You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

HAKİKATİ SAVUNMAK KURU BİR TEKRAR DEĞİL , İMANİ BİR ZORUNLULUKTUR…

HAKİKATİ SAVUNMAK KURU BİR TEKRAR DEĞİL , İMANİ BİR ZORUNLULUKTUR…

HAKİKATİ SAVUNMAK KURU BİR TEKRAR DEĞİL , İMANİ BİR ZORUNLULUKTUR…
HAKİKATİ SAVUNMAK KURU BİR TEKRAR DEĞİL , İMANİ BİR ZORUNLULUKTUR…
Bir arkadaşın ABD nin Ortadoğuda BOP projesini gerçekleştirmek için yürüttüğü “suriye deki vekalet savaşına” yönelik soru ve sözlerine cevap mahiyetin de yazılmıştır.
Gerek islami! görünümlü medyanın ,gerekse de gayri islami medya nasıl ki tekrarlayarak BOP prejesini gerçekleştirmenin yolunun Suriye yönetimini yıkıp yerine ABD nin hizmetin de kukla bir devlet kurmak için “Hormonlu Devrim” adı altında suriye halkını öldürmek ve böylece Suriyeyi kendi öldürdükleri ile zalim ilan ediyorsalar, bizde bu yanlış, uydurulmuş tekrara karşı doğruları savunmak zorundayız.Doğruları birilerinin ısrarla sürdürmesi lazım.Hakikatlerin tekrar anlatılmasından rahatsız olan kardeşim, siz hiç güneşin tekrar tekrar doğmasından rahatsız oldunuz mu? Siz hiç suriye hakkın da anlatılan yalanlardan rahatsız oldunuz mu? Irakta ölen çocukların suriye de olmuş gibi gösterilmesinden , ,iranda ve meksikada ki olmuş depremin bile Suriye de Esad tarafından bombalanmış enkaz yığınları gibi gösterilmesin den rahatsız oldunuz mu? ABD güdümlü el Cezire kanalının suriyeyi suçlu göstermek için çocuklara zorla yaralı taklidi yaptırılmasından rahatsız oldunuz mu? Esad öldürdü deyip cenaze Namazları sokak ortasında klındıktan sonra öldürüldü denilen kişilerin gülerek ayağa kalkıp evlerine gitmesinden rahatsız oldunuz mu? ellerine yüzlerine salça sürüp ne çok kan akıyor diyenlerden,bilgi tenolojisi kullanılarak işte bombalanıyor denilen asparagas görüntülerden , hiç olmayan bir yere fırın denilerek sonradan getirdikleri hamurlarla fırın varmış gibi gösterilerek, insanları galeyana getirmek ve ajitasyon yaparak insanların duygularını istismar edenlerden gerçekten rahatsız oldunuz mu? Cezayirdeki gösterileri Suriye de olmuş gibi gösteren bu yalanlardan hiç rahatsız oldunuz mu? Aklıma gelen sadece bir kaçını saydığım bu yalanlar karşısın da Vicdanı, ahlakı ,dini olan bir insan bu kadar yalan söyliyebilir mi? Haklı olan yalan üzerine bir hayat kurabilir mi? Bunlardan mücahit olur mu? siz söyleyin.
Bu anlattıklarımız bir hikaye yada roman değildir ki, bir kurgu olsun ,Tarihsel süreci bilerek ,realiten yola çıkarak ,Dünyayı medyanın anlattığı gibi değil , ne yapmak istediklerini kavrayarak ABD,Batı ve uşak ülkelere bir karşı çıkıştır.Bir fikirsel eylemdir.Vicdanın yalana karşı ayaklanmasıdır.

Esadın değerini biliyorsunuz demişsiniz.Esadın değeri ABD zalim deyince düşmüyor , Ne Esada Alim diyoruz nede ABD ve uşakları gibi zalim.Esadın da her insan gibi hataları olabilir ki vardır. Zaten Esad da ben meleğim demiyor. Peki siz her hatalı olanı öldürüyor musunuz?Öldürmeye mi çalışıyor sunuz? Mesela Suudi kralı için eylemsel bir fikriniz var mı? Ürdün kralı için ,Ürdün halkı için ne yaptınız medyanız da? Katar krali için, katar halkı için, cezayir halkı için niçin sesiniz çıkmaz? Ne var sa yoksa suriye dedir değil mi?Diğer arap ülkeleri ve halkları güllük gülistanlık değil mi? Bahreyn halkı uzun zamandır sokaklardaydı siz türk medyasın da ne gördünüz? Göremezsiniz çünkü onlar başka mezheptendi . Çünkü onlar şii mezhebindendi.Çünkü mezhep artık islamın Altıncı şartıydı.Çünkü mezhep artık imanın yedinci şartıydı. Çünkü Bahreyn halkı ABD önderliğin de bir halk hareketi olmadığı için ne islamcı geçinenler, ne rejim medyasında gündeme getirilmedi. Çünkü Bahreyn halkı her gün öldürülmelerine rağmen eline silah alıp sistemle çatışmak yerine kendi haklılığını ve mazlumiyetini gösterdi bize. Bahreyn Halkı ve önderleri bize islam devrimine giden yolun kan dökerek değil sabırla ,metanetle uzun soluklu bir halk isyanıyla olabileceğini gösterdiği için onlar kötü insanlardı değil mi? Devrimci dediğin suriye de olduğu gibi bir askerin kalbini çıkarıp ısırmalı mıy dı? Devrimci dediğin suriye de olduğu gibi insanların kafasını kesip yolara mı dizmeliydi? Suriye de yaptıkları bundan başka bir şey mi yoksa ?
Ortadoğu gerçeklerin den yola çıkarak İsrailin yanıbaşında Filistinliler için bir Habeşistan görevi gören Suriyenin bu çağın Habeş kralını desteklediğimizi söylüyoruz.Bu çağın Ebu Talibini desteklediğimizi söylüyoruz.İran islam cumhuriyetinin suriyeyi destekleme gerekçelerinden en önemlisi bu, diğeri ise islam devriminden sonra ki sekiz yıllık savaşta dünya da İrana yardım eden tek ülkenin Suriye olmasıdır. Bütün dünyanın hücumu karşısında, bu sekiz yıllık savaşta suriyenin iran’a yardımları olmasaydı islam devriminden bir eser kalmayabilirdi.Çünkü bütün dünya Saddamı desteklerken İranı silahlı olarak destekleyen tek ülke Suriyeydi. İslam devrimi yapmanın bedelini sekiz yıllık savaş ve ottuz yıllık ambargolarla ödeyen İran ,şimdi de Emperyalist ülkeler karşısın da kader ortağı olan Suriye yi Emperyal güçlerin çok çeşitli oyun ve desiseleri ile yok edilmek istenirken ,İranın buna sessiz kalması mümkün değildir.Dolayısı ile İran islam cumhuriyeti bir sonra ki adım da kendisine gelecek olan küresel bir saldırının ilk savaşımını ve cephesini suriye de vermek zorundadır. Ve bu davasında haklıdır.Ne ABD Batılı güçler ve onlarının bölgesel uşaklarının plan projeleri günlüktür ,ne de İran islam cumhuriyetinin stratejileri, dolayısı ile herkes hangi cephede durduğunu gayet iyi biliyor. Kafası karışık olan sadece bizleriz.Eğer bir devlet kendisine karşı gelebilecek bir tehlikeyi önceden bilemiyorsa o zaten devlet değildir. Yaşanan vakıa da iran da nerde durduğunu Batı dünya sıda nerede durduğunu çok iyi biliyor. Hava bazen sislide olsa gerçek budur.
Suriye de mesele yönetimin varlığı değil ABD ve Batının suriye de ne yapmak istediğidir. Şimdi aynı Batı dünyası neden Suudi ,Ürdün,Katar,Cezayir ve Türkiyeye dokunmadığını anlayabilirsiniz.Çünkü bu saydığımız ülkeler ABD ye itaat eden ülkelerdir. Fakat suriye de Ne ABD üslerine Ne de Türkiye de olduğu gibi İsrail konsolosluğuna rastlayabilirsiniz. Daha önce söyledik yine söylüyoruz .Eğer suriye de muhalefet çoğunluk olsaydı ,dış bağlantılı olmasaydı, ABD patentli olmasaydı, Suriye yönetimi de Filistine yardım eden bir ülke olmasaydı .Anti emperyalist bir ülke olmasaydı.Evet o zaman Suriye de olacak sivil bir kıyamı herkes desteklerdi. Fakat şimdi söylediğimiz bu şartların hiç birisi Suriye de yok. Dolayısı suriye yönetiminin yıkılması ile ABD ve israili rahatlatacak olan bu adımın, İran islam cumhuriyeti için bir köprü vazifesi gören suriye hattının , direniş örgütlerine yaptığı ve yapacağı yardımları engelleyecek olan bir adımı desteklemesi akıl dışıdır. Suriye de Sözde muhalefet yaptıkları daha ilk çağrıda suriye de İran büyük elçiliği kapatılacak derken kendilerine silahları veren de ABD ve avaneleri idi. Durum bu iken hangi akılla islami İranın bu hormonlu muhalefeti desteklemesini bekleyebilirsiniz? Hangi akılla suriye de ABD ve islami İranın aynı safta olmasını bekliyorsunuz?
Muaviye ile Esadı karşılaştırmanız yanlış bir örnektir.Ne Muaviye Esaddır, nede Esad muaviyedir. İkisi tamamen ayrı kişiliklerdir.ikisi ayrı dünyaların insanıdır.Esadın ismini yüzbinler koyarken Muaviye ismini onu savunanlar dahi koymamaktadır. Esad kendi ülkesini savunurken Muaviye başka toprakları işgal etmek ve Hz aliye karşı gücüne güç katmak istemekteydi.Ayrıca siz Muaviye ye hayır dediğiniz de yerine Hz. Aliyi koyabiliyorsunuz.Ya Esadın yerine kimi koyuyorsunuz? Şu an da savaşan ve öldürmekten başka kaidesi olmayan Kaidesiz el kaideyi mi ? Nusra denen insanlık bozması vahşi canavarları mı? ABD patentlİ Işidi mi? Terörist Katil ÖSO yu mu? Yoksa israile biat tazeleyen İhvanül Müfsidini mi? hangisi?Bunlardan başka kim var Suriye yönetiminin karşısında savaşan? Cevap hiçkimsedir.Eğer bunların hiç biri diyorsanız o zaman bu savaş niye? Bu savaş kimin için ? Esadın yerine kimi koyduğunuzu açıklamadan ne adına bir savaş yapacaksınız? Netice olarak Suriye yıkılacak olsa, yerine suriye deki mazlum halkın mallarını çalıp Türkiye de satan hırsız,Halkı yerinden yurdundan eden bu Çakalları, çocukları , yaşlıları ve kadınları satırlarla kesip öldüren katil, çocukların gözlerini Annelerinin yanında çıkaran cinayetkar,cariye adı altın da kadın tecavüzcüsü olan bu insanlık bozması siyonist Mücahitler! geleceğine göre sonrasın da bunlarla kim mücadele edecek? Kimse mücadele etmeyeceğine göre ,böyle bir ordunuz olmadığına göre ,biz bu siyonist ruhlu müchitleri! desteklemiyoruz ifadesi ya koca bir yalandır, ya da ahmaklığın ve cahilliğin daniskasıdır.Hz. alinin İfadesi ile “Ahmağın uzaklaşması yakınlaşmasından ,ölmesi ise yaşamasından daha iyidir.Çünkü Ahmak yakını uzak uzağı yakın gösterir”.Dolayısı ile bir ülkenin geleceği ne siyonist ruhlu mücahit! kılıklı vahşi canavarlara, nede ahmak ve cahillere bırakılamaz.
İranın ne kadar mübarek olduğunu, Esadı desteklemesine bağlayıp sorgulayanlara diyorum ki . Biz İranın Suriyeyi neden desteklediğini sorguladık .Siz de Öncelikle Laik kemalist Baasın neden muhalifleri deteklediğini bir sorgulayın? Kendi Baasınıza neden ses çıkarmadığınızı bir sorgulayın. Neden kemalist Baasın yanın da suriye deki Hormonlu muhalefeti desteklediğinizi açıklayın? Sonra suriye Hakkında konuşun ,siz bırakın suriyeyi değiştirmeyi de önce Laik Kemalist Baastan nasıl kurtuluruz onu hesaplayın isterseniz. Sıkıştığınız da Hem biz TC rejiminin yanında değiliz deyip kendinizi aklayın ,hem de aynı T.C. rejimle Suriye ye çullanın öyle mi? Oysaki biz İranın neden Suriye yönetimini desteklediğini ve gerekçelerini “SURİYENİN KÜRESEL 28 ŞUBATI “ başlıklı yazıda az da olsa ayrıntılara yer vererek açıkladık. Peki siz neden Suriye yönetimin değişmesi için binlerce plan yaparsınızda , binlerce kanaldan aynı anda Suriye hakkında uydurma haberler yaparsınız da neden islamcı! olduğunu iddia edenler ülkenin göz bebeği! Olan “Laik kemalist Baastan” hiz söz etmezssiniz. Kendi evi pislik içinde olurken, bana başka bir evi, başka bir ülkeyi gösterenlerin gözlerine ,sözlerine, yüzlerine, akıllarına,yüreklerine ne demeli? Tükürüğe yazık olmayacaksa yoksa yüzlerine mi tükürmeli? Bunlar samimi şimdi ? Siz karar verin.
Suriye yıkılıp yerle bir oluyorsa kazanan kim? Suriye de bu savaş olmadan önce mi insanlar mutluydu yoksa şimdi mi? Suriye yıkılsın da sonrasın da ne oluyorsa olsun mu? Mısır da,Tunus ta,Fasta, Libya da bu tecrübe yaşanmadı mı? Halk devrimleri yine islamcı! görünümlü uşaklar eliyle çalınmadı mı?ABD ye teslim edilmedi mi? Tam liyakatlı bir önder ve rehber olmaksızın ,yetenekli bir kadro olmaksızın,zaman zemin ve şartlar gözetilmeden yapılan her kıyam kalkışmaya,her cihad cinayete ,ve erken doğuma sebebiyet vereceği için sonu hüsranla bitecektir.Öyle de oldu.
Sözlerinizin akli,ilmi tarihi,siyasi gerçeklerden taraf ciddi ve de ayakları yere basar bir tarafı yok. Sadece medyanın şişirdiği ama ne de zalim adammış! balonları ile duygusal bir zeminden konuşuyorsunuz. Bu söylemler medyanın bize kırkbin kez tekrarlayarak Esad için söylediği klişe sözlerdir.Biz medyanın verdiği akılla değil, dünya gerçeklerini bilerek,islamın kendine özgün doğruluk ekseni ile bir sonuca varmak sitiyoruz.
Tunusta islam adına geldiğini söyleyip halkın çocuklarını Suriyeye ölüme gönderen ve el kaidenin kucağına iten NAHDA seçi mi kaybetmedi mi? çünkü halk önce Tunustaki ihvanı desteklerken ,kendi iktidarı dönemin de çocuklarını el kaidenin kucağına iten bu hükümeti alaşağı etmedi mi?Aynı NAHDA filistinli mültecileri Tunus’a Kabul etmezken ,İsrailli turistleri ise ülkesine Kabul ederek ikiyüzlülüğünü göstermiş oluyordu. Halk da bu son seçim de NAHDAYA son dersini Verdi ve alaşağı etti.Libya ve Fasta da devam eden süreç bundan farklı değil.Halkın devrimleri çalın sa da , Halk ayaklanmalarının en önemli yanı, gerçeği ve hakikatı anladığında halkın ayaklanma bilincinin oluşmasıdır.
Mısırda mübareki devirip ,Mursiyi destekleyen halk kısa bir zaman içinde Mursinin de yeni bir kukla olduğunu anlayıp Mursiyi devirecekken,Mısırın Apo,su Mursinin isteği üzerine siyonizmin mısırda devamı için, yeni bir uyduruk darbe ile kendisinin göreve getirmiş olduğu Sisi hükümete getirilmedi mi? Gençleri el kaidenin kucağına iten islamcı! görünümlü bütün hükümetler halklar tarafından alşağı edilmeye doğru gidiyor.Bütün bunlar olurken bana suriye de üstelik tabanı olmayan ABD ve Batı destekli uşak ülkelerin yardımıyla bir avuç hormonlu muhalefetle değişimden nasıl söz edersiniz? Kim adına ve kiminle?
Sonrası öncesini arattıracak maceralarla bir halkı darmadağın ettiniz. Kadınları yabancı ülkeler de dilenciliğe ve aileleri fuhşa zorlayan bu süreç yine islamcı !görünümlü şahısların eliyle olmuştur. Gencecik insanları israile karşı değil ,halkı yine müslüman olan bir ülkeye karşı ,cihad mı cinayet mi siz karar verin, adı altında ailelerinden kopartanlar, evet aynı adamlar kendi çocuklarını tıpkı milletvekilleri gibi ,bu Alçak savaşa göndermezken,Başkalarını gaza getiren ve nice ailelerin evlerini başlarına yıkıp, geride gözü yaşlı Anneler bırakan, bu Hain mi ?Ahmak mı ?Cahil mi? ne derseniz deyin, islamcı! Ağabeyleri o halde iyi tanıyalım arkadaşlar. Bunun vebalini Ahirette ödeyemezler.
Arap baharı bahanesi ile ABD İhvan gibi kendi tabirleri ile ılımlı! islamcıları destekleyip el kaideyi güçlendirdiler ,şimdi de güya kaidesiz el-kaideden kurtarmak için tekrar ılımlıları! destekliyelim diyorlar. Dolayısı ile filmin nerde yazıldığını nerde başladığını bilenler için bu filmin nerde biteceğini kestirmek zor olmasa gerek ,Önce dünyayı böldüler şimdi” Büyük israil” için, Ortadoğuda islam ülkelerini daha küçük dilimlere bölüyorlar. Bir islam ülkesi bir kaç parçaya bölünecek.İslamcı! olduğunu söyleyenler de bu proje için ABD nin piyade askeri oluyor .Ne güzel değil mi!
Kısaca İrandan gelen yardımların suriye üzerinden bir köprü vazifesi görerek Filistin ve Lübnana ulaştıkça ve Suriyenin Filistine olan yardımları sürdükçe İran islam cumhuriyeti de suriye ye olan desteğini sürdürecektir.Bu suçtan dolayı İran yalnız kalacaksa varsın yalnız kalsın.Eğer hakikatleri savunuyorsanız yalnız kalmanız çoğu zaman kaçınılmazdır.iran islam cumhuriyeti yalnız kaldı diyenlere soruyorum.Tarihte doğruları savunduğu yalnız bırakılmayan bir peygamber var mı? Olmayan bir ülke var mı?Mesele yalnız olmak veya olmamak da değil aslın da , mesele dünyada tek başına da kalsan ,koca dünya da hakkın yanın da korkusuzca yer alabilmektir. İranın yaptığı bu iken ,bunlar başkalarından aldıkları softa bir akılla, yalnızlık psikolojisi ile uğraşıyorlar. Hz Alinin dediği gibi “HAK DAİMA AZINLIK İLEDİR” varsın başkaları çoğunluk olsun.
Ayrıca İranın yalnız kaldığı tezinize inanmıyorum.Neden? Çünkü bu medyanın bize yansıttığı yeni bir söylem değil. Söylediğiniz manada bir yalnızlık için iran daha önce mezhebinden dolayı mı yalnız değildi? Yoksa ırkından dolayı mı yalnız değil di?Hasetçilerin hasedinden dolayı mı yalnız değildi? Amerika ve Batıya karşı duruşundan dolayı mı yalnız değildi? İran 30 yıldır zaten ambargolarla , kültürel ve psikolojik harp yöntemleriyle dünyadan tecrid edilmeye çalışılıyordu.Dolayısıyla 30 yıldır sanki durum farklıydıda İran islam cumhuriyeti Suriye konusun da ABD Batı ve onun bölgesel uşakları ile birlikte olmayanca mı yalnız oluyor muş? İran islam cumhuriyeti suriye de vahabi selefi insanlık bozması canavarlarla beraber olmayınca mı yalnız oluyor muş? Bu söylediğiniz yalnızlık söyleminin tam tersine İran islam cumhuriyeti mazlum halkların gönlünde daha önce hiç olmadığı kadar yer edinmiştir. Bu medyanın yansıtmadığı tarafıdır. Bunu önümüzde ki yıllarda daha iyi göreceğiz.Dünya bizim zihin algılarımızla değil gerçeklerle şekilleniyor.Rejimin Medyası neyi söylüyorsa tam tersini düşünüyoruz. Zira hak ile batıl bir değildir.Batıl geçiçidir hak ise ebedidir.hakikat suyun kendi mecrasında akmasıdır, batıl ise suyun üzerinde ki köpüktür.Medyanın yürüttüğü geçici olan bu güneş tutulmasına aldanmıyoruz. Hak gelince batıl zail olacaktır.
Hz Peygamberin s.a.v. haber verdiği gibi;
“Din süreyya yıldızında da olsa farisilerden olan yiğitler onu yeryüzüne indirecektir” (1)
1-Hak Dini kuran Dili maide56,Fizilail kuran Cuma süresi 3 Ayet, Ramuzul Ehadis,
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.