Hekime gittiğimiz halde şifa bulamayışımız neden?
Koştuğumuz halde vuslat bulamayışımız neden?
Susadığımız halde suya kanacak göze bulamayışımız neden?
Sevdiğimiz halde sevilmeyişimiz neden?
Aradığımız halde bulamayışımız neden?
Düşünmeye, üzerinde durmaya değmez mi?
…
Neden sağlam bir hikâyemiz yok?
Neden sağlam arkadaşlıklar kuramıyoruz?
Neden sarsılmaz dostluklar inşa edemiyoruz?
Neden hayata hayat olamıyoruz?
Neden?
Faydacı ilişkiler hikâyeyi bozar!
Aldığım kadar veririm anlayışı iletişimi zedeler!
Önce sen anlayışı diyaloğu berhava eder!
Sen çalış ben yiyeyim zihniyeti dünyayı yaşanmaz hâle getirir.
Ve getirdi nitekim!
…
Bize sağlam hikâyeler lazım!
Hz.Yusuf’un hikâyesinden dem almış hikâyeler…
Feyz alıp salanların hikâyelerinden rüzgârlanmış hikâyeler gerek bize.
Nefesimize nefes katacak, bakışımızı billurlaştıracak, gözümüze fer, dizimize mecal sunacak hikâyeler kurmamız gerek.
Bunun için nefesimizin temiz olması gerek.
Nefesimize kaynaklık teşkil eden ruhumuzun ‘Mustafa Sırrı’na ermesi gerek.
Gönlümüzün şeytanın üfürmelerine kapalı olması gerek.
…
Yalan hikâyeyi bozar bilmeliyiz.
Yanlış yolumuzu sarpa uğratır bellemeliyiz.
Eksik bilgi menzilimizi uzatır idrak etmeliyiz.
Sadece ilme güvenmek Hak eşiğinden uzak tutar fehmetliyiz.
Sevgisizlik hayatımızı zehir eder fark etmeliyiz.
Vefasızlık ruh kandilimizi söndürür anlamalıyız.
Unutmayalım; hakikatli hikâyeler sağlam hissedişlerle, yalansız söylemlerle, riyasız oluşlarla, vefalı dostluklarla, iradeli arkadaşlıklarla, bereketli şefkatlerle kurulur.
Vurmakla, kırmakla, can yakmakla, insan hayatına kastetmekle, başkasının evine, ocağına acılar salmakla, ruhlara hicranlar yaşatmakla kurulamaz.
Sözün özü; haram hikâyeyi bozar!
Her türlü haram duygu, fikir, söz ve eylemlerden hayatımızı koruyabildiğimizde ancak haramsız hikâyelerin kahramanları olabiliriz.
u.canbolat