Bunun için aşk meş'alesinin ışık kaynağına yakın olması gerekir. Işıktan ne kadar uzaklaşırsa gölgesi (masiva) o kadar büyür; ışığa ne kadar yaklaşırsa gölgesi o kadar küçülür, hatta belli belirsiz bir hal alır. O halde hakiki âşık sevgiliye yaklaştıkça küçülen, kendinden geçen, mahviyet gösteren âşıktır.
Tıpkı Allah`a yakın oldukça küçülen, tevazu ve hiçlik kazanan kul gibi. İşte bu küçülme ve kendinden vazgeçme halidir ki hem âşıkı, hem de kulu sonunda fenâ (Sevgili`de yok olma) makamına eriştirir, ikilik ortadan kalkar, vahdet gelir, âşık yok olarak hakiki var oluşa erer, orada hayat sürmeye başlar.
Ezcümle insan abd (aşk) mertebesi için yaratılmıştır. Bu yolda âbid (âşık) olması için seçilmiştir. Hiç olmazsa müteabbid (âbidlere özenen) olması kendinden beklenir. Riyakar âbidlik ise en kötüsüdür.
Ne diyelim; âzâd iken esir olun inşallah!
Şükrettirene şükürler olsunki, bu haftaya sözümüz yine O'nu anmakla kıymet kazandı.onunla başladi
Ümmetin olduğumuz izzet yeter / Hizmetin kıldığımız devlet yeter
Güzel(i) düşünün, hoşça kalın, hoş olun efendim..
![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)