You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Administrator
Goca Bartınlıla
♥♥♥♥♥♥Kültürlerin günden güne yozlaştığı ve kaybolduğu bu zamanda, Bartın şivesini, kültürel özelliklerini ve Bartında yaşanan ilginç olayları Bartın ağzıyla yaşatalım.♥♥♥♥♥


bartın yerli halkının ses bilgisi yönünden özellikleri olan, kendine özgü şivesi vardır. bartın ağzı ile orta anadolu, çankırı, bolu, kastamonu ile denizli’nin çivril ve tavas ağızlarında benzerlikler bulunmaktadır. yöre ağzının en ayırıcı özelliklerinden birisi g/y değişimidir. ordu, bulgaristan’ın varna ve razgard ağızlarında rastlanan bu değişim yer yer oğuz lehçesinde de görülmektedir.
♥♥♥♥♥♥
bartın ağzının yine kıpçak lehleriyle bağdaşan ortak ve önemli bir özelliği de n/y değişimidir. bartın ağzında n sesi, iç ve son seslerde düzenli olarak y sesine dönüşmektedir. bu özelliği ile karakıyım lehçesine yaklaşılmaktadır. türkçe’nin n sesi düzenli bir şekilde y olur. eliye (eline), kimiy va (kimin var), geldin mi (geldiy mi) gibi. bartın ağzı yalnızca bu değişim açısından bakıldığında urfa ağzı ile karşılaştırılabilir. anadolu ağızları dışında azerice’nin nahcıvan, kaşkay ve afganistan’daki afşarların dili ile ortaklık vardır. bartın ağzında yazı dilindeki ünlüler dışında kalan türleri pek azdır. orta boğumlu a, o,u ünlüleri ile bulanık a ve bazı ünlülerin genizden gelenlerinden başka kulakla ayırt edilecek farkları yoktur.
♥♥♥♥♥♥
bartın ağzı dil benzeşmesi bakımından güçlüdür. birleşik fiilleri ve uyum dışı yabancı sözlükleri bile ilerleyici ve gerileyici benzeşmelere sokacak kadar güçlüdür. yapıvamalı (yapıvermeli), açıvarıy (açıverin), geliyom (geliyorum), vercem (vereceğim), habar (haber), marak (merak) gibi. önemli değişimlerden birisi de düz ünlülerin yuvarlaklaşması biçimindedir. değişim türleri daha çok ön ve iç seslerde görülmektedir. bunlar a/o, e/u, i/ü değişimleridir. dovul (davul), tovuk (tavuk), çövür (çevir), buba (baba), çavır (çağır), büşür (pişir) gibi. bunların dışında ğ sesi düzenli bir şekilde v sesine dönüşmektedir. avız (ağız), avaç (ağaç), sıvır (sığır) gibi.
♥♥♥♥♥♥
bu dil şekli yazı diline oranla önemli bir ayrılık göstermez. ancak görüldüğü gibi bir takım biçim değişikliklerine uğramıştır. bartın’da genç nesil ve bazı gruplar istanbul şivesini çok güzel kullandıkları gibi bartın’a mahsus konuşma tarzını da unutmazlar. bartın halkı bartın şivesiyle konuşmaktan ayrı bir zevk alır.
♥♥♥♥♥♥
♥♥♥♥♥♥
♥♥♥♥♥♥
masal

Bir varmış,bir yokmuş,evvel zaman içinde galbur saman içinde devele tellal iken pirele berber iken,ben anamıy beşivini tıngır mıngır sallaken bi dene
goyunnan anası vamış.Goyun anasına demişki:anacuvum benim çok ganım acıkdı ba yicek bişey buluva demiş.Anası da tamam olum ben sa bişeyle
buluvaran sen içerden kapıyı kilitle,kimseye açma demiş.
Biraz sona kapıya gurt gelmiş tak tak tak çalma başlamış...goyun:"kim o"demiş...gurt:"aç yavrum ben seniy anayyın"demiş.Goyun yirmi tabi yimemiş,seniy sesiy galın,benim anamıy sesi inceydin demiş.Gurt hemen yumurta içmiş gene gelmiş tak tak tak kapıyı çalmış,Goyun :"kim o"demiş,Gurt:incecük sesiynen"aç yavrum
ben seniy anayyın demiş.Goyun inattar dölüğünden bakmış"seniy tüyleriy siyah,benim anamıy tüyleri beyazdın "demiş...Gurt hemen deymene gitmiş,her
tarafını akcacuk beyaza bayamış.Yeyinden goyunuy kapısını çalmış...tak tak tak..."kim o"demiş goyun,"aç yavrum ben seniy anayyın"demiş gurt...
Goyun gurdu hakkatten anası sanetmiş kapıyı açmış,GUrt goyunu hemen yutuvamış,ganı şişmiş girdüvü kapıdan çıkamamış...Az sona goyunuy anası gelmiş
gurdu içerde görüverince "nerde benim olum lan"deyi gurda saldumuş,gurduy gımıldacak hali galmaduvundan elini bile galduramamış."ben onu yuttum,ganımda"
demiş,goyunuy anası mutfakdan pıça almış,gurduy ganını kesmiş,içinden goyunu çıkarmış, içine daş doldumuş perdeden iyneynen iplivi almış gurduy ganını
dikmiş,dutmuş galdurup denize atmış,gurt gulu gulu gulu deyip bovulmuş,bu masal da burda bitmiş...

♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

Bartında masal anlatmak deyimi yerine "masal satmak"deyimi kullanılır,işte bunlardan bir örnek:

Zaman zaman içinde,galbur saman içinde,cinne cinvit oynaken,menteşeden derken garpuzla çıkıvadı bi köşeden.Bide bakdım garpuzla ne dartıya gelü nede teraziye,ne arşına gelü ne endazeye.Bakdım bak-
dım bakagaldım bi para vedim on dene aldım.Hani garpuz kesmeynen yürek ferahlamaz delle,delle emme bakalım adımı gözel dadımı gözel?dedim hemen
çıkardım pıçamı,baltamı,nacamı ha kesdim ha kesem,ha eşdim ha eşem derken bıçakdu bu ba bi kapak açmasınmı? kapa galduran derken elimde içine
gaçmasınmı? elimi çıkaran derken bi de kendim içine düşmedimmi? Bide bakdım bi tarafı sazlık,samanlıkbi tarafı tozluk dumanlık.Bi tarafında dömürcüle
dömür döve dengine bi tarafında bayacıla baya yapa rengine.Erenneri,derenneri,gördüymü sen başıma gelenneri?Ne duvarı va yıkulu,ne kapısı va açulu
Boşa godum dolmadı,doluya godum almadı Derken bi çoban göründü gözüme,Emmevelakin ne bakdı yüzüme,ne de gulak vedi sözüme.Sürüsünü gaybet-
miş doru değil,on senedü aramış goru değil derken bu garpuzuy içinde,iki dertli biyere gelince o başladı gavala,ben başladım masal anatma...

xxxxxxxxxxxxx

bazı kelimeler




Lembellek : Boşluk kalmayacak şekilde
Ösger : Rüzgar
Madaf : Aranılan, beğenilen
Marta : Gizliliği kalmamış, değerden düşmüş
Mazak : Çok ham, olmamış meyve
Lomlom : Herkese karşı kırıcı olan, lafını bilmeyen kişi
Kıyırdam : Sözüne pek güvenilmeyen, hafif kadın


xxxxxxxxxx

Deyimler- Atasözleri- Bilmeceler


Bartın yöresindeki Deyimler ve Atasözlerinin bir kısmı yurdumuzun diğer yöreleri ve Türk kültür dünyası ile benzerlik taşır. Ancak, ifade biçimleri her yörenin yerel ağız- şive özellikleri ile yörenin gelenek ve göreneklerine uygun şekilde yaygınlık kazanmıştır. Bartın’da bilinen atasözleri de bu anlamda değerlendirilmelidir.


Örnekler:


Deli Öküzüy Koşumu İyi olu.
Dogrunuy yardımcısı Allah’dır.
Dünya malı tüyden tepecüktü.
Emanet atın kuzgunu, yukarı çıkarken kopa.
Mamuduy malagı gibi bön bön bakıyosuy.


Dal üstünde tüylü dompay, (cevap: Ayva)
Ezan okur Namaz Kılmaz, Karı gelir nikah kıymaz (Cevap: Horoz)
Kazık tesinde palaz ahmed (Cevap: Salyangoz)
Tülü ağzı actı cıbıldak içine kactı (Cevap: Çorap)


Özdeyişler


“Ben deyom hallov düzünde atla, sen deyosuy galaycıda gapla”
“Eline tükür, önüne bükül, işini kendin bitir.”
“Eşşeğin kuyruğunu sakın kalabalıkta kesme; kimi uzun kes, kimi de kısa kes der.”
“Eşek götürdüğü yükten yemez”
“Etemiy arpa tarlası gibi yandık valla”
“Gaplı gurba gabıynan, herkes erbabıylan”
“İnsanın alacasu içinde, hayvanın alacasu dışındadır.”
“İt itine, it de kuyruğuna buyururmuş.”
“Mamuduy malağı gibi bön bön bakıyosuy”
“Partal bacak gibi, cigara somak gibi”
“Soğuktan ve züğürtten zarar gelir”
“Sonadan parlayosuy, godoğlunuy atı gibi”
“Yükü çeken öküz emme bağıran tekerlekler”


Bilmeceler


“Ağaç tepesinde aba palazı” (Kar)
“Ağla dibinde deli garı” (Isırgan)
“Ağlama tonton ağlama şimdi kulağını burarlar” (Saz)
“Alçacık sayvan, bunu bilmeyen hayvan” (Mantar)
“Altı kaval, üstü çuval, bakma bana aval aval” (Karamancar)
“Dünyayı doyurur, kendi doymaz, nedendir?” (Değirmen)
“Ezan okur namaz kılmaz, karı gelir nikah kıymaz” (Horoz)
“Fili fillice, kuşdillice, ağzı yok, burnu sivrice” (Nohut)
“Helikli, hölüklü, otuz iki delüklü” (Kalbur)
“Kazık tepesinde, palaz Ahmet” ( Salyangoz)



Beddualar


“Allah ney deyen teneşşür tahtalarına yayıl”
“Allah’tan Al Kaputlu Güveyi olamazsın inşallah”
“Baa yapduyu uşaklarıy da saa yapsın”
“Yalağına para atanlar bulunsun”
“Diliy ganıya çekilsin”
“Gıran giresice”
“İrinne kus emi”
“Uyuz ol da kaşınacak dırnak bulama” emi!


İyi Dilekler


“Allah ne muradıy vasa vesin”
“Allah bir tuttuğuyu bin etsin”
“Allah tuttuğunu altın etsin”
“Allah uzun ömürler versin”
“Sular kadar ömrün olsun”


Söyleme Zorluğu Olan Deyimler


“Baldıran dalları ballandırılmalı mı, ballandırılmamalı mı? Sonra o bala daldırılan baldıran dalları dallandırılmalı mı, dallandırılmamalı mı?”,


“Değirmene daldı köpek, değirmenci çaldı kötek; hem kepek yedi köpek, hem kötek yedi köpek“,


“Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek, bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördek misiniz, demiş“


“A be kuru dayı, ne bu kuru sarı darı a be kuru dayı“


“Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse, takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al geri getir”.


9.1.2.8. Anlamsız Deyimler- Tekerlemeler


“ Eveleme develeme, deveguşu ayguç guyguç, ipten oluğa, oluk çeker boluğa, zellem sırça çektir çubuğa”


“ Çakraz çökelez, arabası Gövelez”.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 05-08-2010, Saat:06:08 PM, Düzenleyen: Sükut.
Administrator
RE: Goca Bartınlıla
FOLKLORİK DEĞERLER


Bartın, halk kültürünün vazgeçilmez öğeleri açısından seçkin bir yere sahiptir. Yöre insanı, toplumsal değişimden etkilenmekle birlikte folklorik değerlerini dayanışma, dostluk ve sevecenlik, mizah ve eğlenceyle, kısaca; özgün yaşamıyla bütünleştirerek günümüze taşımasını bilmiştir.


GELENEK VE GÖRENEKLER
Gelenek ve göreneklerin en çarpıcı örnekleri Galla Bazarı ve topluca kutlanan Dini Bayramlar görülür. Halk oyunları ve halk müziği, el sanatları ve mutfak kültürü günümüze ulaşan gelenek ve göreneklerdir. Uzun yıllar anılarda yaşayıp dilden dile dolaşan eski Bartın Düğünleri ve Hıdrellez kutlamaları ile giyim-kuşam ve diğer bazı gelenekler toplumsal değişim sonucu artık hafızalarda yaşıyor.


Galıla Bazarı (Garılar- Kadınlar Pazarı)
Adını, bahçesinden ve hayvanlarından elde ettiği sütten yoğurda, biberden domatese, çilekten vişneye kadar tazecik ürünleri burada pazarlayan vefakar kadın¬larımızdan almıştır.


Bartın’da yaz-kış demeden her Salı ve Cuma günleri kurulan Garıla Pazarı; bir yandan 200 yıllık bir geleneği yansıtırken, diğer yandan da köylüyle kentliyi kaynaştıran önemli bir pazaryeri olma özelliği taşımaktadır.

Bayram Kutlamaları
Günümüzde, özellikle Merkez, Amasra ve Kurucaşile İlçelerinin bazı köylerinde Dini Bayramlar bölgesel olarak topluca kutlanmaktadır. Bayramı birlikte kutlayanlar; ya birbirine yakın köyler veya Karadeniz’in coğrafi yapısı nedeniyle birbirinden ayrı tepecikler üzerinde kurulmuş aynı köyün mahalleleridir.


Osmanlı dönemlerinden günümüze gelenekselleşen kutlamaların ne zamandan beri sürdürüldüğü veya günlerin nasıl tespit edildiği bu günkü nesilce bilinmemekte, gelecek Bayramın 1-2-3. günleri ile bir sonraki Bayramın hangi köy ve mahallede kutlanacağı herkesçe bilinmektedir. Süre, sabah saat: 09.00’dan akşam hava kararıncaya kadardır.
Bayram öncesi, geleneksel Türk Misafirperverliğinin gereği olarak ev sahibi köylüler gelecek misafirleri ağırlamak üzere hazırlıklıdırlar. Yemekler yapılmış ve evdeki tüm hazırlıklar tamamlanmıştır.
Bayram sabahı, gelen misafirler ziyaretlerine ya bir dostlarının evinden başlarlar veya “Kutlama Yeri” ne giderler. Kutlama yeri, köy odası veya şartlara göre açık havada hazırlanmış alandır. Kutlamalara davet edilenler olduğu gibi dışarıdan katılanlarda olur. Davetliler ev sahiplerince, katılanlar kutlama yerinde ağırlanırlar. Kutlama Yerindeki misafirler için evlerden gelen yemekler, ikindi vakti topluca yer sofrasında yenilir, adına da “Konuk Çıkarma Yemeği” adı verilir.
Evlerdeki ve Kutlama Yerindeki bayramlaşmalardan sonraki karşılıklı bayram ziyaretleri yapılır. Gün boyu ikramlar devam ederken bölgeselden genele değişik konulardaki muhabbetler ve şakalaşmalar eğlenceye dönüşür. Bayanların ikramlarına ve muhabbetlerine katılan genç kızlar ise, evde pencereler önünde kümelenmişlerdir. Biliyorlar ki, öncüleriyle birlikte gruplar halinde eğlenen ve dolaşan gençler pür dikkat evlerden dışarıya sızacak nağmeleri bekliyorlar. Kızların bu gençlere Mani Yakmaları belki de gelecekteki bir evliliğin başlangıcı olacaktır.


Bazı köylerde, bu kutlamalar içerisinde çeşitli eğlence ve oyunlar ile Karakucak güreş gösterileri de yapılır.


Konut Çıkarma yemeğinden sonra hazırlıklara başlanan eğlence Cemal oyunudur. Bu oyunu kaçırmak istemeyen konuklar köyde konaklayabilirler.


Cemal oyunu; birlikte yenecek olan yemeğin toplanması ve bu sıradaki gösteriler ile Burma oyunundan oluşmaktadır. Oyunu izleyen veya yer alan gençlerin, oyun içerisinde gösterdikleri ustalığın, uyumun, mizahın ve aralarındaki dostluğun sergilendiği eğlencelik bir oyundur. Bir yandan evlerin önünde gösteriler yapılırken bir yandan da yemekler toplanır. Gösterilerde müzik, türkü, ilahi ve oyunlardaki hünerler sergilenir. Bütün evler dolaşıldığında, hava şartlarına göre açık hava veya köy odasındaki sofralar kurulur, yer sofrasında topluca yenilen yemekten sonra Burma oyunu başlar.

Gençler, yerde bağdaş kurarak halka şeklinde, sıkça ve elleri arkalarında saklı olarak oturmakta, birisinin elinde de her iki ucuna düğüm atılmış eşarp veya atkıdan bir “Burma” bulunmaktadır. Grup arasından seçilen “Ebe” kendisine vurulduktan sonra el değiştirerek saklanan Burma’nın kimde olduğunu bulacaktır. Gruptaki herkesin elleri arkada, sanki Burma kendisindeymiş gibi davrandığından, Burmanın kimde olduğunu bulmak hayli zordur.


Ebe, Burma’yı ararken her sırtını dönüşte yeniden bir acıyla kıvranır. Burma bulunana kadar dövülme işi sürecek, yakalatan Ebe olacak, bu kez yeni Ebe dövülecektir.


Zaman hayli ilerleyince, sıra ebe olup dövülenlerin acısını dindirmeye, yani aralarındaki dostluğun sergilenmesine gelir. Çeşitli enstrümanlarla çalınan müzik ve türküler eşliğindeki eğlenceyle oyun sona erer. Saat: 02.00/03.00’dür, artık uyku zamanıdır.


Düğünler
Bir hafta süren eski Bartın Düğünlerinde; gelenek ve görenekler, halk müziği, türküler ve halk oyunları, kısaca folklorik öğelerin tümü iç içe sergilenirdi.
Evlenme çağına gelen oğullarını evlendirmeye karar veren aile, gelin adayını seçerek Kız isteme ve Söz Kesme aşamalarını tamamlar.
Sonra sıra Nişan törenine gelir. Nişanı takiben ilk hafta içerisinde kız evi tarafından oğlan evine gönderilen yemekten sonra, aileler arasında başlayan samimiyet ve dostluk, karşılıklı ziyaretlerle daha da gelişerek devam eder.
Nişandan belirli bir süre sonra düğün tarihi tespit edilir. Gerekli hazırlıklar için çıkılan Bazar’da; ağırlıklar ve kız tarafına hediyeler alınır, eksikler giderilir, kız tarafınca alınan Başlık Parası da gelinin Çeyiz’i ile Damat ve yakınlarına alınan hediyeler için harcanırdı. Artık her şey hazırdır. Cumartesi günü başlayacak düğün, Perşembe günü sona erecektir.
Nikah ise, ya düğün sırasında veya daha önce davetlilerin huzurunda kıyılır.

Cumartesi Günü
Düğün, öğleden önce “ Başlık Töreni” ile başlar. Oğlan evinden kız evine gönderilen bir tepsi helvanın misafirlere ikramı ile başlayan eğlence bir hafta sürecektir.
Aynı gün öğleden sonra kadınlar arasında tekrarlanan bu törene de “Helva Kesmesi” denir. Gece eğlenceleri oldukça coşkuludur.

Pazar Günü
Cumartesi günü kız evinde başlayan ve gece yarısına kadar süren eğlenti akşam yeniden başlar.


Pazartesi Günü
“Boya Günü”dür. Öğleden sonra Damat ve Gelin’in yakınları ve davetli bayanlar kız evinde toplanırlar. Mahalli kıyafetleriyle “Sıra” ya çıkan genç kızlar, Ud çalıp türkü ve maniler söyleyerek gece yarısına kadar eğlenceye devam ederler. Sıra, genç kızların düğün evinde yüksek bir yerde yan yana oturmalarıdır.
Salı Günü
İkindi namazından sonra “Yük Alması” vardır. Damat’ın yakınları kız evinden çeyizleri çıkarken Gelinin küçük kardeşi eşyanın üzerine oturur, bahşiş ister. Kız tarafı da bahşişe karşılık oğlan tarafına İpek Mendil verir.


Akşam oğlan evinde damat ve arkadaşlarına verilen ziyafete ve yapılan eğlenceye “Oğlan Kınası” adı verilir. Kız evindekiler, eğlenceyi gecenin bir saatinde keserek hazırlanan bohçalar ve çalgılarıyla birlikte oğlan evine gelirler. Eve yaklaşıldığında, “Damat’ı isteriz” diye bağırarak kendilerini karşılamaya mecbur ederler. Damat, gelenleri karşılar, eğlence sabaha dek hep birlikte devam eder.


Çarşamba Günü
“Yatak Düzeltmesi” günüdür. Öğle üzeri toplu halde oğlan evine giden kız tarafı gelinin odasını hazırlar.


Akşam kız evinde yapılan ve “Kız Kınası” adını alan tören, düğünün en önemli olayıdır. Genç kızlar yine Sıra’ya çıkmışlar, Delikanlılar da Daraba (Ağaç bahçe çitleri) arkasından kına gecesini seyretmektedirler. Aralarındaki nişanlı gençler, sıradaki nişanlılarına mendiller içinde kuruyemiş gönderirken, mendili götüren Düğüncü Kadının bunları çeşitli esprilerle kızlara dağıtması günlerce konuşulur.
Genç Kızlar, Daraba arkasından kendilerini seyreden gençlere taşlama yapar, Delikanlılar da cevap verirler:

Kızlar:
Daraba arkasından
Bak böyle de bak böyle
Hep bakmayla olmaya
Bi türkü de sen sööle


Delikanlılar:


Gece geçtim duyduy mu?
Sevdiğim uyuduy mu?
Benim sana yanduğumu
Anaya duyurduy mu?

Bu kez delikanlılar sıradaki kızlardan çeşitli türküler isterler. En önemli istek türküsü “Mavili Mavili” dir. Ki, aralarında ilgi olduğu bilinen veya yakıştırılan genç kızla delikanlının isimleri yanyana anılır.


Mavili mavili ela kız
Bilemeyom kimleriy Yıldız kız


Aman aman elini,
Yabancılarıy gelini


Ahmet çok seviyomuş
Yari de yangun olmuş


Ahmet armut yer misiy?
Mahallede bir misiy?


Saa Yıldız’ı alıvarcaz
Ona gadunum der misiy?




Nakarat
Ev altında malaklar
Ahmet Yıldız’ı kovaklar
Eğer tutabilirse
Saçını başını yolaklar


Eğlence ve türküler devam etmekte, saz ekibi ve oyuncularıyla birlikte oğlan tarafı da gelmek üzeredir. Misafirler, manilerle karşılanırlar.


Hoş geldin hoş üstüne,
Gel otur köşk üstüne,
Sen mi geldin? Sevdiğim
Her sözün baş üstüne.


Hoş geldin diyemedim,
Bir mendil veremedim,
Sen mi geldin? Sevdiğim
Ben seni bilemedim.

Biraz sonra, geceye adını veren “Kına Yakma” töreni başlayacaktır. Davetliler önce içinde 10 tane mum yanan bir tepsiyle içeriye giren kadının arkasında Gelini görürler. Gelin kız, yüzü işlemeli bir örtüyle kapalı olarak merdivenlerden inmektedir. Bu sırada “Gelin indirme Türküsü” söylenir.


Merdivenden iner iken
Ayağıma battı diken
Ayrılıktır belin büken
Aman felek sen kavuştur.




Askerim beşyüzelli
Alaylarda adın belli
A kız senin saçın telli
Aman felek sen kavuştur.


Bakraçları susuz koyan
Koca evi ıssız koyan
Anaları kızsız koyan
Aman felek sen kavuştur.


Gelin kız, kaynanasının önüne oturtularak avuçlarına kına yakılır. Önce kaynana, sonra da yakınları hanımlar gelinin avuçlarına birer altın koyarlar.

Genç kızların türküleri devam etmektedir.


Oy Feride’m Feride’m
Ne bakarsın geriden
Kurbanlık koyun gibi
Ayrılıvaracay sürüden


Aman efendim aman
Samanlık dolu saman
Eller düğün yapıyor
Bizim düğün ne zaman




Sazlar ve türküler eşliğinde oyunlar sürerken, gelinde oynatılır. Kaynana gelinin başına para saçar. Gece yarısına doğru damat ve arkadaşları da börek yemeye gelirler. Çengiler çalar, oyunlar oynanır, yemekler yenilir, içilir. Damadın arkadaşları maniler söyleyerek kız evinden isteklerde bulunurlar. İstekleri karşılanmazsa gideceklerini ima ederler. “Ey Gaziler” türküsünü hep bir ağızdan söylerler.


Muhallebi isteriz,
Baklava da olmalı
Biz buradan gitmeyiz
Canlı tavuk gelmeli


Bu istekleri çoğaltmakta mümkündür. Bundan sonra damat ve arkadaşları kız evinden ayrılarak hamama giderler. Buna “Güvey Hamamı” denir. Damadın ayrılışından sonra oğlan tarafı da düğün evinden ayrılır, ancak kız evindeki eğlence sabaha dek sürer.


Perşembe Günü
“Hak Alma Günü”dür. Gelin kız gelinliğini giymiş, düğün alayını beklemektedir. Öğle zamanı, oğlan tarafı kız evine hareket ederken Damat, Sağdıç ve yakın arkadaşları ile birlikte diğer bir arkadaşının evindedir. Damat ve arkadaşları, gelinin oğlan evine gidişine kadar “Damat Odası” denilen burada eğlenilecek, damat tıraşı da burada yapılacaktır.
Hazırlıklar tamamlanınca gelin, dayı ve amcasının kolunda gelin arabasına bindirilir. Düğün alayıyla birlikte eğlence de oğlan evine taşınacaktır.
Düğün Alayı’nın oğlan evine geldiği haberini getirene Damat tarafından bahşiş verildikten sonra; damat ve arkadaşları, öğleden sonra yapılacak olan “Koltuk Töreni” için eve hareket ederler.


Gelin, merdiven başında hayat arkadaşını karşılar ve koluna girerek davetlilerin huzuruna gelirler. Bir süre oturduktan sonra Düğüncü Kadın tarafından odalarına çıkarıldıklarında; damat gelinin yüzünü açar ve “Görümlük” takar. Düğüncü kadının lokum ikramına karşılık da bahşiş verir. Bir kaç dakika sonra Düğüncü Kadın öncülüğünde genç çift odalarından alınarak davetlilerin yanına gelirler. Burada, Sağdıç’ın Düğüncü kadına bahşiş vermesiyle Koltuk Töreni sona erer. Damat ve arkadaşları Damat Odasına çekilirken eğlence sürmektedir.
Artık, Cumartesi günü başlayan ve Perşembe gününe dek süren düğün, Yatsı ezanıyla birlikte sona erecektir. Yatsı ezanından sonra, namaz kılmak üzere Camiye giden damat ve arkadaşlarının Hoca’yla birlikte eve dönüşleri, önceden hazırlanarak yakılan çıralar ve lüks lambalarının ışıkları arasında, çeşitli espriler ve eğlenceyle oldukça görkemli olur.
Herkes Hoca’nın okumaya başladığı duanın bitimini beklemekte, bir yandan da düğünün hatıralarda kalacak son olayının hazırlıkları yapılmaktadır. Damat ve Hoca’yı izleyen gözler, duanın bitimiyle birlikte görevlerini yumruklara terk eder. Arkadaşlarınca yumruklanan damat, kurtuluşu odasına kaçmakta bulur.


Düğünden sonraki Cuma günü “Duvak Günü” dür. Öğleden sonra gelinin yakın arkadaşları misafirliğe gelirler. Damat’ın arkadaşları da eve gelerek birlikte bahçede yemek yerler, eğlenirler.


Cumartesi günü gecesi, yeni evlilerin kızın annesini ziyaret etmelerine “Üç günleme”, bir hafta sonraki Perşembe günü başlayan karşılıklı ziyaretlere “Ömürleme” denir.


Eskilerde çok detaylı adetler yumağı olan bu şenlikli Bartın Düğünleri; günümüzde oldukça sadeliğe büründü. Eski düğünler artık hatıralarda yaşıyor, bu konuda yazılmış eserlerde ve sahne oyunlarında yaşatılıyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Goca Bartınlıla
galıla bazarı çok güzelmiş yaagülücük
düğün 1 hafta ama ne güzel her güne ayrı bi adetgülücük
şu çeyizin üstüne oturma olayı bizdede vargülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Administrator
RE: Goca Bartınlıla
Bartın düğünleri görmenizi isterim gülücük ilginç ve güzel..Damat tarafı için zor geçiyor kız evi istediğini yaptırıyor.Gece meşalelerle kız evine gidiyoruz damadı yol boyunca oynattılar...ben bartından kız almam zaten Allah korusun :D
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.