Muhterem Üstazımız Mahmud Samî Ramazanoğlu kuddise sirruh hazretleri nin, sîmai alileri, vech-i mübarekleri, mütebessim olmasına rağmen; için için, içden içden ağlarlardı.
Ümmet-i müslimenin zalimlerin elinden necat bulmaları için ağlarlardı.
Günahkarların kurtuluşu, afvı için ağlarlar, yaşlarını içlerine akıtırlardı.
Kur'an-ı Kerim tilavet edilirken huşu içinde dinlerler, bazen göz yaşları süzüle süzüle yanaklarına akardı.
Bilhassa hac esnasında Medine-i Münevvere ile Mekke-i Mükerreme arasında vasıta içinde refiklerinin uyuduğu zaman, ay ışığı altında, gözlerinden inci daneleri gibi göz yaşlarının akdığı görülürdü.
Tasvire sığmayan bu lahüti manzara, şairlerin, ediblerin tarifini yapmakda güçlük çekecekleri bir güzellikte idi.
Merhum, meşhur şair Kemal Edib Kürkçüoğlu, muhterem Üstaz hakkında yazmış olduğu şiirinin bir yerinde:
"Sîması bir ayine-i envarı cihandır" diye tasvir etmişlerdir.
Gözyaşı; salikler için baha biçilmez manevi bir hazinedir.
Gözyaşı; kalbin hassasiyetle, rakikliğine bir delildir.
Gözyaşı; Salikin tekamülüne bir işaretdir.
Muhterem Üstaz hazretlerinin göz yaşı hakkında Musahabe kitablarında, tafsilatlı şöyle bir yazıları vardır:
Gözyaşı; Hak yolcularının Cenab-ı ALLAH'a yaklaşabilmeleri için yegane sığınakdır.
Gözyaşı; İç'in, tehassür ifadesi ve gözün niyazıdır.
Gözyaşı; Nedamet manasını taşır, ALLAH'a bir nevi tövbedir.
Gözyaşı; Aşkın derüni (iç) hislerini coşduran kelimesiz ve sadasız lisanıdır.
Gözyaşı; Arifin kalbinin tercümanıdır.
Gözyaşı; Mağfiret için ALLAH'ın kullarından istediği istirhamıdır.
Gözyaşı; Hakk'ın rahmetini tahrik ve merhametini celbeder.
Gözyaşı; Günahkarların sıdk ve ihlas ile Rabblarına eyledikleri ubudiyet incisinin daneleridir.
Gözyaşı; yokluğa erenlerin saadet sermayeleridir.
Gözyaşı; ALLAH için öyle bir sermaye-i sadefdir ki, rahmet, merhamet ve mağfiret habbelerini içinde taşıyan seyyidü'l-istiğfar ve tevbe-i nasühdur.
Gözyaşı; Günahların gufranıdır.
Gözyaşı; Muhlis'in habbe-i ihlasıdır.
Gözyaşı; Asî'nin kurtuluş ipidir.
Gözyaşı; Hulasa, vuslata erenlerin yegane istinatgahıdır (dayanağıdır).
Abdülkadir Geylanî kuddise sirruh buyurur;
'- Ey aziz! Darda kalmak, biraz sıkışmak şart... Darda kalmayan can u gönülden yalvaramaz; çıkış kapısı aramaz. İşte bu gerekçe iledir ki, sana deriz;
Iztırar alnını, aciz ve zillet toprağına değdirmedikten sonra ve göz bulutlarından, hasret ve nedamet yağmuru yağdırmadığın müddet, özlediğin manevi hayatın hoş nebatı bitmez.
Zilletini, acizliğini bilenlere ne mutlu
Gereği ile amel edenlere ne mutlu
Gözyaşı dökebilenler ne mutlu ?
Gözyaşı Ariflerin, aşıkların sürmesidir
ALLAH için akıtılan bir gözyaşı, sırasına göre dağlar kadar yapılan ibadetlerden daha üstündür.
Gözyaşı manevi hayatın anahtarıdır.
Gözyaşı kalb-i selime vasıl olanların süsüdür. Resulü Ekrem sallellahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: (Hz Müslim İbn Yesu'dan)
- Bir göz yaşarır ise, ALLAH o gözü taşıyan bedeni ateşe haram kılar. Yanağına bir damla akarsa, o yüze karalık ve horluk arız olmaz.
Eğer ağlayan kimse acıdığı ümmetlerden bir ümmet için ağlarsa, o ümmet mağfiret olur.
Göz yaşına değer yokdur ve onunla ateşten denizler söndürülür. (Ramuz el-Ehadis)
Ebü Süleyman Daranî kuddise sirruh buyurur:
- Gözlerinize ağlamayı, kalblerinize de tefekkürü adet edindiririz!
Şeyh MUHAMMED Muhyiddin Üftade kuddise sirruh buyurur:
- Ademin cennetden çıkması şu veçhiledir. Adem orada tevhid mertebelerinden bir mertebeyi gördü.
Cennetdeki mertebelerin en yücesi idi. ALLAH'dan oraya varmayı istedi.
ALLAH da cevaben:
- "Oraya ancak ağlamakla vasıl olabilirsin!" buyurdu. Bu sebeble Adem ağlamağı çok severdi.
Halbuki cennet ağlama yeri değil, sürür yeridir. Bu sebeble ağlamak için dünyaya inmeği istedi.
Ahmed er-Rufaî kuddise sirruh:
- İrfan sahiplerinin başta gelen nişanı, göz yaşıdır.
İrfan sahihleri, hallerini düşündükçe, gözlerinden seller gibi yaş akıtırlar.
ALLAHü Teala ve tekaddes hazretleri, onların vasfını şöyle anlatır:
- "Onlar ağlar ve yüzleri üzerine kapanırlar." (17/109)
Gene buyururlar:
- Ağlamak bir kaç çeşid olur:
Zahirdeki gözün ağlaması
Kalbin ağlaması
Sırrın, iç alemin ağlaması.
Gözün ağlaması, Hakk'a dönmek niyetinde olanlar içindir.
Kalbin ağlaması, kendini Hak yoluna verenler içindir.
Sırrın ağlaması, Hak sevgisini ruhlarına sindirmiş olanlar içindir.
Resulü Ekrem sallALLAHu aleyhi ve sellem buyurur:
- Bir ümmet içinde ALLAH için ağlayan bir kimse bulunursa, ALLAHü Teala onun hürmetine, bütün ümmete rahmeti ile tecelli eder.
Kab el-Ahbar şöyle buyurur:
- ALLAH korkusundan akan bir damla göz yaşını, bir dağ altın sadakası vermekten daha çok severim.
"İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme, ALLAH, kendini beğenip övünen hiç bir kimseyi şüphesiz ki sevmez." (Sûre-i Lokman, 18)
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)


...