You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Gözlerin Çağırıyor Benı - Nurullah Genç

Gözlerin Çağırıyor Benı - Nurullah Genç

Ah Teslimiyet..!
Gözlerin Çağırıyor Benı - Nurullah Genç
 

Eflatun sular süzülüyor aynalardan 
Damlacıklarında hicranlı yüzün 
Ben kapıları aldatıyorum gün be gün 
Sen pencereleri 
Ben denizlere bakarak martılara yalanlar söylüyorum 
Sen gemilere 
Sonra liman bilmez korsanlara terk
Issız adalara sürüyorsun dizelerimi
Gitmek istiyorum çakıp da kaybolan şimşekler gibi 
Gel gör ki, önümde hatıralar mahzeni 
Parmak uçlarımda paslı çiviler 
Bütün zindanları yıkarak birer birer 
Gözlerin çağırıyor beni 

Gözlerin en soylu atların koştuğu bir bahar gezegeni 
Çeşmelerin bakınca gülümsediği 
Irgatların göklere yöneldiği 
Latince bilenlerin nergis akşamlarında 
Göllere meydan okuyup 
Kıyısında şarkılar dinlediği 
Tutkular değirmeni 

İnciterek aşk kitaplığındaki bütün harfleri 
Kirpiklerinde efsane şairlerin mağrur kalemleri 
Gözlerin çağırıyor beni 
Kaşlarının cilveli bir ahu gibi 
Ömrümüze düştüğü günden beri 
Köleleri ağlattın ey sevda semenderi 

Adı konulmamış yıldızlardan koparak 
Vadilerde biriken yalnızlığım 
Kalbimi avuçlarına almış 
Tutuyor sana doğru 

Çölde bir kuyuya mı bırakayım ellerimi 
Geceye otağ mı kurayım buzullar ortasında 
Ne yapayım bilmiyorum ey acılar bedesteni 
Biraz ateş ve hüzün 
Biraz köpük ve leylak 
Gözlerin çağırıyor beni 

Gittim son ışığından bakışlarının 
Kırdım kanatlarını bin bir gece masallarında 
Zümrüdüanka kuşlarının 
Şimdi nasıl da yürüyorum dağlara karşı farkında mısın 
Umursamıyorum boğazımda düğümlenen yolları 
Bulutları susturuyorsun söylemesinler diye 
Turnaların toprağa dökülen eşsiz definelerini
Damıt kalbini kuşkulu yokuşlardan 
Kurtul karanlığından fotoğrafların 
Her köşede ısırgan edalı kan evleri 
Her menzilde leylayı küçümseyen kaktüsler 
Ne seni görüyorum hayatın boşluğunda 
Ne de son anlarında resmini büyütüyor 
Yokluğunla savaşan intihar temrinleri 

Gizlenme ardına fesleğenlerin 
Bahaneden bıkmıştır bezirganlar, mevsimler 
Yüzeyde ve sancılı haykırışlar uğruna 
Derinden ve telaşsız bir uyanıştır şiir 
Bu yüzden zehre batmış urganlar gül kokulu 
Bu yüzden gözlerine ayarlıdır saatler 

O öpüp okşadığın yaprak akkorsa şimdi 
Kim bilir hangi zaman gönlüme uğramıştır 
Kollarına aldığın mutluluk servileri 
Bana dokunduğunda sessizce ağlamıştır 
Simyası bozulduysa dilimin, kelimeler 
Bir volkandan geriye kalan ırmaklar gibi 
Bilinmez ki nereden akmıştır yüreğime 

Geçerek en azılı köprülerden, duraksız 
Varmak için sevdanın tükendiği ülkeye 
Duygularına ölüm yüklüyorum ömrümün 
Yaklaştığım her sahil tutuyor ellerimi 
mor bir yangın, hercai dalgalar, kum taneleri
Çakallar iniyor dağlardan apansız 
Ardımsıra gölgeler, gökkuşağı 
Rengarenk uçurtmalar gibi kaplıyor göklerimi 
Gözlerin çağırıyor beni 

Oysa ben hiç görmedim dünyada gözlerini 
Takılmadım engellerine nilüfer bakışlarının 
Bir ses beklediysem yankılansın diye evrenimde 
Kalbinden benim adıma 
Sevdalı bir vuruşun özlemiydi süsleyen 
Sokaklarımı, şehirlerimi 
Gözlerin çağırsa da beni 
Çağırmadan kalbin çatlayan gözlerimi 
Görmeden ellerinde hangi toprakların yayılıp
Hangi tohumların yeşerdiğini 
Tutunmayacağım zamana dilenci gibi 
Hala uzaklardan işaret parmağıyla 
Gözlerin çağırsa da beni 
Gidiyorum; adımlarım yaz kurdu, güz kefeni 


Dilerim derdim affıma vesile olur..





Yürüyorsam düşe kalka, bil ki ısrarımdan..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.