You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
GÜZELLİK...
[Resim: reflection_i93.jpg]

Yaratılışın sanatı güzellik olduğundan, yada en azından sanatın önemli bir kısmını güzellik teşkil ettiğinden, sanatın tanınması için güzelliğin tanınması gereklidir. Öte yandan, islam'î sanat içaçıcı ve çarpıcı güzelliklerle dolu olduğu, gönülleri ferahlatıp rahatlık bahşettiği için prensiplerinin büyük ruhlar yetiştiren, beldesinin güçlü ve yetenekli sanatkarlar yurdu olan bir mektebin güzelliğe bakış açısını incelemek elbette ki yerinde ve gereklidir"

Güzellik:

Güzelliği kelimelere sığdırmak, onu yazıyla ve sözle anlatabilmek oldukça zor. Tat, koku ve diğer algılamalar hususunda gerçeğe uygun zihnî bir tasavvuru gerçekleştirebilmek ne kadar zorsa güzelliği de söz ve kalemle tasvir edebilmek bir o kadar zordur. Ancak; tatlıyla acı, ıtırla lezzet, toklukla açlık, mutlulukla üzüntü kolayca idrak edilebildiği gibi güzellik de idrak edilebilir aslında. Çevremizdeki dünyanın güzelliklerle dolu olduğu, en azından bizim güzel olarak tanımladığımız şeylerin dört bir yanımızda fazlasıyla bulunduğu tartılışılmaz bir gerçektir. Bu da bizim yaratılışımızda, bu güzellikleri idrak edebilmemizi sağlayan bir unsur veya bir şeylerın olduğunu gösteriyor. Bütün bunlara rağmen güzelliği tanımlayabilmek yine de kolay değildir.

Güzellikle ilgili çeşitli tanımlar vardır; ancak konumuz islam sanatı çevresinde olduğundan islam ulemasının ifade ettiği güzellik tariflerine bakmamız gerekir daha ziyade.

Mevcut imkanlar dahilinde bir araştırma yaparak çağdaş ve geçmiş dört islam bilgininden dört ayrı tarif aktaracağız. Bunlar, islamî bilimlerin dört ayrı dalına ait görüşleri yansıtıcı niteliktedir:

1- Tanınmış arif ve ahlak hocası Muhammed Gazali'nin tarifi.

2- Rahmetli İmam'ın "Makasib-i Muharreme" kitabında bir fakihten naklettiği tarif.

3- Tanınmış arif ve filozof Molla Sadra'nın (ra) tarifi.

4- Çağdaş arif ve ediplerden merhum İlahi Gomşeî'nin tarifi.

İslami bilimlerin çeşitli dallarından faydalanarak Yeterli araştırma ve incelemede bulunacak olunursa, birçok değerli tarife ulaşmak da mümkündür.

Yukarıda bahsi geçen tariflerin detayına inmeden önce bir noktayı hatırlatmakta fayda var; islamî metinlerde "Güzellik, insan için bir ihtiyaçtır" ibare ve anlamı pek vurgulanmıştır.

İslamî dünya görüşündeki bazı bariz esaslara istinaden güzelliğin bir ihtiyaç olduğu kolayca ispatlanabilir:

a- Kainatın yaratılışı boşuna değil, haktır. Bu esas Kur'an'da çeşitli ayetlerde çeşitli ifadelerle geçmektedir:

"Gökleri ve yeri hak olarak yaratan O'dur" (En'am,73)

"Allah bunları boş yere değil, gerçek bir fayda için halketti. Bilen topluluğa delillerini açıklayıp bildirmektedir" (Yunus,5)

"Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. hiç şüphesiz; iman edenler için bunda bir ayet -alamet- vardır" (Ankebut,44)

"...Allah göklerle yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak üzere belirlenmiş bir süre -ecel- olarak yaratmıştır..." (Rum,8)

"....Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı, öyleki, her nefis kazanmakta olduklarıyla karşılık görsün..." (Casiye,22)

"Gökleri ve yeri hak üzere yarattı..." (Teğabun,3)

"...Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın.." (Âl-i İmran,191)

"Biz gökyüzünü, yeryüzünü ve ikisi arasında bulunan şeyleri batıl olarak yaratmadık..." (Sad,27)

"Biz bir eğlence ve oyalanma olsun diye gökleri, yeri ve bunların arsındakileri yaratmadık" (Duhan,38)

Bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere Allah Teala kainatı boşuna veya bir eğlence olsun diye yaratmamıştır. Bilhassa son ayetlerde kainatın hak olarak, bir prensib ve hikmet üzere, belli bir gaye için yaratıldığı vurgulanmakta, yaratılışın amaçsız olmadığı hatırlatılmaktadır.

b- Kainat en güzel ve en mükemmel şekilde yaratılmıştır:

Kainatın yaratılışı en mükemmmel, en sağlam ve en güzel şekilde gerçekleşmiştir.

Buna, Kuran'dan bir çok ayet gösterilebileceği gibi beşeri bilimler açısından da şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesindir bu. Nitekim insanlar bilim ve teknikte ilerleme kaydettikçe yaratılış sisteminin mükemmellik ve güzelliğini daha iyi kavrayabilmekte, daha net olarak müşahede edebilmektedir. Kur'an-ı Kerim şöyle buyurur:

"...Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan..." (Secde,7)

c- İnsanın yaratılışı güzeldir:

Allah teala insanın yaratılışı hususunda şöyle buyurmaktadır:

"...Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir..." (Mü'minun,14)

"Doğrusu, biz insanı en güzel şekilde yarattık..." (Tin,4)

Algılanan alemin güzellik ve zerafetleri gözönünde bulundurulacak olursa ve kainatı kendi mübarek varlığının bir tecellisi olarak yaratan O yüceler yücesinin "en güzel" olduğu daha iyi anlaşılır. Kainatta sayısız güzellikler yaratan O'nun bizzat kendisi güzeldir; güzellik ve zerafet de O'nun varlığından kaynaklanmıştır, hatta O'nun bizatihi kendisidir.

Aynı şekilde, kainat hak olarak yaratıldığı ve insanoğlu boşuna yaratılmış olmadığı için de Allah Teala insanoğlunun çirkinlik ve kötülüğe doğru yürümesini asla istememiştir. O, insanın kemale ermesini istemiştir ve güzellik de bir kemaldir insan için. İster sîrette (öz benliğinde) ister surette (yüz ve şekilde) olsun.

İnsanoğlunun hareketindeki kemal çizgisi güzelliğe doğru uzadığına göre ister zahirde, ister batında olsun, güzellik insan için bir ihtiyaçtır. Bu nedenledir ki o, güzel ve güzelliği tanımalı, Allah'ın hoşuna gidecek "güzellik"i idrak etmeli ve nasıl güzel olabileceğini öğrenmelidir. Güzelliğin insan için bir ihtiyaç olduğunu söyledik, ama zihni bozulma ve düşünsel kirlenmelerin, hakikatın anlaşılmasına mani olmaması gerektiğini de bilhassa hatırlatalım. Zira son derece zarif sınırlara sahip bulunan ve insanoğlunun genellikle kötü amaçla, yanlış olarak kullanıp hayvani davranışlarla ayaklar altında çiğnediği erdemler konusunda ilmi bir bahis olduğu zaman insan, meseleyi gereğince kavrayamamakta, hatalara düşmektedir. Şöyle ki: Kişi hayatı boyunca; aslında yanlış davranmalarının neticesi olarak iyi davranışın kötü yan tesirleri de olduğu gibi bir kanaat edindiğinden meseleyi gereğince kavrayamamakta ve bahse geçtiği zaman gereğince sağlıklı bir değerlendirmede bulunamamaktadır. Politika, devlet, ticaret, sevgi, aşk ve bu cümleden olarak güzellik konusunda da işte bu zihni şartlanmalar var maalesef. Dolayısıyla, bir araştırmacı sağlıklı bir değerlendirmede bulunmak istiyorsa zihnini bu tür psikolojik şartlandırmalardan arındırmalı ve ilmi araştırmasına engel olabilecek bu nevi araz ve duygulardan sıyrılmalıdır. Aksi takdirde muhasebe anında zihnî hatalara düşecek ve tabii ki ulaştığı sonuçlar da hatalı olacaktır. Bu nokta gözönüne alınmadan güzellik meselesi islamî metinlerde araştırılmak istenirse, sağlıklı bir sonuca ulaşılamama ihtimali sözkonusudur.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.