Bazen dinimizin yasakladığı bazı davranışları yapıp günaha girebiliyoruz. Ancak Allah katında günahların derecesi aynı değil.
Cenab-ı Hakk’ın yapılmasını yasakladığı tüm davranışlar günah olarak amel defterimize işleniyor. Ancak günahlar hakkında bilgi edindikçe tüm günahların Allah katında eşit olmadığını anlıyoruz. Zira İslam alimleri günahları, ayetler ve hadisler ışığında ‘büyük Kebîre’ ve ‘küçük Sagîre’ olarak sınıflandırıyor.
Hadis-i şeriflerde büyük günahlar 5, 7, 9 hatta 70 olarak zikrediliyor. Allah’a şirk koşmak, adam öldürmek, anne-babaya isyan etmek, zina iftirasında bulunmak, muharebe anında cepheyi bırakıp kaçmak, yalan söylemek ve zina etmek gibi davranış ve hareketler bunlardan bazıları. Büyük günahların dışındakiler ise küçük günah olarak sayılıyor. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken bir husus var. Fethullah Gülen Hocaefendi, günahların büyüklüğü veya küçüklüğünün insana göre değişebileceğine dikkat çekiyor. “Israrla işlenen küçük günah küçük olarak kalmaz. İstiğfarla da büyük günah yerinde durmaz.” hadisini hatırlatan Hocaefendi, sıklıkla işlenen ve önem verilmeyen bazı küçük günahların Cenab-ı Hakk’ın katında büyüyebileceği uyarısında bulunuyor. Hocaefendi, işlendikten sonra ızdırapla tevbesi yapılıp, gözyaşlarıyla yıkanan büyük günahlara değinirken, “Bir insan büyük bir günah işler de ardından Hazreti Adem (aleyhisselam) ve Havva Validemiz gibi ‘Ey bizim Rabb’imiz, kendimize yazık ettik.’ derse öyle büyük bir günah eriyip gider.” diyor. Ardından titreyen bir kalp ile ürperen bir dimağa sahip olan ve her günah arkasından içinde fırtınalar kopan bir insanın Allah’ın izniyle büyük günahı olmayacağını ifade ediyor.
BÜYÜK GÜNAH İŞLEYEN DİNDEN ÇIKMAZ
“Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışındakileri ise dilerse affeder.”(Nisa Sûresi 7) ayetinden en büyük günahın şirk olduğunu anlıyoruz. Ehl-i Sünnet itikadına göre de; Allah’a şirk haricinde büyük günah işleyen kimseler dinden çıkmış olmazlar ve Cehennem’de ebediyyen kalmazlar. Büyük günahlarından tevbe etmeden ölseler bile, iman ile ahirete gitmeleri halinde, Allah Teâlâ dilerse onları affedebilir, dilerse de Cehennem azabına atabilir. Büyük günahların affedilmesi, kul hakkı ve Allah hakkı ayrımına göre değişiyor. Çünkü içki içmek gibi Allah hakkına giren veya hem Allah hakkı hem de kul hakkı olan cinayet, hırsızlık gibi suçların işlenmesi halinde durum farklılık arz ediyor. , bu tür durumlarla ilgili, “Allah hakkının irtikab edildiği büyük günahlarda, büyük günah işleyen, tevbe etmediyse durumu Allah’a kalır. Ancak hem Allah hakkı hem de kul hakkı çiğnendiyse bu durumda tevbe ile beraber cinayet işlenen şahsın velisine kısas, diyet ve aftan birini seçme hakkı verilir.
İslam alimleri, büyük günahlardan kaçınıldığında küçük günahların da affedileceğini ifade ediyor. Alimler bu görüşlerini ise, “Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.” (Nisa Sûresi, 31) ayetine dayandırıyor. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de, “Beş vakit namaz, eda edilen cuma ve tutulan Ramazan oruçları, büyük günahlardan sakınıldığında bu ibadetlerin aralarında işlenen küçük günahlara kefarettir.” buyurarak, bu hususta bizleri müjdeliyor...
...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...