You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kıdemli Üye
Hac rehberi
Selamun aleyküm arkadaşlar,

Bundan sonra bu konu altına her gün hacla ilgili konu ekleyeceğim. İlginiz ve alakanız için teşekkür ederim.
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Hac rehberi
Umreye gitmenin önemi

Sual: Hindistan'a, Buhara'ya ve Paris'e turistik seyahat düşünüyordum, buralara gidene kadar umreye gider, çok sevab kazanırım diye karar vermiştim. Sonra, İslam Ahlakı kitabındaki, (İmam-ı Rabbani hazretleri 29, 123 ve 124. mektuplarında ve Makamat-ı Mazheriyye 26. mektubunda, nafile hacca ve umreye gitmeye izin vermemişlerdir) ifadesini okuyunca, umreden de vazgeçtim.Umreye gitmeye niye izin verilmiyor ki?
CEVAP
Umreye gitmek çok sevabdır. Umreye hiç izin verilmez mi? Sadaka vermek de çok sevabdır. Farz olan zekât borcu varken sadaka verilmez. (Sadaka vermeyin, umreye gitmeyin) denmiyor, (İki işten daha önemlisi, daha çok sevab olanı tercih edin) buyuruluyor.

Farz ibadetlerin yanında nafile ibadetlerin hiç kıymeti yoktur. Deniz yanında, damla kadar bile değildir. Şeytan aldatarak, kazaları kıldırtmıyor, nafile kılmayı, [nafile hacca ve umreye gitmeyi] güzel gösteriyor. Zekât verdirmeyip, nafile hayırları, göze güzel gösteriyor. Cam, Kur'an-ı kerim kursu ve benzeri, İslam'a faydası olan şeyleri yapmak, nafile hacdan ve umreden daha sevabdır. Nafile hac ve umre yaparken sarf edilen paralar, Müslümanların muhtaçlarına veriliyorsa, nafile hac ve umre yapmak, kendi memleketinde sadaka vermekten daha efdal olur. Çünkü hem mal, hem bedenle ibadet yapılmaktadır. Makamat-i mazheriyye'de, 26. mektupta (Hacda bir farzı veya vacibi özürsüz terk etmemek veya haram, mekruh işlememek lazımdır. Aksi halde, nafile hac ve umre yapmak sevab değil, günah olur) diyor. (S. Ebediyye)

Nafile ibadetin sevabı, farz ibadetin sevabı yanında, bir derya yanındaki bir damla su kadar azdır. İslam âlimleri, Mekke'ye uzak memleketlerde olanların tekrar hacca gitmelerine izin vermemişlerdir. Abdullah Dehlevi hazretleri 63. mektupta (Hac yolunda, ekseriya, ibadetler tam yapılamaz. Bunun için, İmam-ı Rabbani 123 ve 124. mektuplarında, umreye ve nafile hacca gitmekten tazı olmadığını bildirdi) buyuruyor. Bir farzın yapılmasına, mesela kadınların örtünmelerine mani olan nafile hac, haram olur. Böyle nafile hacca gitmek, sevab değil, günah olur. Umreye gitmek de böyledir. (İslam Ahlakı)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Bir nafile hac yapmak için birçok yasaklar, haramlar işleniyor. İyi düşünmelisiniz! Aklı olana bir işaret yetişir. Umre farz ve vacib değil nafile ibadettir. Nafile ibadeti yapmak, bir farzın terkine veya bir haram işlemeye sebep olursa, ibadet olmaktan çıkar. Günah işlemek olur. (1/123)

Farzların yanında nafilelerin hiç kıymeti yoktur. Bir farzı vaktinde yapmak [vakti geçmiş ise, hemen kaza etmek], bin sene nafile ibadet yapmaktan daha çok faydalıdır. Hangi nafile olursa olsun, ne kadar halis niyet edilirse edilsin, ister namaz, oruç, zikir, fikir olsun, ister başka nafileler olsun, hep böyledir. Hatta farzları yaparken, bu farzın sünnetlerinden bir sünneti ve edeplerinden bir edebi gözetmek de böyle çok faydalıdır. Tenzihi mekruhtan sakınmak, zikirden ve murakabeden daha faydalıdır. Tahrimi olan mekruhtan sakınmanın faydasını, artık düşünmelidir. Evet, bu nafile işler, farzları gözetmekle ve haramlardan, mekruhlardan sakınmakla birlikte yapılırsa elbette çok güzel olur, fakat böyle olmazsa pek zararlı olur. Mesela zekât olarak bir dankı bir Müslüman fakire vermek, nafile olarak dağlar kadar altın sadaka vermekten ve hayrat, hasenat yapmaktan kat kat daha iyidir, kat kat daha çok sevabdır. Bu bir dank zekâtı verirken, bir edebi gözetmek, mesela akrabadan bir fakire vermek de, nafile iyiliklerden kat kat daha faydalıdır. (1/29)

Hadis-i şerifte, (Din kardeşini sıkıntıdan kurtarana [nafile] hac ve umre sevabı verilir) buyuruldu. Hazret-i Hasan, Sabit Benani'ye bir hacetini yapmasını istedi. (Camide itikâf ediyorum, başka zaman yaparım) deyince, (Din kardeşinin ihtiyacını gidermek için gitmenin, [nafile] hac sevabından daha hayırlı olduğunu bilmiyor musun) dedi. Mevki sahiplerinin, muhtaç olanlara ve hocaların talebelerine, makamlarıyla ve mallarıyla yardım etmelerinin çok sevab olması, bu hadis-i şerife dayanmaktadır. (İslam Ahlakı)

Yine İslam Ahlakı kitabındaki hadis-i şerifte, (Ana-babaya iyilik etmek, nafile olarak yapılan namaz, oruç, hac [ve umreden] daha faziletlidir) buyuruldu. Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Birine doğru yazılmış bir din kitabı vermek, bin kere umreye gitmekten daha sevabdır.

O halde Müslüman faydalı, kârlı olan işi tercih etmeli. Ortada deniz varken, bir damlayla uğraşmamalıdır.

Herhangi bir şirket tarafından parası karşılanarak gönderiliyorsa veya Mekke'ye yolu düşmüşse o zaman umre yapmanın mahzuru olmaz, umre yapmak çok sevab olur.
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Hac rehberi
Günümüzde, özellikle 6-7 defa umreye gidenlerin bunları bilmesi gerekirdi Sad
Allah'ım bizleri sadece senin rızanı düşünen kullardan eyle.
Allah'ım sen kimlerden razıysan, kimleri seviyorsan, bizleri onlarla dost eyle.
Dinimizi yanlış öğrenmekten bizi koru. Amin.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Hac rehberi
Hac ayları

Sual: Kur'anda, (Hac bilinen aylardadır) buyuruluyor. Bilinen aylar hangileridir ve hac, bu aylarda olmuyor da niye 5 güne sıkıştırılıyor?
CEVAP
Hac vakti ile hac ayları farklıdır. Hac ibadeti hac vaktinde yapılır. Hac ayları ise, Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhiccenin ilk on günüdür. Tavaf, vakfe gibi ibdetler, Şevval ve zilkade aylarında değil, sadece, Arefe ve kurban bayramı günlerinde yapılır. Hac ayları, hac ile ilgili diğer fiillerin yapılması gereken aylardır.

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Hac için, hac aylarında ihrama girmek sünnettir.) [Buhari]

Fıkıh kitaplarında da deniyor ki:
Hac fiilleri, hac aylarının dışında yapılmaz. Hac için, bu aylardan önce ihrama girmek tahrimen mekruhtur. (S. Ebediyye)

Haccın vaciblerinden biri de, hac ayları içinde olmak şartı ile, Safa ile Merve tepeleri arasında, say etmek, yeni, yedi kere usulü ile yürümektir. (S. Ebediyye)
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Hac rehberi
Borçlu hacca gidebilir mi?

Sual: Biz borçlu bir aileyiz. Borçlarımızı ödemeden umreye veya hacca gitmek doğru mu?
CEVAP
Borçlarınızı ödemeden hacca, umreye ve başka yerlere gitmek doğru olmaz. Buna rağmen gidenler, istifade edeceğim derken zarar görür, yani kaş yapayım derken göz çıkarır da farkında olmaz; çünkü dinimizin bildirdiğinin değil, kendi arzusunun peşindedir, nefsin ve şeytanın gizli hilesine düşmüştür. Kul hakkı, Allah hakkından nce gelir. Allahü teâlâ böyle takdir etmiştir. Kul haklarını, kul borçlarını sahibine ödemedikçe Cennete girilemez. Sırat köprüsündeki yedinci ve son soru kul hakkıdır. Bütün Peygamberler, hepsi masum, günahsız oldukları halde burada korkacaklardır. Peygamberlerin masum oldukları halde korktukları bir hususta, bizim cesaretimizin sebebi ne? Onun için hac vs. için biriktirilen, temin edilen para, önce borçları ödemekte kullanılmalıdır. Rahmete, feyze kavuşmak isteyen, istifade etmek isteyen dinin emrine uymalıdır.

Hadis-i şerifte, (En iyiniz, borcunu bir an önce ödeyeninizdir) buyuruldu. Bir kimse, malı olduğu halde, borcunu ödemeyi bir saat geciktirirse, zalim ve asi olur. Namaz kılarken de, oruç tutarken de, uykuda da, yani her an lanet altında bulunur. Borç ödememek öyle bir günahtır ki, uykuda bile durmadan yazılır. Malı olmak, parası olmak demek değildir. Satabileceği bir şeyi olup da satmazsa, günah işlemiş olur. Âlimler de, (Borcu olan kimse, borcunu ödemedikçe yağlı ve sirkeli yemek yememeli) buyuruyor. Yani borcun vebali, sıkıntısı yüzünden ağzının tadını bile düşünmemeli, yiyip içmekte bile tasarruf edip bir an evvel borcunu ödemeli. Nerde kaldı ki sağa sola parasını savursun! (S. Ebediyye)

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bir kimse, imkanı olduğu halde, borcunu vermeyip geciktirirse, [borcunu verinceye kadar] her gün amel defterine zulmetme günahı yazılır.) [Taberani]

(Zenginin [ödeme imkanı varken] borcunu ödemeyip, oyalanması zulümdür.) [Buhari]

(Borcu var iken verilen sadaka kabul olmaz.) [Buhari]

(Darda olanı feraha kavuşturan veya böyle bir kimsenin borcunu ödeyeni, Allahü teâlâ kıyamet gününün dehşet, korku ve sıkıntılarından kurtarır.) [Müslim]

(Allah indinde, en kıymetli amel, müminin sıkıntısını gidermek, borcunu ödemek suretiyle onu sevindirmektir.) [Taberani, Beyheki]
Elhamdülillah, Müslümanım.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.