Her şeyin perde iner inmez unutulacağı bir oyun olması ancak bağışlatabilir bu yalanı. Birer maske olduğunu biliyorsak eğer hoş görebiliriz böyle bir insanlığı. Nasıl inanalım bu yaşadığımızın gerçekten hayat olduğuna? Nasıl bırakalım kendimizi hırsından köpüren bu kudurgan akıntıya?
Yaşamamak bir suç, bir kabahat, bir günah oysa! Her can ölümü tadacak, kuşku yok! Ama her can, adı üstünde, hayatı da yaşayacak. Kaç nefeslikse verilen zaman, içini hayatla dolduracak. Dünyaya bel bağlamak değil bu, göründüğünün aksine... Dünyayı ıskalamak! Ölmeden ölmek değil bu, yaşamadan ölmek! Yaşamayı bilmeden, bilemeden ölmek. Hayatın bütün mevsimlerinde elbise diye üstüne hep aynı sarhoşluğu giymek!.../Gökhan Özcan