You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)

''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)

Uzman
''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)

قَوْلُهُ تَعَالَى : أَأَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ أَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْأَرْضَ فَإِذَا هِيَ تَمُورُ

قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ : أَأَمِنْتُمْ عَذَابَ مَنْ فِي السَّمَاءِ إِنْ عَصَيْتُمُوهُ . وَقِيلَ : تَقْدِيرُهُ

Gökte olanın; sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman yer, sarsıldıkça sarsılır.(Mulk,16)

قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ : أَأَمِنْتُمْ عَذَابَ مَنْ فِي السَّمَاءِ إِنْ عَصَيْتُمُوهُ . وَقِيلَ : تَقْدِيرُهُ أَأَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ قُدْرَتُهُ وَسُلْطَانُهُ وَعَرْشُهُ وَمَمْلَكَتُهُ . وَخَصَّ السَّمَاءَ وَإِنْ عَمَّ مُلْكُهُ تَنْبِيهًا عَلَى أَنَّ الْإِلَهَ الَّذِي تَنْفُذُ قُدْرَتُهُ فِي السَّمَاءِ لَا مَنْ يُعَظِّمُونَهُ فِي الْأَرْضِ . وَقِيلَ : هُوَ إِشَارَةٌ إِلَى الْمَلَائِكَةِ . وَقِيلَ : إِلَى جِبْرِيلَ وَهُوَ الْمَلَكُ الْمُوَكَّلُ بِالْعَذَابِ .

قُلْتُ : وَيَحْتَمِلُ أَنْ يَكُونَ الْمَعْنَى : أَأَمِنْتُمْ خَالِقَ مَنْ فِي السَّمَاءِ أَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْأَرْضَ كَمَا خَسَفَهَا بِقَارُونَ .

İmam Kurtubi , kendi tefsirinde bu ayet için şöyle diyor :

İbn Abbas(ra) : Ona asi olursanız göktekinin azabından emin mi oldunuz? şeklinde açıklıyor.

Ayetteki ''Semadakinden emin mi oldunuz'' cümlesinin takdiri -KUDRETİ,SULTANI,ARŞI,MELİK(HAKİMİYETİ)'dir denilmiştir.

Ayetteki -Semadakilerden- maksat Meleklerdir de denilmiştir.Hususi olarak bu Cebrail as'dır denilmiştir.Çünkü o müvekkel Azap Meleğidir.

(İmam Kurtubî diyor ki ) : Derim ki : Burdaki ma'nâ şöyledir : Semayı YARATANIN Kârun (adlı zalimi) yere geçirdiği gibi sizi de yere geçirmesinden emin mi oldunuz?

(Tefsirul Kurtubi,ilgili ayet tefsiri)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
kelimeler uzerinde ne oyunlar oynuyorlar... Allah dogru yoldan saptirmasin..
“... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.”

(Bakara Suresi, 216)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
Bu tefsir ilmidir.Peygamberimizden bize kadar ulaşan bir ilimdir.

Peygamberimiz sav , Abdullah b. Abbas'a şöyle dua etmiş : Allahım onu dinde fakih kıl ve ona Kuranın açıklamasını öğret.

Peygamberimiz,Sahabe,İlimde derinleşenler Kuranı açıklayabilirler.

O ayette Göktekinden diyor.Göktekinden maksat Allahtır denirse bende derim ki : Göğün üstünde diğer gökler ve sonra arş var.

Allah arş ile gök arasında mı duruyor? Allah bir mekana mı sığmış? Çık bakalım göğe Allahı görebilecek misin ? Haşa ve Kella ....Allah insanlara benzemez.Bir mekana yerleşmez , birşeyin içine girmez.

O halde ayeti doğru anlamak lazım.Ayetten maksadı Alimlerimiz çok güzel izah etmiştir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 24-07-2014, Saat:05:39 AM, Düzenleyen: Ahmed1.
Forumcu
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
Evet.. sadece gökte deseler iyi birde gökte oturuyor diyorlar ...
Sadece yaratılanlara.mahsus olan bu özellikleri Allah a da yakştryorlar oysa Allah yarattığı hiçbirşeye benzemezz
“... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.”

(Bakara Suresi, 216)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
أَفَأَمِنَ الَّذِينَ مَكَرُواْ السَّيِّئَاتِ أَن يَخْسِفَ اللّهُ بِهِمُ الأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لاَ يَشْعُرُونَ

“ Kötü tuzaklar kuranlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmeyece-ğinden, yahut hiç ummadıkları bir yerden kendilerine azabın gelme-yeceğinden emin midirler ? “NAHL : 45.AY.

Abdullah ibnu Mes'ud r.a dan, şöyle dedi : Dünya semâsı ile ondan sonra ki gelen semânın arası beşyüz senedir. Her iki semânın arası böylece beşyüz senedir. Kürsi ile suyun arasıda beşyüz senedir Arş ise suyun Üstündedir. " Arşın üstünde de Allah’u Teala vardır. Sizin meşkul olduğunuz amelleri taa oradan bilir. İbn Huzeyme Tevhid 105-106
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 24-07-2014, Saat:07:53 PM, Düzenleyen: Ehli_Hadis.
Forumcu
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bismillahirrahmanirrahim

قال الإمام شيخ الإسلام أبو بكر أحمد بن الحسين بن علي البيهقي صاحب التصانيف في كتاب "المعتقد" له:

Birçok eserin müellifi, imam, Şeyhu’l-İslam Ebû Bekr Ahmed b. el-Hüseyn b. Alî el-Beyhakî, “el-Mu’tekâd” adlı eserinde der ki:

باب القول في الاستواء" قال الله تعالى: {الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى} وقال: "ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ"، و {وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه} ، {يَخَافُونَ رَبَّهُممِنْ فَوْقِهِمْ} ، {إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ} ، {أَأَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاء} وأراد من فوق السماء كما قال تعالى: {فِي جُذُوعِ النَّخْل} "بمعنى على جذوع النخل"1 وقال: {فَسِيحُوا فِي الْأَرْض} أي: على الأرض، وكل ما علا فهو سماء، والعرش أعلى السماوات، فمعنى الآية: آآمنتم من على العرش، كما صرح به في سائر الآيات. وفيما كتبناه من الآيات دلالة على إبطال قول من زعم من الجهمية بأن الله بذاته في كل مكان. وقوله: {وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ} إنما أراد بعلمه لا بذاته

“İstivâ hakkında açıklama: Yüce Allah: “Rahmân Arşa istivâ etti” buyurmuştur ve başka yerde de: “Sonra Arşa istivâ etti.”; “O, kullarının üstünde kahir olandır.”; “Üstlerindeki Rablerinden korkarlar.”; “Güzel söz O’na yükselir.”; “Gökte olanın… emin mi oldunuz?” buyurmaktadır. Bu buyruğunda da göğün üzerinde olanı kastetmiştir. Nitekim Yüce Allah: “fî cuzûi’n-nahli / Hurma dallarında” diye buyurmuş olmakla birlikte [buyruk, alâ cuzûi’n-nahli hurma dallarının üzerinde anlamındadır.)Yine Yüce Allah’ın “Fesîhu fî’l-ardi / yerde dolaşın” buyruğu da, ale’l-ard / yerin üzerinde dolaşın demektir. Yukarıda olan her bir şey semâdır. Arş ise semâların en yükseğidir. Buna göre ayet: Siz Arşın üzerinde olandan emin mi oldunuz, demektir. Nitekim bu anlamı diğer ayetlerde çok açık bir şekilde ifade etmiştir. Bizim yazmış olduğumuz bu ayet-i kerîmeler, Cehmiyye mensubu olan kimseler arasından, Allah zatı ile her yerdedir, diyen kimselerin görüşünü çürütmek için yeteri kadar delil teşkil etmektedir. Yüce Allah’ın: “Nerede olursanız O sizinle beraberdir” buyruğu ile O, ilmi ile beraber olduğunu kastetmiş, zatıyla beraberliği kastetmiş değildir.”

شهرة البيهقي وجلالته في الإسلام تغني عن التعريف به، عاش أربعاً وسبعين سنة، ولحق أصحاب الحافظ أبي حامد بن الشرقي. توفي سنة ثمان وخمسين وأربعمائة.

Bu ibare asıl nüshalardan düşmüş olmakla birlikte ben bunu el yazma nüshadan veBeyhakî’nin el-İ’tikâd adlı eserinden (s. 42) aktardım.

1= سقطت من الأصول، واستدركتها من المخطوطة، وكتاب "الاعتقاد" للبيهقي "ص42".

el-İ’tikâd ‘alâ Mezhebi’s-Selef Ehli’s-Sünne ve’l-Cemâ‘a (s. 42-43).

2=كتاب "الاعتقاد على مذهب السلف أهل السنة والجماعة" "ص42-43
شهرة البيهقي وجلالته في الإسلام تغني عن التعريف به، عاش أربعاً وسبعين سنة، ولحق أصحاب الحافظ أبي حامد بن الشرقي. توفي سنة ثمان وخمسين وأربعمائة.

Beyhakî’nin İslam’daki şöhreti ve üstün değeri onu tanıtmaya gerek bırakmamaktadır. 74 yıl yaşadı. Hafız Ebû Hâmid b. eş-Şarkî’nin ashabına yetişti. 458 yılında vefat etti.(Allah kendisine Rahmet etsin)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
İmam-ı Azam Ebu Hanife rahimehullah el-Fıkhu'l Ebsat'ta Allah-u Teala nerededir? sorusuna ''Yaratılmadan önce mekan yoktu,halbuki Allah vardı. Mahlukattan hiçbiri yokken , ''nerede'' mefhumu mevcut değilken Allah vardı. O her şeyin yaratıcısıdır '' cevabının verilmesini ister. (İmam-ı Azamın 5 eseri,Fıkhu'l Ebsat terc.Mustafa Öz Marmara Üniversitesi İlahiyyat Fakültesi Vakfı yayınları-İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Eserleri Fıkh-ı Ebsat sh.102 ,ter.şerh Doç.Dr.Abdülvehap Öztürk-Şamil yay.)

Al Ebu Hanife Semada mı diyor? İşinize gelmeyince Ebu Hanifeyi bile reddedersiniz.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-07-2014, Saat:05:51 AM, Düzenleyen: Ahmed1.
Forumcu
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا ، قَالَ : لَمَّا قُبِضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ : أَيُّهَا النَّاسُ ! إِنْ كَانَ مُحَمَّدٌ إِلَهَكُمُ الَّذِي تَعْبُدُونَ فَإِنَّ إِلَهَكُمْ قَدْ مَاتَ ، وَإِنْ كَانَ إِلَهُكُمُ اللَّهَ الَّذِي فِي السَّمَاءِ ، فَإِنَّ إِلَهَكُمْ لَمْ يَمُتْ ، ثُمَّ تَلا : وَمَا مُحَمَّدٌ إِلا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُ أَفَإِنْ مَاتَ أَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ

Abdullah b Umer dan şöyle dedi; Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettiğinde Ebu Bekir radıyallahu anh Müslümanlara hitaben bir hutbe irad ederek şöyle dedi: Ey İnsanlar.! Eğer ibadet ettiğiniz ilah Muhammed idiyse o öldü. Eğer ibadet ettiğiniz ilah semadaki Allah idiyse o ölmemiştir Ve sonra şu ayeti kerimeyi sonuna kadar okudu:
Muhammed ancak bir Rasüldür O,ndan önce birçok Rasüller gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz dininizi terk mi edeceksiniz.

Bu Eseri Ebu Sa,id ed-Darimi er-Reddu ala,l-Cehmiyye adlı kitabında (274) hasen bir senedle rivayet etmiştir. İbn Kayyım İctimaul- Cuyüşi,l-İslamiyye (1/62) Ibn Ebi Seybe Musannef .c.20.s.560 No:5620 Bezzar Müsned 1.c.s.183-182
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-07-2014, Saat:10:35 AM, Düzenleyen: Ehli_Hadis.
-İKRA-
RE: ''Göktekinden emin mi oldunuz'' ayetinin tefsiri (Vehhabilere Reddiye)
Mevlana Halid Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlânın yönü, karşıda bulunması yoktur, madde, cisim değildir. Sayılı değildir. Ölçülmez. Onda değişiklik olmaz. Mekanlı değildir. Bir yerde değildir. Zamanlı değildir. Öncesi, sonrası, önü arkası, altı üstü, sağı solu yoktur. Bunun için, insan düşüncesi, insan bilgisi, insan aklı, Onun hiçbir şeyini anlayamaz. Onun nasıl görüleceğini de kavrayamaz. El, ayak, yön, yer ve bunlar gibi, Allah için caiz olmayan kelimelerin, âyet ve hadislerde bulunması, bizim anladığımız ve bildiğimiz, bugün kullanılan manalarda değildir. Böyle âyet ve hadislere Müteşabihat denir. Bunlar, kısa veya uzun olarak, Tevil olunur. Yani, Allah’a yakışacak başka mana verilir. Mesela, (Allah’ın eli, onların ellerinin üstündedir) ve (Arş’ın üzerine istiva eden Allah, nerede olursanız olun, sizinle beraberdir) mealindeki âyetler için, burada ne murat edilmişse, öylece inandım demeli. Allah’ın ilmi, bizim ilmimize, benzemez. Onun eli de, elimiz gibi değildir, istivası da bizim istivamıza benzemez, beraber olması bizim beraber olmamıza benzemez demelidir. (İtikadname)
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-07-2014, Saat:11:00 AM, Düzenleyen: Zehan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.