Aksimin solgunluğu ile hemhal ellerin, gözlerin, kalbin dermanı tükenir mi? Akış seyrinde terk-i diyara meyl eder mi? Bir’likten kesrete menziller aşılırsa yekliğin esrarından bir sır verilir mi? Vahdetin çığlığını işidir mi medfun olan? Hal dili ile halleşsek hakikat perdesinin gümüş sırmaları ser döndürür mü? Nakkaşının nakşındaki nakş olmaya matlup olanın talipliğinden geriye ne kalır şimdi?
Sızının dili midir kuşlar? Sadalarımızın yankısı hangi dağın eteğinde çınlar? Kartalın gözlerinden görünür mü gönül? Karganın karalığı mıdır paya düşen?
Okuyup üflemeli mi duaları? Şerden paklığa erişsin… Toprağımın karmasındaki hangi yığın Babil’in asma bahçelerinden bir salkım üzüm verir? Babil’in sesinden nağmelerde çalınır mı gönlüme? Vefa’nın talebeliği düşer mi paya? Meczupluğun Edhem’i ile arşınlar mıyız maveraları? Üftade’m ile Bursa semalarının katlarındaki melaikeyi sayar mıyız bir bir? Hüdayi yolunun tozunu yutturur mu sonra? Latifliğin letafeti ile semasını yapar mı Mevlana? Konevi’nin eşiğine de yüz sürdürür mü? Nakkaşım yeşilinden içirir mi? Ya Hüseyn’in avucundan akan su?
Cezbeden kürreye dönüş gerçekleşince taşın taşlığından ne kalır geriye? Parçanın aidiyetini koparıp attıktan sonra kim durur bu yerde? Kalan ile gidenin hakikati nerede?
Hakikatim nerede?
Y,KÖSE