Daima düşünceliydi,
Susması konuşmasından uzun sürerdi,
Luzumsuz yere konuşmazdı,
Konuşduğunda ne eksik, ne fazla konuşurdu,
Dünya işleri için kızmazdı,
Kendi şahsı için öfkelenmez ve intikam almazdı,
Düşmanlarını af etmekle kalmaz,
Onlara şeref ve değer verirdi.
Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, nede arkasından kırar ve ayıplardı,
Kimsenin kusurunu araştırmazdı,
Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dinlerdi,
Her zaman ağırbaşlıydı,
Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı,
Kapısına yardım için gelen hiç kimseyi geri çevirmezdi.
Dostlarına her zaman şöyle derdi:
Dünyada garip bir kimse, ya da bir yolcu gibi ol.!
Sıkıntılı zamanlarda asla bağırmaz ve kabalaşmazdı,
Fakirkerle birlikte yemek yer, öyleki onlardan ayırt edilmezdi,
Sade kıyafetler giyer, gösterişden hoşlanmazdı.
Zengin ama yoksul,
Yoksul ama zengindi,
Hasta ama doktor,
Doktor ama hastaydı,
Yalnız ama kalabalık,
Kalabalık ama yalnızdı.
Bütün insanlık, bütün kainat O'nu özlerdi,
Yaşayan nefes alan canlı ve cansız bütün varlıklar onu söylerdi.
Ashab-ı kirama Resulullah Efendimiz vefat ettiğinde sormuşlar:
Resulullah Efendimizi nasıl severdiniz?
Cevap vermişler:
Biz O'nu susuz kalmış bir adamın,
Suya olan hasreti gibi sevdik..
İşte O Alemlerin sevgili Resulullah sıradan biri değildi,
Ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
İşte O Alemlerin Sevgilisi:
Resulullah Hz. Muhammed (S.A.V.)di..
"Şanım hakkı için, size kendinizden öyle izeetli,
bir peygamber geldi ki: sıkıntıya düşmeniz,
O'na ağır gelir, size düşkündür,
müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir"(Tevbe 128).
![[Resim: sigpic2959_12.gif]](http://www.mecazen.com/signaturepics/sigpic2959_12.gif)