Mevlâna Hazretleri, Ferîdüddîn Attar'ın “Ey gafil! Sen tenperversin, toprak içinde kan yiye dur! Gönül ehliyse, zehir yese zehir bal olur.” beytini şerh ederken şöyle açıklar:
“Gönül sahibi, öldürücü bir zehir yese dahi onun vücuduna bir zarar gelmez. O iyileşmiş, perhizden kurtulmuş demektir. Fakat tâlib (kemale ermemiş olan) henüz hararet içindedir. Peygamber, "Ey cür'etli tâlib! Talep olunan dereceye ulaşanlarla uğraşmaktan sakın.” buyurmuştur.
Sen de Nemrud'luk var, ateşe atılma, ateşe gireceksen önce İbrahim ol! Zira ne dalgıç ne de denizcisin. Aklına uyup kendini denize atma! Birisi denizin dibinde inci, diğeri ateşin içinde kırmızı gül bulur.
Kâmil toprağı tutsa altın kesilir. Ham kişinin elinde ise altın, küle döner. O kâmil kişi Hakk katında makbul olduğu için her işte onun eli Hakk'ın elidir. Noksan kişinin eliyse şeytana alettir. Çünkü şeytanın bile tuzağına düşmüştür.
Bilgisizlik dahi kâmilin yanında bilgiye döner. Münkirlerin ilmiyse cehalet olur. Hastaya tatlı gıda bile hastalık olur. Kâmilin küfrü ise dinin bir veçhesidir.
Ey yürüyerek giden atlı ile yarışta inat etme. Kazanman imkansızdır. Bunu bil!
[url=http://hizliresim.com/ZJ2QA3]
[/urlMevlâna Hazretleri, Ferîdüddîn Attar'ın “Ey gafil! Sen tenperversin, toprak içinde kan yiye dur! Gönül ehliyse, zehir yese zehir bal olur.” beytini şerh ederken şöyle açıklar:
“Gönül sahibi, öldürücü bir zehir yese dahi onun vücuduna bir zarar gelmez. O iyileşmiş, perhizden kurtulmuş demektir. Fakat tâlib (kemale ermemiş olan) henüz hararet içindedir. Peygamber, "Ey cür'etli tâlib! Talep olunan dereceye ulaşanlarla uğraşmaktan sakın.” buyurmuştur.
Sen de Nemrud'luk var, ateşe atılma, ateşe gireceksen önce İbrahim ol! Zira ne dalgıç ne de denizcisin. Aklına uyup kendini denize atma! Birisi denizin dibinde inci, diğeri ateşin içinde kırmızı gül bulur.
Kâmil toprağı tutsa altın kesilir. Ham kişinin elinde ise altın, küle döner. O kâmil kişi Hakk katında makbul olduğu için her işte onun eli Hakk'ın elidir. Noksan kişinin eliyse şeytana alettir. Çünkü şeytanın bile tuzağına düşmüştür.
Bilgisizlik dahi kâmilin yanında bilgiye döner. Münkirlerin ilmiyse cehalet olur. Hastaya tatlı gıda bile hastalık olur. Kâmilin küfrü ise dinin bir veçhesidir.
Ey yürüyerek giden atlı ile yarışta inat etme. Kazanman imkansızdır. Bunu bil!***
image
*** "Kâmil için yemek ve konuşmak helâldir.
Madem ki senin kemâlin yok, her şeyi yeme ve dilsiz ol.
Sen kulaksın. Kâmil ise dildir. Cenâb-ı Hak kulaklara “susunuz” emrini buyurmuştur.
Çocuk doğduğunda önce süt emmeye başlar. Sonda susup, daima kulak kesilir.
Sözlerin manasını anlayıncaya kadar bir müddet söz söylememesi gerekmektedir.
Eğer çocuk kulak vermezse “ti, ti” diye manasız sözler söyler kendisini âlemin dilsizi yapar.
Anadan sağır doğan ise hiç dinlemediği için dilsiz olur, nasıl dile gelsin? Hiç dinlemedi ki…
Çünkü söz söylemek için önce dinlemek gerekir. Söze, kulak verme yolundan gir!“
Mevlana Üzerine Bazı Notlar / Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu