar hemen bir günah keçisi bulup rahatlamak ister. Milletin yaşadığı travma insanları ilk elde şaşkınlığa düşürebilir. Kötülükle burun buruna gelmenin insanın içine gam ve kasvet veren bir tarafı var. Kötülüğü görmekle ahlâk anlayışımızda yalnız kaldığımızı, insanlara artık kolaylıkla güvenemeyeceğimizi hissederiz. Kötülük bize güzel ve barış içinde bir ülke düşlememizin beyhude olduğunu fısıldar. Geçmişin travmaları toplumsal belleğe kazınır ve her darbeyle bir öncekinden daha ağır kanamaya başlar.
Bir milletin aynı zamanda ortak bir ahlâk etrafında buluşabilen insanlar olduğunu hatırlamak gerekir. Millet ahlâki bir topluluktur. Yaşadığımız kolektif acı ve keder, eprimeye yüz tutmuş toplumsal bağları onarır ve bizi yeniden ortak bir ahlâk etrafında kenetler. Sokaklarda yürümek ve şehitlerimizi her anışımızda göz kıvrımlarımızda biriken yaş, bizi tasada ve dertte ortak bir millet kılar. İncinmişliğimizi, bir ve bütün olduğumuzu hatırlamak suretiyle tamir ederiz.
Karşılıklı konuşmanın, demokratik diyaloğun önünün açılması gereken günlerden geçiyoruz. “Izdırabın militarizasyonu” yani ruhumuzun sertleşmesi ve başkalarının acısına kabul bağlaması, yapmamız gereken son şeydir. Camları taşlamak, farklı saydığımızı hasım ilan etmek, bu ülkenin insanlarını soy sop itibarıyla başkalaştırmak ruhumuzu daha da incitecektir. Izdırabı en çok konuşarak, dile getirerek, anlayarak ve anlatarak dindirmeliyiz. İyiliğin sonunda kazanacağımıza olan itikatımızı koruyarak…
Bosna’ya sessiz kalan, Ruanda’yı geçiştiren duygu-sonrası Batı’dan bizi anlamasını bekleyemeyiz. Duyguların öldüğü bir yerden empati istemek beyhudedir.
Kürtler ve Türkler, bugün ve daima hepimiz Mehmet’iz. Kardeşlik hukukunu genişletecek, ölüm tacirlerine, terör efendilerine inat yarenliği hep kalbimizde gezdireceğiz. Bu yası birlikte tutacağız. Bu ülkenin Kürt ve Türk yurttaşlarının tek tesellisi, birbirlerinin omuzlarında ağlayabilmektir.

k.sayar
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.