You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hadislerde Vahiydir

Cezalı Üye
Hadislerde Vahiydir
"Rasûlüllah Efendimiz (salat ve selam üzerine olsun) de bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar:

"Dikkat edin; bana Kur'ân ve onunla birlikte onun bir misli de verildi."

(Bu hadisi Ebû Dâvûd, Mikdam b. Ma'di Kerib El-Kindî' den merfû' olarak tahric etmiştir. Hadis şöyledir:

"Dikkat edin; bana Kitap, onunla birlikte onun gibi bir misli de verildi." Hadisin devamı: "Agâh olun, yakında karnı tok, koltuğuna kurulmuş bir adam gelir......" Bu hadisi ayrıca Tirmizî ve İbni Ma'ce de tahric etmişlerdir. Tirmizî bu hadisin bu yönden Hasen ve Ğarîb olduğunu beyan ediyor. (Bkz: Mutasaru Sünen-i Ebî Davûd, Hattabî'nin Ma'âlimü's-Süneni; 7/7 (Sünen; 4/279), Ma'ce, 1/6.)

Yani bana "sünnet" verildi.

"Sünnet" aynen Kur'ân-ı Kerîm gibi vahyedilerek inzal olunmuştur. Ancak bir farkla ki, Kur'ân tilavet olunur (namazda okunur) hadis ise tilavet olunmaz (namazda okunmaz).

İmam Şafiî ve diğer imamlar bu konuda bir çok deliller göstermişlerdir." (İbn Teymiyye: Tefsir Usulüne Giriş s. 99, 100)

Rabi'nin naklettiğine göre Şafii şöyle der:

"Allah (c.c) dinin farzları ve kitabı konusunda kendisine isyan edilmesini haram, itaati farz kılmıştır. Sünnet'i için onu ilim kıldığını belirttiği ve kendisine imanı farz kıldığı gibi Rasulu'ne de imanı farz kılmıştır. Faziletli olmayıda sünnet'ine uymaya bağlamıştır." (İmam Şafii: Ahkâmu'l Kur'an s. 32)

İmam Şafii (rh.a) derki:

"İnsanların âlim olduğunu düşündüğü veya kendisini ilam adamı olarak tanıtan hiç kimsenin, Rasulullah'ın emirlerine uyup verdiği hükümlere teslim olmanın, Allah tarafından farz kılındığına itiraz ettiğini duymadım. Allah, insanlar için, Peygamber'e tabi olmaktan başka yol bırakmamıştır. Her halükârda bir söz, ancak Kur'an veya sünnete dayanarak bağlayıcılık kazanır. Kitap ve sünnetin dışındaki her şey onlara tabidir." (İmam Şafii: Sünnet Müdafaası s. 14)

İmam Şafii'ye Cuma suresi 2. ayette geçen Hikmet'in ne olduğu sorulduğunda şu cevabı vermiştir:


"Hz. Peygamber'in sünnetidir." (Sünnet Müdafaası s. 19)

İmam Şafii (rh.a) Er-Risale isimli eserinin 613. maddesinde şunları şikretmiştir.


"Sünnet, vahiy mertebesinde bulunması veya Allah’ın murad ettiği manayı açıklayıcı olması itibariyle ancak Kur’an’a tabidir; yani sünnet, her halükarda Allah’ın Kitabı’na tabidir." (Er- Risale s. 132)

İmam İbn Teymiyye (rh.a):

"Cenâb-ı Hak, Resulüne Kitab'ı ve hikmeti (Sünnet'i) inzal buyurmuş ve böylece mü'minlere lütuf ve ihsanlarda bulunmuş; Nebisinin zevcelerine de bunu zikretmelerini emretmiştir. O, şöyle buyurmaktadır:

"Allah, sana Kîtab'ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir" (4 Nisa 113),

"Andolsun ki Allah, mü'minlere büyük lütuf ta bulundu: Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunurlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, kendilerini temizleyen ve kendilerine Kitab ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi" (3 Âl-i İmrân 164),

"(Ey Peygamberin ev halkı!) Sizin evlerinizde okunan Allah âyetlerini ve hikmeti hatırlayın" (33 Ahzâb 34)

Seleften birçok kişi, hikmet'ten kasdın Sünnet olduğunu belirtmişlerdir. Çünkü -Allah kendilerinden razı olsun- Peygamber hanımlarının evlerinde Kur'an'dan başka okunan şey, Hz. Peygamberin sünnetleridir.

Bu sebeble Resûlüllah Efendimiz buyurmuşlardır:

"Dikkat edin! Bana Kitab ve onun yanında bir de onun gibisi verilmiştir" (Ebû Dâvud, Sünnet, 6; İbn Hanbel, 4/131)

Hassan b. Atıyye şöyle demektedir:


"Cebrail (a.s.), Kur'an'ın inzaline aracı olduğu gibi Hz. Peygamber'e Sünnet'in inzaline de vasıta olur ve O'na Kur'an'ı öğrettiği gibi Sünnet'i de öğretirdi" (Dârimî, Mukaddime, 49) (İbn Teymiyye Külliyatı c. 3, s. 313, 314)

İbn Hazm (rh.a) derki:

Allahu Teala şöyle buyurdu:

"O arzularıyla konuşmaz, konuştuğu-söylediği ancak kendisine vahyedilendir." (Necm: 3-4) Böylece, Yaratana karşı yapacağımız kullukla ilgili olduğunda, Rasul'ün sözlerinin de vahiy olduğunu görmüş olduk." (İbn Hazm: En-Nûbez el-Kâfiye fi Ahkâmi Usûlü'd-din s. 30)

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.