You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Göğsümdeki Bu Türkü

Göğsümdeki Bu Türkü

General
Göğsümdeki Bu Türkü
ben abdurrahman, şairim diyemem, kırkıma da varmadım
döndüremedim dilimi o büyük şiire, dünyaya da sığamadım
kırkından önce vâsıl olamazmış insan Allah'a
Allah'a vâsıl olmak nedir, anlayamadım
anlayamadım insan ne zaman ve nasıl
sabah namazından, cennetin bütün kapılarından
Allah'a yönelmiş bir kalbin gümrah bağrından

nasıldır canını almak nefs-i emmârenin tam boğazından

anlayamadım ama ağladım
dünyayı iptal eden bir ağlamakla ağladım
küfrü perişan eden bir, bir yol buldum böylece
bir Rasule vardım, böylece boynum
böylece ellerim ve ayaklarım
böylece kulluktan yapılma varlığım

memleketimi şimdi bana müyesser kıl
gülbenkler vurulsun ve başlasın
kaypak kalpleri çalkalayan bir sefer
insanlık tarihinin marmaray’a bitiştiği bu noktayı
ellerin katran yağdıran bir göğe açıldığı
günahların meydanları yağmaladığı
zalimlerin en mahremimize sızdığı
akarsuların 49 yıllığına kiralandığı
bu artık vatan değil limited ortaklığı
ULAN CEO’SU ŞEYTANSA BU ŞİRKETİN
PATRONU KİM ULAN diye haykırarak
kalifornyalı o köylü gibi
elimde mübarek bir baltayla

gazap üzümlerini okuyunuz:
modernlik bir sapmadır. nokta.

Allah'ım
aramızdaki sırrın hatrına kuvvet ver bana
göğsümde biriken bu mutekif bu delikanlı
göğsümü inim inim inleten bu kassam tugaylarını
salayım şehrin atardamarlarına
günahların kimyası değişsin
değişsin mekanın ve insanın
han köşelerindeki tozlu ganyanların
asbeste bulanmış işçi koğuşlarının
otogar tenhalarının asker gazinolarının
pürüzsüz plaza koridorlarının
yaşam alanlarının ofis rezidansların
borsa ekranlarının, ekrana kitlenmiş bakışların
twitterların facebookların instagramların
bütün benlik tezgahlarının saniyelik heyecanların
zaaftan para kazananların garantör kumarbazların
işçinin nefesini temellük eden patronların
yavşak akademisyenlerin allahsız komutanların
kalp katillerinin profesyonel yaşam koçlarının
pezevenk babaların gaddar anaların
başbakan bakan müdür yalakalarının
egemenbağışların yiğitbulutların fatihsaraçların
omurgasızların omurgasızların omurgasızların

aşktan çatlayan bir cengin şafağında
adalet yurduna dönsün at sırtında
şehrin kapıları ardına kadar açılsın
adalet evine dönsün elinde iki ekmek
merhamet kapıda karşılasın

her gün babasını feda eden
bir yetim olarak ben
her gece yurdunu bekleyen
bir ömer olarak


Abdurrahman Nur

( blogları karıştırırken karşıma çıkan bir şiir )
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-08-2015, Saat:03:57 AM, Düzenleyen: Alketa.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.